Ana içeriğe geç
Sözlük

bulduk ile cümle

bulduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Mivel megvolt az újabb beszélgetés képzelet találtam, amit bizonyulhat a megoldást.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Omdat we hadden onze recente gesprek dat ik fancy Ik heb gevonden wat misschien een oplossing te bewijzen.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Ponieważ mieliśmy nasze ostatnie rozmowy, fancy znalazłem co może okazać się rozwiązaniem.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Pretože sme mali nedávno rozhovor, ktorý som Efektné Zistil som, že to, čo môže byť riešenie.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Protože jsme měli nedávno rozhovor, který jsem Efektní Zjistil jsem, že to, co může být řešení.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Από τη στιγμή που είχε τα τελευταία συνομιλία μας I φανταχτερό έχω βρει αυτό μπορεί να αποδειχθεί μια λύση.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Так как у нас был последний разговор, который я кажется, что я нашел то, что может оказаться решением.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Так як у нас був останній розмова, який я здається, що я знайшов те, що може виявитися рішенням.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.Тъй като ние имахме наскоро разговор I фантазия аз не съм намерил това, което може да се окаже решение.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.يتوهم لقد وجدت ما قد يثبت وجود حل.
Bizim son konuşma beri I fantezi, ne bir çözüm ortaya çıkabilir bulduk.私は、先生を自由にとるように見えるためにしたくないが、私は我々が持っていると思う
Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.Kami dapati beliau sesuai buat perkara ini.. ..di kerajaan Amman - Jordan.
Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.Troviamo che lui sia adatto a questo compito nel Regno di Amman in Giordania.
Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.Wir halten ihn für geeignet, im Königreich, das in Amman, Jordanien, ist.
Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.Ya encontramos al apropiado para este asunto en el Reino de Amman, Jordania.
Biz onu, Amman Krallığında, bu iş için ehil olarak bulduk.Когда мы найдём такого, который подходит, в Царстве, что в Аммане-Иорадинии.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.Also hetzten wir nach Blasket, sobald wir hörten, dass dort Haie waren, und fanden ein paar Haie.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.Appena abbiamo sentito che c'erano squali a Blasket ci siamo precipitati, e ne abbiamo trovato qualcuno.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.Corrimos a Blasket tan pronto supimos que había tiburones y logramos encontrar algunos.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.블라스켓에 상어가 있다는 말을 듣고 곧바로 그곳으로 달려가서 상어를 찾았죠.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.Szybko udaliśmy się do Blasket, jak tylko usłyszeliśmy, że są tam rekiny i udało nam się kilka znaleźć.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.We snelden naar Blasket toen we hoorden dat daar haaien waren en vonden een paar haaien.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.Κι όταν ακούσαμε ότι εμφανίστηκαν καρχαρίες στο Μπλάσκετ τρέξαμε αμέσως και καταφέραμε όντως να τους βρούμε.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.Мы кинулись в Бласкет, как только услышали, что там акулы, и действительно нашли несколько.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.מיהרנו לבלאסקט ברגע ששמענו שיש שם כרישים והצלחנו למצוא מספר כרישים.
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.وهرعنا الى " بلاسكت" فور سماعانا انه يوجد أسماك قرش هناك ورتبنا لايجاد بعض اسماك القرش
Blasket'ta köpekbalıkları olduğunu duyunca hemen oraya yöneldik ve köpekbalıklarını bulduk.なんとか数頭のサメを見つけました ボートの下を泳いでいるサメを
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Abilităţile speciei Bonobo au uluit cercetătorii din toată lumea.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.A bonobók képességei mindenütt ámulatba ejtik a tudósokat.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Bonoboens evner har lamslået forskere rundt om i verdenen.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Bonobon kyvyt ovat ällistyttäneet tiedemiehiä joka puolella maailmaa.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Die Fähigkeiten der Bonobos überraschten Forscher auf der ganzen Welt.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Kemampuan para Bonobo telah mencengangkan ilmuwan di seluruh dunia.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.이런 보노보의 능력은 세계의 과학자들에게 큰 충격을 주었다.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Las habilidades de los bonobo han sorprendido a los científicos de todo el mundo.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Le abilità dei Bonobo hanno sbalordito gli scienziati di tutto il mondo.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Les talents des bonobos ont stupéfié les scientifiques à travers le monde.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Zdolności bonobo zadziwiają naukowców na całym świecie.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Способности бонобо поразили учёных всего мира.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.Способностите на бонобосите учудиха учените по цял свят.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.היכולות של הבונובו הדהימה מדענים בכל העולם.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.قدرات البونوبو أذهلت العلماء حول العالم.
Bonoboların dil edinimi için en önemli olan şeyin öğretmek olmadığını bulduk.どうやって発達したのでしょう
Boşluğun geçirgenlik sabitine ihtiyacımız vardı onu da bulduk. -La permeabilidad del espacio libre. Eso es lo que necesito.
Boşluğun geçirgenlik sabitine ihtiyacımız vardı onu da bulduk. -Permeabilita vakua, to je to, co potřebuji.
Boşluğun geçirgenlik sabitine ihtiyacımız vardı onu da bulduk. -Това ми трябваше.
Boşluğun geçirgenlik sabitine ihtiyacımız vardı onu da bulduk. -החדירות של הריק. זה מה שאני צריך.
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.Alla fine abbiamo sfruttato questo problema per creare un touchscreen sensibile alla pressione delle dita.
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.그리고 우리는 이러한 마찰력을 기능으로 전환하여 압력을 감지하는 터치스크린으로 만들 수 있다는 걸 알았죠
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.Okazało się, że można to zmienić w funkcję, można stworzyć ekran wrażliwy na nacisk.
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.We ontdekten dat dit in feite een functie was in de zin dat je een drukgevoelig beeldscherm kunt maken.
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.ובכן מצאנו שזה למעשה תכונה במובן שתוכל לבנות צג רגיש ללחץ.
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.ولذلك وجدنا ان هذا الاحتكاك هو ميزة بحد ذاته بمعنى يمكن ان نبني شاشة عرض حساسة للضغط.
Böylece, basınca duyarlı gösterim yapabilen bir özellik bulduk.これを長所として利用できるのです 指で触った時に
Böylece bilinmeyen kenarlardan birini bulduk. Şimdi yapmamız gereken XZ'nin uzunluğunu bulmak.Dus het is 3 en 3 vijfdes wat hetzelfde is als 3.6
Böylece bilinmeyen kenarlardan birini bulduk.وبهذا اوجدنا ضلع واحد
Böylece 'b' nin 4/5'e eşit olduğunu bulduk..Je krijgt b is gelijk aan 4/5. Je krijgt b is gelijk aan 4/5.
Böylece 'b' nin 4/5'e eşit olduğunu bulduk..Você começ b é igual a 4/5.
Böylece b'nin 10 artı 0 veya 10'a eşit olduğunu bulduk. b eşittir 10.b=10을 얻게 됩니다 그래서 b는 10입니다
Böylece b'nin 10 artı 0 veya 10'a eşit olduğunu bulduk. b eşittir 10.Je krijgt b is gelijk aan 10 plus 0 of 10. Dus je krijgt b is gelijk aan 10.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod