bulaşıyor ile cümle

bulaşıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
25
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.It was easily transmitted, but, luckily, was pretty mild.
Yüksek mevkilerdeki yetkililer çoğu zaman dokunulmazlığa sahip bir şekilde yolsuzluğa bulaşıyorlar.Highly placed officials often engaged in corrupt practises with impunity.
Çoğalıyor, bulaşıyor ve bozuyor.Potrafi się rozciągać, wyginać i kurczyć.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Była bardzo łatwo przenoszona ale na szczęście był to łagodny szczep.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Flu ini sangat mudah menyebar, tapi untungnya, cukup ringan.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Het werd gemakkelijk overgedragen, maar was gelukkigerwijs nogal mild.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Il se transmettait facilement, mais heureusement, il était assez peu virulent.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.이것은 쉽게 전염되었습니다. 그러나 다행이게도, 꽤 약한 정도였습니다.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Nó lây truyền rất dễ dàng, nhưng may mắn, khá là yếu
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Se transmitea ușor, dar, din fericire, era destul de blând.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Se transmitió fácilmente pero, por suerte, fue bastante leve.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Sie wurde leicht übertragen, war aber glücklicherweise ziemlich harmlos.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Si trasmetteva facilmente ma fortunatamente era abbastanza lieve.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Zelo enostavno se je prenašal, a je bil na srečo precej blag.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Μεταδιδόταν πολύ εύκολα, όμως ευτυχώς, ήταν σχετικά ήπιος.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Але, на щастя, він був досить м'яким.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Но, к счастью, он был довольно мягким.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.Предаваше се лесно, но за щастие беше доста умерен.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.הוא הועבר בקלות, אבל למזלנו, היה די חלש.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.كان سهل الإنتقال, و لكنه ضعيف لحسن الحظ.
Çok kolay bulaşıyor olmasına rağmen şansımıza orta derecede güçlüydü.幸運にも 軽度のものでした ある意味で
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.20%が犯罪を犯し 14%が売春に関わり
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.그리고 러시아의 연구 결과를 보면 보육원을 떠난 후 2년 뒤 20%는 범죄 경력을 가지게 되며
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.ומחקר רוסי מצא ששנתיים לאחר עזיבת המוסדות, ל-20% מהמתבגרים הצעירים יש תיקים פליליים.
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.و هنالك دراسة روسية أثبتت أنه بعد مغادرة المؤسسة بسننين، 20 بالمئة من الشباب كان لهم سوابق إجرامية،

İlgili Sayfalar