Ana içeriğe geç
Sözlük

bu kadar ile cümle

bu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom neden bu kadar erken ayrıldı?Why did Tom leave so early?
Fransızcayı bu kadar iyi konuşmayı nereden öğrendin?Where did you learn to speak French so well?
Tom, Fransızca'yı bu kadar iyi nerede öğrendi?Where did Tom learn to speak French so well?
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar perişan görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar öfkeli görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Bu kadar zengin birinin nasıl da bu kadar çok şikayet edebileceğini anlamıyorum.I don't understand how someone so rich can complain so much.
Bu kadar zengin birisi nasıl bu kadar şikayet edebilir?How can someone so rich complain so much?
Nasıl bu kadar zengin birisi bu kadar mutsuz olabilir?How can someone so rich be so unhappy?
Uzun zamandır bu kadar meşgul değildim.I haven't been this busy in a long time.
Neden güce sahip olmakla bu kadar takıntılılar?Why are they so obsessed with having power?
Bunu nasıl bu kadar iyi yapacağını Tom'a kim öğretti?Who taught Tom how to do that so well?
O neden Tom için bu kadar çok önemli?Why does that matter so much to Tom?
Senin evinin bu kadar yakınında bir banka olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea there was a bank so near your house.
Nasıl bu kadar mutlu olabildiğini anlamıyorum.I don't understand how you can always be so happy.
Uzun bir süredir kendimi bu kadar mutlu hissetmedim.I haven't felt this happy in a long time.
Uzun zamandır bu kadar mutlu olmadım.I haven't been this happy in a long time.
Tom'un Fransızca'yı nasıl bu kadar çabuk öğrendiğini bilmek istemiyor musun?Don't you want to know how Tom learned French so quickly?
Bugün tabletlerimi almayı unuttum. Kendimi bu kadar kötü hissettiğime şaşmamalı!I completely forgot to take my tablets today. No wonder I feel so bad!
Neden bu kadar uzun süre oradasın?Why were you there for so long?
Bu kadar yeter, boşanmak istiyorum.That's it, I want a divorce.
Keşke bu kadar çok içtikten sonra eve arabayla gitmeye çalışmasaydım.I wish I hadn't tried driving home after I had drunk so much.
Tom neden bu kadar uykulu?Why is Tom so sleepy?
Tom niye bu kadar aç?Why is Tom so hungry?
Gece bu kadar geç saatlerde bunu yapmam gerekmiyor.I'm not supposed to do that this late at night.
Toplantının bu kadar uzun süreceğini beklemiyordum.I didn't expect the meeting to last so long.
Tom bu kadar çok arkadaşa sahip olduğu için şanslı.Tom is lucky to have so many good friends.
Daha önce Tom'un bu kadar korktuğunu görmemiştim.I'd never seen Tom that afraid before.
Bir dahaki sefere bu kadar erken gelmeme gerek kalmayacak.I won't need to come so early next time.
Bu neden Tom için bu kadar önemliydi?Why did that matter so much to Tom?
Tom'un bu kadar zengin olduğunu fark etmemiştim.I didn't realize Tom was so rich.
Tom'un bu kadar zengin olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so rich.
Eğer Mary istemeseydi eminim Tom bu kadar erken gelmezdiI'm sure Tom wouldn't have come this early if Mary hadn't asked him to.
Bu kadar erken kalkmak istemedim.I didn't want to get up so early.
Bu kadar uzun süre kalmayı düşünmedim.I didn't intend to stay so long.
Keşke bu kadar çok yemeseydim.I wish I hadn't eaten so much.
Tom Mary'nin Fransızca'yı bu kadar iyi konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know Mary spoke French so well.
Tom, Mary'ye bu kadar gürültülü olmamasını söylemeli.Tom should tell Mary not to be so noisy.
Bu kadar çok harcamamalıyım.I shouldn't spend so much.
Tom, Mary'nin bu kadar aç olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so hungry.
Tom Mary'nin bu kadar sinirli olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know why Mary was so upset.
Tom, Mary'nin bu kadar çok yorulmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so tired.
Tom, Mary'nin bu kadar mutlu olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so happy.
Bu kadar lükse sahip değilim.I don't have that luxury.
Tom Mary'nin neden bu kadar meşgul olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know why Mary was so busy.
Tom, Mary'nin bu kadar meşgul olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so busy.
Tom Mary'nin neden bu kadar huysuz olduğunu merak etti.Tom wondered why Mary was so grumpy.
Tom Mary'nin neden bu kadar üzgün olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know why Mary was so sad.
Tom, Mary'nin bu kadar şişman olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be so fat.
Tom Mary'ye neden bu kadar meşgul olduğunu sordu.Tom asked Mary why she was so busy.
Tom'un bunu yapmak için neden bu kadar umutsuz olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is so desperate to do that.
Uzun zamandır bu kadar gülmedim.I haven't laughed this hard in a long time.
Tom'un bu kadar erken ayrılacağını bilmiyordum.I didn't know Tom would leave so early.
Tom'un neden bu kadar utangaç olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was so embarrassed.
Tom'un neden bu kadar sempatik olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom is so sympathetic.
Tom'un neden bu kadar dikkatsiz olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was so careless.
Tom niye bu kadar yorgun, merak ediyorum.I wonder why Tom is so exhausted.
Tom'un niye canı bu kadar sıkkın, merak ediyorum.I wonder why Tom is so depressed.
Tom'un bu kadar endişeli olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so worried.
Tom'un bu kadar bencil olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so selfish.
Tom'un bu kadar sinirli olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was so nervous.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bu kadar ile cümle - Sayfa 24 - bu kadar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App