Ana içeriğe geç
Sözlük

bulgular ile cümle

bulgular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bulgulardan biri, Bonoboların iki ayak üzerinde yürüdükleri.مثلا أن البونوبو البرية غالبا ما يمشون على قدمين فقط.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Acest lucru poate fi integrat cu ajutor pentru decizii.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Das kann den Entscheidungsprozess unterstützen.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Dit kan worden geïntegreerd met beslissingsondersteuning.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.E questo si può integrare con un supporto decisionale.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Esto puede ser integrado con apoyo a las decisiones.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Ezt integrálni lehet döntéstámogatással.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Isto pode ser integrado com suporte de decisões.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.이는 의사 결정 보조 시스템과 통합될 수 있습니다.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Może to być zintegrowane ze wspomaganiem procesu decyzyjnego.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.On peut y intégrer l'aide à la décision.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.To je lahko integrirano s podporo za odločitve.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Αυτό μπορεί να ενσωματωθεί με την υποστήριξη αποφάσεων.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Такую систему можно интегрировать с системой поддержки решений.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.Това може да се интегрира с подпомагане на вземането на решения.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.זה יכול להשתלב עם עזרה בהחלטת החלטות.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.ويمكن دمج هذا مع أنظمة لأخذ القرارات.
Bu bulgular karar destek sistemleri ile birleştirilebilir.例えばニューヨークの医師がアムステルダムの医師を支援できます
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum. Elde ettiğim bulgulara göre:E oggi vorrei mostrarvi una parte dei dati che mi fanno pensare che sui bambini dai due anni in su
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum. Elde ettiğim bulgulara göre:Gostava de vos transmitir hoje algumas das provas que me levam a acreditar que isto é verdade:
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum. Elde ettiğim bulgulara göre:Und ich würde gern einige der Beweise aufführen, aufgrund derer ich das Folgende für wahr halte:
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.오늘 제가 여러분께 말씀드리고자 하는 건 왜 제가 두 살이상인 아이들에게
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.,והדבר שאני רוצה לדבר איתכם עליו היום הוא אודות כמה מהעדויות שגורמות לי להאמין
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.وما أود أن أتحدث إليكم عنه اليوم ,هي بعض الأدلة التي تؤكد صحة هذه النظرية
Bugün sizlere, doğru olduğuna inandığım bazı bulgulardan söz etmek istiyorum.今日はお話ししたいと思います 2歳以上の子供はチャイルドシートを使っても
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.De ger sig ut och testar hypotesen mot bevisen.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Det tester de så mod beviserne.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Dupa care incep sa o testeze si sa aduca probe pro si contra ei.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Elkezdik ezt tesztelni, bizonyítékokkal szembesíteni.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Họ thử nghiệm đi ngược lại bằng chứng.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Idą i testują ją.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Ils se lancent et la testent.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Jdou a porovnávají ji se skutečností.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.과학자들은 밖으로 나가 증거에 반해 가설을 실험합니다.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.La mettono alla prova.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Mereka uji dan membandingkannya dengan bukti.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Potem gre in jo preizkuša glede na dokazna dejstva.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Sie beginnen damit und testen sie gegen die Messung.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Vezmú ju a otestujú na dôkazoch.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Ze testen en controleren die aan de hand van bewijzen.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Έπειτα τη δοκιμάζουν βάσει αποδείξεων.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Вони виходять й тестують її на практиці.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.Они её проверяют, находя её доказательства.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.После отиват и я тестват спрямо доказателствата.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.ואז הם הולכים ובודקים אותה כנגד ההוכחות.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.فيبدأون باختبارها ومقارنتها بالأدلة.
Bu hipotezi alıyor ve bulgulara karşı deniyorlar.結果をもとに仮説を修正します
Bu kapsamlı bulgular, aşağıdaki 10temelmesajla desteklenmiştir:Aceste constatări generale sunt susţinute de următoarele 10 mesaje-cheie: e e ţ g in a e t c d de e n i n g
Bu kapsamlı bulgular, aşağıdaki 10temelmesajla desteklenmiştir:Näitä kattavia tuloksia tukevat seuraavat kymmenen keskeistä viestiä:
Bu kapsamlı bulgular, aşağıdaki 10temelmesajla desteklenmiştir:Te najważniejsze wnioski wspierane są przez poniższych 10 kluczowych przesłań:
Bu kapsamlı bulgular, aşağıdaki 10temelmesajla desteklenmiştir:Οι γενικές αυτές διαπιστώσεις υποστηρίζονται από τα ακόλουθα 10βασικάμηνύματα:
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.A celý výsledek výzkumu tím stáhl dolů a zmírnil statistický rozdíl mezi oběma skupinami.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.A tým stiahol celý tím dolu, čím zničil moju štatistickú významnosť testu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Dan dia menjatuhkan nilai rata-ratanya, menghancurkan arti statistik dari percobaan ini.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.E ha abbassato la media, distruggendo il significato statistico del test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.E il faisait baisser la moyenne, et détruisait la significativité statistique de mon test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.És lehúzta az egész átlagot, tönkretéve a teszt statisztikai jelentőségét.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Hän veti koko keskiarvon alas, tuhoten tilastollisen merkittävyyden kokeessani.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Hij trok het hele gemiddelde naar beneden, en saboteerde aldus de statistische significantie van mijn test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.In znižal je celotno povprečje ter uničil statistično pomembnost testa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod