Bana bir buket çiçek sundu.He presented me with a bouquet of flowers.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel buket.This is the most beautiful bouquet I've ever seen.
Véronique çiçek buketlerini sever.Véronique loves bouquets of flowers.
Tom Mary'ye bir buket çiçek verdi.Tom gave a bouquet of flowers to Mary.
Tom bir buket çiçek taşıyordu.Tom was carrying a bouquet of flowers.
Tom bir buket çiçek tutuyor.Tom is holding a bouquet of flowers.
Tom bir buket çiçek taşıyarak odaya girdi.Tom walked into the room, carrying a bouqet of flowers.
"Ne tür bir buket istersiniz?" "Ben bir demet gül istiyorum!""What kind of bouquet would you like?" "I would like a bunch of roses!"
O, ona bir buket çiçek verdi.He handed her a bouquet of flowers.
Tom anneler gününde annesine bir buket çiçek gönderdi.Tom sent a bouquet of flowers to his mother on Mother's Day.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.When she began to show them, the bread turned into a bouquet of roses.
"Büyük çiçek buketleri, mor renkli irisler, büyük gül buketleri," annesine gitmiştir."Great bouquets of flowers, violet-colored irises, great bouquets of roses," went to his mother.
İki kez evlenip boşanan Erişçi, ikinci evliliğini model Buket Saygı'yla yapmıştır.The fact that she divorced her second spouse in order to marry another was considered scandalous.
Ayrıca tablolarında çeşitli renklerde çiçekler seçerek buketleri ucuza satın aldı.He also purchased bouquets inexpensively, choosing flowers in a variety of colors for his paintings.
Buketi saklayabilir miyim?Can I keep the bouquet?
Buketi unut...Forget the bouquet...
Onlara üçüncü, dördüncü kişiler bulun ve onları bir bukete çevirin.Find them a third, a fourth person, and turn them into a bouquet. That is the future of France."
Burada smokinler, buketler goruyorsunuz.You're seeing the tuxedos, the bouquets.
Tatlıses'in yanındaki asistanı Buket Çakıcı da omzundan vuruldu.Tatlises' assistant, Buket Cakici, who was accompanying him, was shot in the shoulder.
Yaradılışın sembolü olarak bir elinde bir yılan, diğerinde bir buket lotus çiçeği tutar.She holds a snake in one hand and a bouquet of lotus flowers in the other as symbols of creation.
Altın rengindedir ve yoğun, zarif tatlı bir bukete sahiptir.It is golden in colour and has an intense, delicately sweet bouquet.
Yumuşaklık ve buket eklemek için genellikle Grenache ve Carignan gibi üzümlerle harmanlanır.[1]It is often blended with grapes such as Grenache and Carignan to add softness and bouquet.[1]
Bir şarap olgunlaşmaya başladıkça buketi daha gelişmiş ve çok katmanlı hale gelecektir.As a wine starts to mature, its bouquet will become more developed and multi-layered.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.Als sie danach griffen, stellte sich das Funkeln allerdings als Laubfrösche heraus.
Buket Okucu Yrd.Doç.In: DasGelbeBlatt.de.
Kiracılarından birinin kızı olan Suzel’ın taşıdı bir buket ile tanıtılır.Suzel, fille de l'un de ses locataires, lui offre un bouquet.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.La princesse s'exécute, laissant voir les pains transformés en un bouquet de roses.
Onlara göstermeye başladığında, ekmek bir buket gül haline dönüştü.Cuando visitan Faerie, se transforma en Rose.
O bana bir buket çiçek verdi.Он преподнёс мне букет цветов.
Ne kadar güzel bir buket!Какой красивый букет!
Buket Okucu Yrd.Doç.Jaap Goedegebuure, Kellendonk.
Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır.Dessutom bedrivs tillverkning av blomkrukor vid Gränsfors blomkruksfabrik.
Çiçek buketleri çizmekte uzmanlaşmıştı.Folk kastade blommor under processionen.
Orchideous: Büyüyü yapan asanın hedeflediği yerde bir buket çiçek yaratır.Orchideous Kouzlo vytvoří květiny na místě, kam ukazuje hůlka.
Bu olaydan sonra Sue Carrie'nin mezarına gelerek buket koyar.Ezután kimegy a temetőbe és hagy egy virágot Carrie White sírjánál.
"Büyük çiçek demetleri, menekşe rengi irisler, büyük buket gülleri,"'ni annesi için yaptı.Μεγάλα μπουκέτα από λουλούδια, βιολετί χρώματος ίριδες, μεγάλα μπουκέτα τριαντάφυλλα.»
Buket Okucu Yrd.Doç.Pølseskind på ordnet.dk
Buket Okucu Yrd.Doç.護法祭(ごほうさい。
Buket Okucu Yrd.Doç.陪葬昭陵,礼也。
Buket Okucu Yrd.Doç.Благовест Долапчиев, чл.-кор.
Buket Okucu Yrd.Doç.LogpodMangartom.si.
Buketi unut...- Забрави за него.
Buketi unut...О чем ты думаешь...
Buketi saklayabilir miyim?Bądź dobry, w porządku? - Do zobaczenia!
Buketi saklayabilir miyim?Buď hodný, jo? - Uvidíme sa neskôr!
Buketi saklayabilir miyim?Buď hodný, jo? - Uvidíme se později!
Buketi saklayabilir miyim?Con có thể giữ bó hoa được không?
Buketi saklayabilir miyim?Dapatkah aku tetap buket?
Buketi saklayabilir miyim?Dapatkah aku tetap buket?
Buketi saklayabilir miyim?Fii bun, bine? - Ne vedem mai tarziu!
Buketi saklayabilir miyim?- Hẹn gặp các cậu sau!
Buketi saklayabilir miyim?Je peux garder le bouquet ?
Buketi saklayabilir miyim?Kan ik het boeket?
Buketi saklayabilir miyim?Kan jag behålla bukett?
Buketi saklayabilir miyim?Légy jó, oké? - Viszlát később!
Buketi saklayabilir miyim?¿Me puedo quedar con el ramo?
Buketi saklayabilir miyim?Mohu si tu kytici nechat?
Buketi saklayabilir miyim?Ne skrbi, stari.
Buketi saklayabilir miyim? O kadar güzeldi ki...Rappelle-toi, elle n'a que 15 ans.
Buketi saklayabilir miyim?Ole hyvä, okei? - Nähdään myöhemmin!