Ama en azında bulacak zamanı kazandımAle kupiłem nam trochę czasu, żebyśmy mogli się dowiedzieć.
Ama en azında bulacak zamanı kazandımDar am cîştigat timp să aflăm.
Ama en azında bulacak zamanı kazandımMa almeno mi sono procurato del tempo per scoprirlo.
Ama en azında bulacak zamanı kazandımPero al menos compramos algo de tiempo para averiguarlo.
Ama en azında bulacak zamanı kazandımΑλλά τουλάχιστον μας κέρδισα λίγο χρόνο για να το ανακαλύψουμε.
Ama en azında bulacak zamanı kazandımНо я хотя бы выторговал нам две недели, чтобы во всем разобраться.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.És amíg a szabályok betartásával végzünk műveleteket, a jó eredményt fogjuk kapni.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.어떤 방법이든 올바른 풀이과정만 거친다면 정답을 얻을 수 있을 거에요
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Mas como por um longo tempo como etapas legítimas, que você pode Obter a resposta certa.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Pero como durante mucho tiempo como legítimo pasos, podrá Obtenga la respuesta correcta.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Pokiaľ postupujete správnymi, povolenými krokmi, dostanete sa k správnemu výsledku.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Pokud postupujete správnými, povolenými kroky, dostanete se ke správnému výsledku.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Så længe vi kun bruger tilladte operationer, får vi altid det rigtige svar.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Zolang je juiste stappen zet, krijg je het juiste antwoord.
Ama mantıklı yolları kullandığınız sürece, doğru cevabı bulacaksınız.Стига да го правите както трябва, ще получавате правилния отговор
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.Der skal I så søge HERREN din Gud, og du skal finde ham, når du søger ham af hele dit Hjerte og hele din Sjæl.
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.Der skal I søke Herren din Gud, og du skal finne ham når du søker ham av alt ditt hjerte og av all din sjel.
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.그러나 네가 거기서 네 하나님 여호와를 구하게 되리니 만일 마음을 다하고 성품을 다하여 그를 구하면 만나리라
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.Ma di là cercherai il Signore tuo Dio e lo troverai, se lo cercherai con tutto il cuore e con tutta l'anima
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.Ở đó ngươi sẽ tìm cầu Giê-hô-va Ðức Chúa Trời ngươi, và khi nào hết lòng hết ý tìm cầu Ngài thì mới gặp.
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.Ở đó ngươi sẽ tìm cầu Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời ngươi , và khi nào hết_lòng hết_ý tìm cầu Ngài thì mới gặp .
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.ובקשתם משם את יהוה אלהיך ומצאת כי תדרשנו בכל לבבך ובכל נפשך׃
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.ثم ان طلبت من هناك الرب الهك تجده اذا التمسته بكل قلبك وبكل نفسك.
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.但 你 們 在 那 裡 必 尋 求 耶 和 華 你 的 神 . 你 盡 心 盡 性 尋 求 他 的 時 候 、 就 必 尋 見
Ama Tanrınız RABbi arayacaksınız. Bütün yüreğinizle, bütün canınızla ararsanız, Onu bulacaksınız.但 你 們 在 那 裡必尋 求 耶和華 你 的 神 . 你 盡心盡性 尋求 他 的 時候 、 就 必 尋見
Ama umutsuzsanız, ve bir prens, prenses arıyorsanız, daha fazla kurbağayı öperken bulacaksınız kendinizi.Pero si estás desesperada, buscando un príncipe, vas a terminar besando un montón de ranas. [Risas]
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.A moje matka přišla do místnosti a řekla: "Kde chceš sehnat ramínka na saka na prodej čistírnám?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Anyám bejött hozzám és azt kérdezte: "Honnan lesz neked vállfád, amit eladsz a tisztítóknak?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Do pokoju weszła mama. "Skąd weźmiesz wieszaki na sprzedaż?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Et ma mère est arrivée dans la chambre et a dit, "Où vas-tu trouver tous ces cintres à vendre aux pressings?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.그리고 저희 어머니가 제 방에 와서 말씀하시길, "넌 세탁소에 옷걸이를 팔기위해서, 옷걸이를 어디서 구해올건데?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Meine Mutter kam ins Zimmer und sagte: "Woher bekommst du die Kleiderbügel, die du den Reinigungen anbietest?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Mia mamma entrò in camera e disse: "E dove pensi di trovare gli appendiabiti da vendere alle lavanderie?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Và mẹ tôi vào phòng và nói, " Con định lấy mắc áo ở đâu để bán cho họ?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Y mi mamá entró en la habitación y dijo: ¿De dónde vas a sacar las perchas que vas a vender a la tintorería?
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.И в комнату вошла моя мама и сказала: "Где ты собираешься взять вешалки, чтобы продать их химчисткам?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.Й моя мама ввійшла до кімнати і вона сказала, "Де ти візьмеш вішаки, щоб продати їх до хімчистки?"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.ואמא שלי ניכנסה לחדר ואמרה " איפה אתה מתכוון להשיג את הקולבים למכור לניקוי היבש"
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.ومن ثم جاءت والدتي الى الغرفة وقالت لي من اي ستأتي بكل هذه العلاقات ؟ .. التي تنوي بيعها الى محال الغسيل ؟
Annem odaya girdi ve "Kuru temizleyicilere satacak elbise askılarını nereden bulacaksın?" dedi.「ハンガーをどこから手に入れるつもり?」 私は 「地下室に来て」と言い
Arkadaşım Reggie'yi nasıl bulacaksın?Come farai a trovare Reggie?
Arkadaşım Reggie'yi nasıl bulacaksın?Comment vas-tu trouver mon pote Reggie?
Arkadaşım Reggie'yi nasıl bulacaksın? Sana kayıp olduğunu söylemiştim.Πως θα βρεις τον φίλο μου τον Ρέτζι; Σου είπα ότι λείπει.
Atomun derinlerine girin... ... ve küçük parçacıklar bulacaksınız.원자 깊숙히 파고 들어가면 보이지 않는 힘으로 이어진
Atomun derinlerine girin... ... ve küçük parçacıklar bulacaksınız.احفر عميقا داخل الذرة وستجد جسيمات دقيقة
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ A holdfényben feladom az életem ♪ ♪ És a mély álmokban ♪ ♪ Megtalálsz ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Con la luna rinuncerò alla vita ♪ ♪ E nel profondo dei sogni ♪ Mi troverai
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ En la hora lunar daré mi vida ♪ ♪ Y en los sueños profundos ♪ ♪ Me encontrarás ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Im Mondlicht werde ich mein Leben aufgeben ♪ ♪ Und in tiefen Träumen versunken ♪ ♪ Wirst du mich finden ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ In de maantijd zal ik mijn leven opgeven ♪ ♪ En in diepe dromen ♪ ♪ Zul je me vinden ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ 달이 뜨면 난 수명을 다 할 거에요♪ ♪ 깊은 꿈 속에서♪ ♪ 날 찾을 수 있을 거에요♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Na hora da lua eu vou desistir da minha vida ♪ ♪ E em sonhos profundos ♪ ♪ Tu vais-me encontrar ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Pe timp de Lună voi renunța la viață ♪ ♪ Și în adâncurile viselor ♪ ♪ Tu mă vei găsi ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Saat bulan bersinar 'kan kuserahkan hidupku ♪ ♪ Dan di mimpi terdalam ♪ ♪ Kau 'kan temukanku ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Sous la lueur de la lune je renoncerai à ma vie ♪ ♪ Et dans les rêves profonds ♪ ♪ Vous me trouverez ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Trong kỳ kinh nguyệt, ta sẽ từ bỏ cuộc sống của mình ♪ ♪ Và nơi những giấc mơ sâu ♪ ♪ Mi sẽ tìm thấy ta ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ W świetle księżyca oddam życie ♪ ♪ I w głębokich snach ♪ ♪ Znajdziesz mnie ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Όταν βγει το φεγγάρι, θα αφήσω τη ζωή μου ♪ ♪ Και στα πιο μεγάλα μου όνειρα♪ ♪ Θα με βρείτε ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Когато настъпи луната ще се откажа от живота си ♪ ♪ И в дълбоките мечти ♪ ♪ Ще ме откриеш ♪
♪ Ay göründüğünde yaşamımdan vazgeçeceğim ♪ ♪ Ve derin rüyalarda ♪ ♪ Beni bulacaksın ♪♪ Під місячним сяйвом я розпрощаюся з життям ♪ ♪ І в глибоких снах ♪ ♪ Ти знайдеш мене ♪