Ana içeriğe geç
Sözlük

budaklı ile cümle

budaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nobody noticed the gnarly stuff sort of looked alike.
Bu düşünceye göre, ilk insan dokuz budaklı bir ağacın altında yaratılmıştır.Az első prototípust egy PRV–9 alapjain építették meg.
Çeşitli ve dallı budaklı sütun süslemeleri bu tarzın göstergesidir.Værker af højst forskelligt indhold og stil hører herhen.
Budaklı boynuzları vardır.Turi lankstų kaklą.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Construíram um conjunto intrincado de canais e forçaram a água a escoar da terra para o rio.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Construyeron esta serie intricada de canales, y empujaron el agua ubicada en la tierra hacia el río
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.De byggde ett nät av kanaler, och de tryckte ut vattnet från markerna ner i floden.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Ei au construit această serie de canale complicate, şi au împins apa în afara zonei, înapoi în râu.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Họ đã xây dựng chuỗi kênh đào phức tạp và họ đẩy nước ra khỏi vùng đất vào lại sông.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.복잡한 수로를 만들어서 습지의 물을 강으로 다 빼내버린 거에요.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Komplikált csatorna rendszert építettek és kipréselték a vizet a földből a folyóba.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Mereka membangun seri kanal yang rumit, dan mereka memaksa air keluar dari lahan menuju ke sungai.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Vybudovali propracovanou síť kanálů, kterou odváděli vodu ze svých pozemků do řeky.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Wybudowali skomplikowany system kanałów, i przekierowywali wodę z lądu do rzeki.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Ze bouwden een complex kanalenstelsel en ze duwden het water van het land de rivier in.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Έφτιαξαν ένα περίπλοκο δίκτυο καναλιών, και έδιωξαν το νερό από την ξηρά προς τον ποταμό.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Изградили сложна система от канали, по които изтласквали водата от сушата към реката.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.Они построили сложный ряд каналов, выводя воду из земли и направляя её прямо в реку.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.הם בנו סוללת תעלות מסובכת, והם דחפו את המים הלאה מהקרקע אל הנהר.
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.ببناء شبكة من قنوات التصريف لتصريف المياه خارجاً من الأرض إلى النهر
Dallı budaklı kanallar inşa etmişlerdi ve suyu araziden çekip nehre akıtıyorlardı.水を川に移した でも 農場はうまくいかなかった
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Ingen lade märke till att de knotiga sakerna såg snarlika ut.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Keinem ist aufgefallen, dass die höckerartigen Dinger ähnlich aussahen.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Không ai để ý đến những thứ xương xẩu này nhìn khá là giống nhau.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.아무도 돌기들이 서로 닮아 보인다는 것을 눈치채지 못했습니다.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nadie se dio cuenta de que la parte nudosa se parecía.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nessuno ha notato le grinze sul naso.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Niemand had opgemerkt dat dat knoestige spul op elkaar leek.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nikdo si nevšiml, že ty výrůstky vypadají podobně.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nikt nie zauważył, że to sękate coś wygląda jakby tak samo.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nikto si nevšimol, že tie výrastky vyzerajú podobne.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nimeni nu a observat că chestiile noduroase arată cam la fel.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Ninguém reparou que as protuberâncias rugosas, até pareciam todas iguais.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Personne n'a remarqué que les trucs noueux avaient plutôt l'air ressemblants.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Senki sem vette észre, hogy a csomós dudorok hasonlóak.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.И никто не заметил, что шипы были похожи.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Никой не забеляза, че възлестите образувания изглеждат еднакво.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.אף אחד לא שם לב שהנקודות על האף דומות.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.لم يلاحظ احد ان العُقد تٌعتبر تشابه
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.これら3つを見て 彼らは言いました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod