bulaşmış ile cümle

bulaşmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Senin rujun bulaşmış.Your lipstick's smeared.
Bilgisayara bir virüs bulaşmış gibi görünüyor.It seems that the computer was infected by a virus.
Kaç kişiye bulaşmış?How many people are infected?
Tom'un bir tür belaya bulaşmış olmasından endişeliyim.I'm beginning to worry that Tom is in some kind of trouble.
O, sos bulaşmış ağzı ile pizzacıdan ayrıldı.He left the pizzeria with his mouth smeared with sauce.
Mary'nin ruju bulaşmış.Mary's lipstick is smeared.
"Tom'un sorunu ne?" "Onun bilgisayarına virüs bulaşmış.""What's wrong with Tom?" "His computer is infected with a virus."
Dan hastalık bulaşmış tüm koyunları öldürdü.Dan killed all the infected sheep.
Tom'un ayakkabısına boya bulaşmış.Tom got some paint on his shoes.
Tom bu belaya nasıl bulaşmış?How did Tom get in this mess?
Aslında tüm nüfusun sekizde birine herpes virüsleri bulaşmıştır.Virtually the entire population is infected with one of eight herpes viruses.
Tom bu işe çok bulaşmıştı.Tom was deeply involved.
Tom, doom porno sitelerini okumayı seviyor ve şimdi evimizdeki bilgisayara virüs bulaşmış.Tom enjoys reading doom porn websites and now our home computer is infected.
Yüzüne mürekkep bulaşmış.You have some ink on your face.
Stuxnet genellikle virüs bulaşmış bir USB flash sürücü aracılığıyla hedef ortama bulaştırılır.Stuxnet is typically introduced to the target environment via an infected USB flash drive.
Rangers olmadan önce pis işlere bulaşmıştır.Burns began his career with Cambuslang Rangers before joining Rangers.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.The contaminated clothing has to be removed.
Üstelik küçük anahtara da yerdeki kan bulaşmıştır.Further, this conflicted with the minimal amount of blood found at the scene.
"Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Lil' spaghetti sauce there."
Brian A bulaşmış bir disket-- five and a quarter-inch floppy disk infected by Brain.A.
Eğer böyle büyük bir illete bulaşmışsanız, aynı büyüklükte çarelere ihtiyacınız olur.If you have extreme diseases, you need to get extreme remedies.
Hangi tür bir terörizme bulaşmış ki o(Hamid)?What kind of terrorism did he commit?
Ve işte bu kişi, şiddet eylemlerine bulaşmış bir kişiydi. Karısına zarar vermiş, onu dövmüştü.And he had been one of these people who had a somewhat violent history.
Su, bezden çok benim elime bulaşmış haldeIn fact, its wringing up the cloth into my hands.
Bezi dikkatlice bırakırsam su elllerime... bulaşmış olarak kalacakIf I let go of the cloth carefully, the water sort of has it stick to my hand.
Üzerine başka bir kan bulaşmış olarak Yusuf'un gömleğini de getirmişlerdi.They showed him the shirt with false blood on it.
Onların çoğu şirke bulaşmış olmadan Allah'a iman etmez.Not only do they not believe in God, but also associate others with Him.
Emrolunduğun şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.So declare to them what We have enjoined, and turn away from idolaters.
Allah, zulme bulaşmış kişiler topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.God does not show the evil-doers the way.
Bozoviç ayrıca, yolsuzluğa bulaşmış yetkililer hakkında işlem yapılmakta olduğunu da söylüyor.He also says action is being taken against corrupt officers.
Tariceanu, Nastase'nin PSD'de yolsuzluğa bulaşmış tek siyasi olmadığı görüşünde.Tariceanu says Nastase is not the only corrupt politician in the PSD.
Bulgaristan'da en çok yargı sektörü yolsuzluğa bulaşmış olarak görülüyor. [Arşiv]The judiciary sector is seen as the most corrupt institution in Bulgaria. [File]
Vakaların çoğunda virüs, heteroseksüel ilişkiyle bulaşmış oluyor.Among those infected, the majority received the virus through heterosexual transmission.
"Beyaz kurşun katmanlarıyla üzerinde sıvalı, ... çene altı ile bulaşmış dut suyu."plastered over with layers of white lead, … jowls smeared with mulberry juice.
Moğollar İpek Yolu'nu geçerek hastalık bulaşmış cesetleri biyolojik silah olarak kullandılar.Brought across the Silk Road, the Mongols used disease infected corpses as a biological weapon.
Kedi köpüklü virüsü bulaşmış kedilere sıklıkla FIV de bulaşır.Felines infected with Feline foamy virus are often infected with FIV as well.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Kontaminierte Kleidung sofort ausziehen.
Göze bulaşmışsa gözü aşağı doğru yıkayın.Bei Berührung mit den Augen gründlich mit Wasser abspülen.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Eliminar la ropa contaminada.
Üstelik küçük anahtara da yerdeki kan bulaşmıştır.Además, el golpeador del bajo está manchado de sangre.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Togliere immediatamente gli abiti contaminati.
Rangers olmadan önce pis işlere bulaşmıştır.Sono abili combattenti che compaiono prima dell'arrivo dei Rangers.
Göze bulaşmışsa gözü aşağı doğru yıkayın.При попадании в глаза немедленно промыть.
Üstelik küçük anahtara da yerdeki kan bulaşmıştır.От младшего сына остаются только окровавленные следы на земле.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Retirar a roupa contaminada.
Bakteriyel menenjite sebep olan bakteriler hastalık bulaşmış kişinin yaş grubuna göre değişiklik gösterir.Bakterietyperna som orsakar bakteriell meningit varierar beroende på den infekterade individens ålder.
Üstelik küçük anahtara da yerdeki kan bulaşmıştır.Kis mennyiségben a vérkeringésbe is bekerül.
Hastalığın bulaşmış (kontamine) av malzemeleri ile hastalık yayılabilir.Fertőzési források lehetnek a talajban maradt fertőzött növényi részek.
Bakteriyel menenjite sebep olan bakteriler hastalık bulaşmış kişinin yaş grubuna göre değişiklik gösterir.Τα είδη των βακτηρίων που προκαλούν μικροβιακή μηνιγγίτιδα ποικίλουν ανάλογα με την ηλικιακή ομάδα.
Bakteriyel menenjite sebep olan bakteriler hastalık bulaşmış kişinin yaş grubuna göre değişiklik gösterir.Jenis bakteri penyebab meningitis bakterial bervariasi sesuai kelompok usia individu yang terinfeksi.
8. Virüs bulaşmış dosyayı kaydet.INr 8ビットレジスタの内容をインクリメントする。
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.立刻脫除污染的衣服。
Göze bulaşmışsa gözü aşağı doğru yıkayın.如果是眼睛接觸,則以清水沖洗。
Rangers olmadan önce pis işlere bulaşmıştır.在未袭爵之前,木初已经多次立下战功。
Eğer bir kullanıcı virüs bulaşmış programı başlatmaya kalkarsa, ilk olarak virüsün kodu çalıştırılır.사용자가 감염된 프로그램을 실행하려고 하면 바이러스 코드가 동시에 실행될 수 있다.
E-posta virüsleri genellikle kopyalarını zararlı bulaşmış kullanıcı adres defterlerini yollarlar.כתובות הדואר אליהן יישלח הווירוס יילקחו בדרך כלל מתוך ספר הכתובות של המחשב.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Odstranimo tudi kontaminirano obleko.
Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır.Pašalinami užteršti drabužiai.
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Ale jak tylko ktoś wejdzie, to od razu "Ojej, mam tu sos od spaghetti".
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Dar, de îndată ce intri, voi face "Oh, sos de spaghete aici."

İlgili Sayfalar