bulguları ile cümle
bulguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Değerlendirme bulgularının personel, öğrenciler ve kamu tarafından erişilebilirliğiPentru învăţământul general secundar, formarea profesorilor este făcută în afara Comunităţii.
Ebola Bulguları, haydi herkes ReTweet yapsın #Ebola #EbolaOutbreak #Ebolasymptoms Resim:Les symptômes d'Ebola, retweetons tous : pic.twitter.com/cmr4SdHIOh
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.And often, is revised, because of new fossil finds.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.A veľakrát tieto znalosti sa menia na základe nových fosílnych nálezov.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Často svoje poznatky upravujeme na základě nových nálezů fosilií.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.새로운 화석의 발견 때문에
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Und oftmals wird sie durch nie Entdeckung neuer Fossilien überarbeitet.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Vaak wordt ze herzien door nieuwe fossielvondsten.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.Y a menudo, es revisada, debido a nuevos hallazgos de fósiles.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.وغالبا,يتم تنقيحها,بسبب اكتشاف حفريات جديدة.
Edindiğimiz bilgiler ise, yeni fosil bulguları sayesinde sıklıkla değişir.いくつかはわれわれの直接の祖先で、 いくつかは進化の途中で行き止まることとなった 遠い親戚でした。
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EEG's zien er anders uit: het vrouwelijke patroon.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG-Befunde unterscheiden sich -- weibliches Muster.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG-observationerna är annorlunda -- av kvinnligt mönster.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.EKG-ul arată diferit -- modelul-femin.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.심전도 결과도 다르지요. 이게 여성의 패턴입니다.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.L'électrocardiogramme est différent -- c'est le schéma féminin.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.los resultados de los electrocardiogramas son distintos: el patrón femenino.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.Os sintomas são mais subtis, os resultados do eletrocardiograma são diferentes. É o padrão feminino.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.Wyniki EKG są różne, wzorzec kobiecy.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.Это сценарий у женщин.
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.זה לא לגמרי נסתם מגוש, התסמנים מתונים, ממצאי האק"ג שונים
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.مشاهدات تخطيط القلب مختلفة نموذج أنثوي
EKG bulgularının farklı olduğu -- kadınlara özgü.これが女性のパーターンです このような女性はどうなるかというと
Hollanda’da, dış değerlendirme bulguları eğitim sisteminin durumu üzerine genel bir raporda derlenir.• dostupnosť záverov hodnotenia pre zamestnancov, študentov a verejnosť;
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.A Számvevőszék megállapításai és javaslatai alapján tett kiigazító lépések nyomon követése.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Monitorizarea mュsurilor corectoare luate ca urmare a constatュrilor ルi recomandュrilor Cur゙ii de Conturi.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Následná kontrola nápravných opatrení prijatých na základe zistení a odporúčaní Dvora audítorov.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Následná kontrolanápravných opatření přijatých na základě zjištění a doporučení Účetního dvora.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Seguimentodas medidas correctivas tomadas com base nos resultados e recomendações do Tribunal.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Seguimientode las medidas correctoras adoptadas basándose en las observaciones y recomendaciones del Tribunal.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Sprawdzeniedziałań naprawczych podjętych na podstawie ustaleń i zaleceń Trybunału.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Spremljanjepopravljalnih ukrepov, sprejetih na podlagi ugotovitev in priporočil Sodišča.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Suivides mesures correctrices prises sur la base des constatations et des recommandations de la Cour.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.Tilintarkastustuomioistuimen havaintoihin ja suosituksiin perustuvienkorjaavien toimien seuranta.
Sayıştay’ın bulguları ve tavsiyeleri esas alınarak yapılan düzeltici işlemlerin takibi.των διρθωτικών µέτρων piυ λαµ)άννται µε )άση τα ευρήµατα και τις συστάσεις τυ Συνεδρίυ.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.De resultat vi har sett hittills verkar peka mot slutsatsen att Indusskriften antagligen representerar språk.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Die bisherigen Ergebnisse legen den Schluss nahe, dass die Indus-Schrift eine Sprache repäsentiert.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Kết quả chúng ta đã có dường như chỉ đến kết luận rằng hệ thống chữ Indus có thể đại diện cho ngôn ngữ.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Rezultatele de până acum par să ducă spre concluzia ca, probabil, scriitura Indus chiar reprezintă un limbaj.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Tähänastiset tuloksemme viittaavat päätelmään, että Indus-kirjoitus luultavasti edustaa kieltä.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Výsledky, ktoré doposiaľ máme, zjavne mieria k záveru, že harappské písmo pravdepodobne predstavuje jazyk.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Wyniki, które uzyskaliśmy do tej pory sugerują, że pismo induskie rzeczywiście jest zapisem języka.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi İndus yazısının bir dili yansıttığı sonucuna götürüyor.Отримані результати свідчать про те, що Індське письмо, найімовірніше, є мовою.
Şu ana kadarki bulgularımız, bizi지금까지 저희들이 연구한 결과에 의하면
Şu ana kadarki bulgularımız, biziQuesti risultati sembrano affermare che
Şu ana kadarki bulgularımız, biziהתוצאות שראינו עד כה מצביעות על המסקנה
Şu ana kadarki bulgularımız, biziالنتائج التي توصلنا حتى الآن يبدو أنها تشير إلى استنتاج
Şu ana kadarki bulgularımız, biziインダス文字は言語を 表していると言えそうです
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Ceea ce descoperim acum este că probabil provine din interiorul Pământului.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Ce que nous découvrons maintenant, c'est que ça sort probablement de l'intérieur de la Terre.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Co jsme nyní zjistili je, že to pravděpodobně přichází zevnitř Země.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.És végül arra jutottunk, hogy valószínűleg a Föld mélyéről kerültek elő.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Inzwischen haben wir herausgefunden, dass sie wahrscheinlich aus dem Erdinneren gekommen sind.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.현재로서 저희가 찾아낸 것은 아마 지구 속에서 나오지 않을까 하는 것입니다.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Prawdopodobnie z wnętrza Ziemi.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Quello che abbiamo scoperto è che probabilmente vengono da dentro la Terra.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.To, čo sme teraz zistili je, že to pravdepodobne pochádza z vnútra zeme.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.We hebben ontdekt dat het waarschijnlijk van binnen in de aarde komt.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Αυτό που βρήκαμε μέχρι τώρα είναι ότι πιθανόν προέρχονται από το εσωτερικό της Γης.
İlgili Sayfalar