Ana içeriğe geç
Sözlük

bronz ile cümle

bronz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bronz olduğu için de gerçek olması gerekir.ذلك ، بالطبع ، لأنه من البرونز عليه أن يكون صحيحا.
Bronz olduğu için de gerçek olması gerekir.ビデオ:滝とキメリカ
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Brąz jest trwały i twardy, dobrze turla się po ziemi.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Brons is hard, duurzaam materiaal dat over de grond kan rollen.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Bronze ist ein hartes, wiederstandsfähiges Material das auf dem Boden rollen kann.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Bronzul e un material tare și durabil care se poate rostogoli pe jos.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Đồng khá cứng và là vật liệu bền vì thế có thể lăn trên mặt đất.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.El bronce es un material particularmente fuerte y durable que podría rodar por el piso.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Il bronzo è un materiale piuttosto solido e durevole che potrebbe rotolare sul terreno.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.청동은 바닥에 굴러다녀도 될 단단한 내구성 때문에 썼습니다.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Le bronze est un matériau dur et durable qui roulerait par terre
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.O bronze é material bom, duro, resistente que poderia rolar pelo chão.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Ο μπρούτζος είναι αρκετά σκληρός, ανθεκτικό υλικό, που θα μπορούσε να κυλήσει στο έδαφος
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Бронза - хороший, жесткий, прочный материал, который может кататься по земле.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Бронзът е хубав, твърд, траен материал, който може да се търкаля по земята.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.הברונזה היא חומר יפה, חזק ועמיד שיכול להתגלגל על הקרקע.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.والبرونز جيد و صلب، مادة دائمة يمكن أن تدور على الأرض.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.地面に転がすことができます ブロンズの玉の内部には
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Odrazivost bronzu to potvrzuje.
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Reflexia bronzului demonstrează acest lucru.
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Отразителността на бронза придава това чувство.
Bu bir Amerikan geyiği. Bir bizonun bronzdan heykeliyle çiftleşmeye çalışan bir Kanada geyiği.Ini adalah rusa yang mencoba untuk mengawini patung perunggu dari bison.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Aceasta e o bilă de bronz, aici un braț de aluminiu, și apoi acest disc de lemn.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Ceci est une balle en bronze, ici un bras en aluminium, et puis ce disque en bois.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Das ist eine Bronzekugel, dies ein Aluminiumarm, und dann diese hölzerne Scheibe.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Đây là quả bóng đồng, cánh tay nhôm, và đây là đĩa gỗ.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Dit is een bronzen bal, een aluminium arm en dit een houten schijf.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Esta es una bola de bronce, con un brazo de aluminio aquí, y luego tiene este disco de madera.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Esta é uma bola de bronze, aqui um braço de alumínio, e depois este disco de madeira.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.이것은 청동으로 만든 공입니다. 여기 알루미늄 가지가 있고 이것은 나무로 만든 디스크입니다.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Questa è una palla di bronzo, un braccio di alluminio qui e poi questo disco di legno.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.To jest kula z brązu, ramię z aluminium, tutaj jest drewniane koło.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Αυτή είναι μία μπρούτζινη μπάλα ένα μπράτσο από αλουμίνιο εδώ και έπειτα αυτός ο ξύλινος δίσκος.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Това е бронзово кълбо и алуминиево рамо тук, а после - този дървен диск.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.Это бронзовый шар, алюминиевая ручка здесь, и деревянный диск.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.זה כדור ברונזה, זרוע אלומיניום כאן, ואז דיסקית העץ הזו.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.هذه هي الكرة البرونزية وهنا ذراع الألومنيوم، ومن ثم هذا قرص خشبي.
Bu bir bronz top, bir alüminyum kol burada ve bu da tahta disk.アルミのアーム、 そして木でできた円盤です この木の円盤は
Bu bronz.Acesta e bronz.
Bu bronz.E bronz.
Bu bronz. Oldukça parlatılmış. Böylece altın gibi gözüküyor.Бронз, който е толкова добре полиран, че да прилича на злато.
Bu bronz. Oldukça parlatılmış.- Je to z bronzu a je to dost naleštěné.
Bu bronz.- Tohle je z bronzu?
Bu bronz.Това е бронз.
Bu heykel daha çok halkın arasında kullanılmak amacıyla yapılmış Bronz bir kopya.Е, най-вероятно това е била имитация на бронз, която е щяла да бъде използвана на доста по-публично място.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.C'était en fait une culture isolée de l'Age de Bronze.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Det är faktiskt en bronsålderskultur som har blivit isolerad.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Det er faktisk en bronzealder kultur som er blevet isoleret.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Đó thực ra là một kiểu nền văn hóa đồ đồng bị cô lập.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.E' di fatto una cultura dell'età del bronzo che è rimasta isolata.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Es en realidad una cultura de la Edad del Bronce que ha quedado aislada.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Es ist eigentlich eine Kultur der Bronzezeit, die hier isoliert wurde.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Este de fapt o cultura a epocii bronzului care a fost izolata.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Het is een cultuur uit de Bronstijd die is geïsoleerd.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Inilah tempat di mana budaya Jaman Perunggu terkurung.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.정확히는 청동기 문화로부터 시작되었습니다.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Valójában egy bronzkori kultúra, ami elszakadt a külvilágtól.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.V podstatě se jedná o izolovanou kulturu z doby bronzové.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Właściwie wyodrębniła się już w Epoce Brązu.
Bu insanlar, yalıtılmış bir Bronz Çağı kültürüne sahip.Κατ' ακρίβεια πρόκειται για μία κουλτούρα της Χάλκινης Εποχής που ήτανε απομονωμένη.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod