Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi."Dan, minulla on sinulle mahtava uusi hoito."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi."Dan, van egy fantasztikus új kezelésem a számodra."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.Dijo, "Dan, tengo un nuevo tratamiento que es fantástico para tí."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.Hij zei: "Dan, ik heb een fantastische nieuwe behandeling voor jou."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.Il a dit : "Dan, j'ai un nouveau traitement fantastique pour vous."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi."댄, 내가 굉장한 치료법을 찾았다네."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.Powiedział: "Dan, mam dla ciebie fantastyczną terapię."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi."Дан, имам фантастично ново лечение за теб."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi."Ден, я знаю новий фантастичний метод лікування для тебе.
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi."Дэн, у меня для тебя есть новый потрясающий метод лечения".
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.אמר, "דן, יש לי טיפול חדש ופנטסטי בשבילך."
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.قال، "دان، لدي علاج جديد رائع لك"
Bana "Dan, senin için müthiş bir tedavi yöntemi buldum" dedi.興奮した私は上司の部屋に向かいました
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta.제가 사는 곳하고 가장 가까운 도시가 400마일이나 떨어져 있는 걸 보았습니다.
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta.J'ai du me mettre sur la ville la plus proche, qui se trouve à environ 640 kilomètres de là où j'habite.
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta."tive que indicar a cidade mais próxima, a 643 km do local onde vivo.
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta.Tôi phải tới thành phố gần nhất, cách nơi tôi ở 400 dặm.
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta.הייתי צריכה לסמן את העיר הקרובה ביותר, שהיא במרחק של 600 ק"מ ממני.
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta.كان علي الذهاب الى اقرب مدينة التي على بعد حوالي 650 كيلومترا من حيث اسكن
Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta.アラスカの未開の地にいて
Bana göre olup olmadığını bilmiyorum fakat... ...ilk defa ilgi duyduğum bir şey buldum.Anche se non so se ne sarò all'altezza, per la prima volta ho trovato qualcosa a cui sono interessato.
Bana göre olup olmadığını bilmiyorum fakat... ...ilk defa ilgi duyduğum bir şey buldum.Nu stiu daca mi se potriveste sau nu, dar este prima data cand sunt interesat de ceva.
Bana göre olup olmadığını bilmiyorum fakat... ...ilk defa ilgi duyduğum bir şey buldum.Хотя я не знаю, хорошо это для меня или плохо, первый раз меня что-то заинтересовало.
Bana göre olup olmadığını bilmiyorum fakat... ...ilk defa ilgi duyduğum bir şey buldum.لا أعلم إن كان أمراً جيداً لي أم لا ولأول مره.. وجدت شيئاً مهتم به
Bana göre olup olmadığını bilmiyorum fakat... ...ilk defa ilgi duyduğum bir şey buldum.初めて興味がある分野が出来たんだ スンジョ・・・
Bastýrmak zorunda kalmasaydým sanýrým bu öfkemi özlerdim. Kendimi hep bazý iţlerin içinde buldum.E que o perderia se parasse agora.
Bazen çok eski dergilere gözgezdirirm. Nuh'un gemisi hakkında bir gözlem testi buldum.Acum ceva vreme, răsfoind o revistă foarte veche, am găsit acest test de observaţie despre povestea arcei.
Bazen çok eski dergilere gözgezdirirm. Nuh'un gemisi hakkında bir gözlem testi buldum.A veces ojeando las páginas de una revista muy vieja miraba este juego sobre la historia del Arca.
Bazen çok eski dergilere gözgezdirirm. Nuh'un gemisi hakkında bir gözlem testi buldum.Κάποτε, ξεφυλλίζοντας ένα πολύ παλιό περιοδικό, βρήκα αυτό το τεστ παρατήρησης για την ιστορία της κιβωτού.
Bazen de tepelerde dolanırım. Birkaç şey buldum.A když jsem se toulal po kopcích, našel jsem několik věcí.
Bazen de tepelerde dolanırım. Birkaç şey buldum.Jeg vandrer rundt omkring bakkerne og jeg har fundet en del ting.
Bazen de tepelerde dolanırım. Birkaç şey buldum.Tôi đi thơ thẩn quanh các ngọn đồi, và cũng tìm được một vài thứ.
Bazen insanlar çarpmak yerine bölüyorlar ve oo 1 dekalitre 1/1000 santilitre buldum diyebiliyorlar. . .가끔씩 곱하기 대신에 나누기를 해서 1 데카리터는 1/1,000 센티리터라는 값을 얻습니다
Bazen insanlar çarpmak yerine bölüyorlar ve oo 1 dekalitre 1/1000 santilitre buldum diyebiliyorlar. . .في بعض الاوقات ان الاشخاص بدلاً من الضرب، يلجأون الى القسمة، ومن ثم يحصلون على 1 ديكالتر = 1/1,000 سنتيلتر
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Algunas veces, encontré pequeños trabajos a cambio de comida.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Às vezes, arranjava pequenos trabalhos em troca de comida.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.A volte, trovavo dei lavoretti in cambio di cibo.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Czasami trafiała mi się praca w zamian za jedzenie.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.때로는 소일거리를 해주는 대신 음식을 받기도 했습니다.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Manchmal fand ich auch kleine Jobs im Tausch gegen Essen.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Néha, találtam egy-két munkát ételért cserébe.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Někdy jsem našel drobné práce výměnou za jídlo.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Niekedy som našiel aj príležitostnú prácu za výmenu za jedlo.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Parfois, je trouvais des petits boulots contre de la nourriture.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Soms vond ik kleine klussen in ruil voor voedsel.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Terkadang, saya mendapat pekerjaan kecil-kecilan untuk mendapatkan makanan.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Thỉnh thoảng, tôi kiếm được một công việc nhỏ làm để đổi lấy đồ ăn.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Uneori făceam câte o muncă scurtă în schimbul hranei.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Κάποιες φορές, έβρισκα μικροδουλειές... με αντάλλαγμα φαγητό.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Деколи я знаходив дрібні підробітки в обмін на їжу.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Иногда я находил мелкий приработок в обмен на еду.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.Понякога си намирах работа в замяна на храна.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.לפעמים, מצאתי עבודות קטנות בתמורה למזון.
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.وفي بعض الأحيان كنت أجد وظائف متواضعة مقابل الطعام
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.有時候,我會打散工嚟換取食物
Bazen yiyecek karşılığında küçük işler buldum.食べ物を得ました 冬に2ヶ月の間 炭鉱で働いたこともあります
Ben bir yol buldum.He encontrado la forma.
Ben bir yol buldum.Tôi đã có cách rồi ạ.
Ben bir yol buldum.Намерих вече решение.
Ben bir yol buldum.Я уже нашла дорогу.