bulanmış ile cümle
bulanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.51
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Czy powinniśmy rutynowo poddawać eutanazji wszystkie ptaki oblepione ropą, bo większość z nich i tak zginie?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Dovremmo ricorrere all'eutanasia di tutti gli uccelli incatramati perché ne morirà comunque la maggior parte?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?기름이 묻은 바닷새들은 아무래도 죽을테니까 매번 모두 안락사 시켜는 것이 좋을까요?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Mali by sme bežne utratiť všetky vtáky pokryté ropou, pretože väčšina z nich aj tak zomrie?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Moeten we alle door olie besmeurde vogels routinematig euthanaseren omdat de meeste van hen toch dood gaan?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Naj rutinsko evtaniziramo vse z nafto prekrite ptice, ker jih bo večina tako ali tako poginila?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Tényleg altassuk el rutinszerűen az olajos madarakat, mert a legtöbbjük úgyis elpusztul?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?Чи слід усипляти усіх забруднених нафтою птахів, тому що більшість із них все одно загине?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?האם אנחנו צריכים להרדים באופן שיטתי את כל הציפורים מכוסות הנפט מפני שרובם ימותו ממילא?
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?وهل علينا قتل.. الطيور المغمورة بالنفط لأنها ستموت على أي حال؟
Petrole bulanmış kuşlar için çoğu zaten ölecek diye ötenazi yöntemini mi kullanmalıyız?というガウスの意見は 正しかったのでしょうか? 彼女はこの上なく間違っていました
Petrole bulanmış pelikan. Ne kadar da içler acısı değil mi?Au moins, moi, je ne suis pas un monstre.
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.De geur van een kampvuur die in je haar blijft hangen. man:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Hmm, vůni táboráku, co vám zůstane ve vlasech. muž:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Leirinuotion tuoksua, joka tarttuu hiuksiini. mies:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, a tábortűz szaga, ami beivódik az ember hajába. férfi:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, l'odore di un fuoco di campo che ti impregna i capelli. uomo:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, lugten af lejrbål, som bliver siddende i håret. mand:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mm, lukten av lägereld som fastnar i håret. man:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Mmm, zapach ogniska we włosach. mężczyzna:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Μμμ, τη μυρωδιά της φωτιάς που μένει στα μαλλιά σου. άντρας:
Saçında kalan kamp ateşi kokusu. Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Запах костра от волос. мужчина:
Sahilde bulduğumuz ölü yetişkin penguenlerden %80"den fazlasının petrole bulanmış olduğunu gördük.80퍼센트가 넘는 다 자란 펭귄들이 해변에 죽어있는 걸 발견했죠. 기름을 뒤집어쓴채로 말이죠.
Sahilde bulduğumuz ölü yetişkin penguenlerden %80"den fazlasının petrole bulanmış olduğunu gördük.שיותר מ-80 אחוז מהפינגווינים הבוגרים שמתו על החוף היו מכוסים בנפט.
Sahilde bulduğumuz ölü yetişkin penguenlerden %80"den fazlasının petrole bulanmış olduğunu gördük.أن أكثر من 80% من طيور البطريق البالغة الميتة على الشاطيء كانت مغطاة بالنفط
Sahilde bulduğumuz ölü yetişkin penguenlerden %80"den fazlasının petrole bulanmış olduğunu gördük.ペンギンが油に絡んで 死んでいるのをビーチで見つけました 青い点はひなの数を表しています
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.ja, hver en Støvle, der tramper i Striden, og Kappen, der søles i Blod, skal brændes og ende som Luernes Rov.
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.Kdyžto všickni bojovníci předěšeni, a roucha ve krvi zbrocena, ano což hořeti mohlo, i ohněm spáleno.
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.어지러이 싸우는 군인의 갑옷과 피묻은 복장이 불에 섶 같이 살라지리니
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.Mert a vitézek harczi saruja és a vérbe fertõztetett öltözet megég, és tûznek eledele lészen;
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.Sepatu tentara yang berderap-derap dan bajunya yang berlumur darah, akan habis dimangsa api
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.Защото всяка чизма на обутия ратник в шума И облеклата валяни в кръв, Ще бъдат за изгаряне и гориво за огън.
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.Ибо всякая обувь воина во время брани и одежда, обагренная кровью, будут отданы на сожжение, в пищу огню.
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.כי כל סאון סאן ברעש ושמלה מגוללה בדמים והיתה לשרפה מאכלת אש׃
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.لان كل سلاح المتسلح في الوغى وكل رداء مدحرج في الدماء يكون للحريق ماكلأ للنار.
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.戰 士 在 亂 殺 之 間 所 穿 戴 的 盔 甲 、 並 那 輥 在 血 中 的 衣 服 、 都 必 作 為 可 燒 的 、 當 作 火 柴
Savaşta giyilen çizmeleri Ve kana bulanmış giysileri Yakılacak, ateşe yem olacak.戰士 在 亂殺 之 間 所 穿戴 的 盔甲 、 並那輥 在 血中 的 衣服 、 都 必 作為 可 燒 的 、 當作 火柴
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."Dia berkata, "Saya mau melihat kalian, di akhir perjalanan ini, berlumuran lumpur."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."Er sagte:"Ich will euch beide hier wiedersehen am Ende eures Abenteuers, Schlamm bedeckt."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde.""Fetelor, când vă întoarceți, la finalul acestei experiențe, vreau să vă văd pline de noroi", a adăugat el.
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde.""Je veux vous voir revenir, mesdemoiselles, à la fin de cette expérience, couvertes de boue."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."그는 "얘들아 잘다녀 오거라. 이 여행의 끝에서, 진흙으로 뒤덮힌 너희들을 보고싶구나."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde.""Niñas, quiero que vuelvan al final de la experiencia cubiertas de lodo".
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."Powiedział: "Na koniec Waszych doświadczeń, chcę was, dziewczyny, zobaczyć, całe w błocie."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde.""Voglio rivedervi qui ragazze, alla fine di quest'esperienza, ricoperte di fango".
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."Είπε, "Θέλω να γυρίσετε πίσω κορίτσια, στο τέλος αυτής της εμπειρίας, γεμάτες λάσπες."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde.""Искам да ви видя отново тук, момичета, в края на това преживяване, покрити с кал."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde.""Я хочу увидеть вас, девочки, когда вы вернётесь все в грязи".
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."הוא אמר, "בנות, אני רוצה לראות אתכן כאן, לאחר ההתנסות הזו, מלאות בוץ."
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."قال سأقول لهن " اريد ان اراكن عندما تعدن من هذه التجربة والوحل يغطي اجسادكن "
"Sizi yaşadığınız maceradan sonra burda görmek istiyorum, çamura bulanmış bir şekilde."それでも「君たちが泥んこになって 帰るのを楽しみにしているよ」と