Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.Tom's company imports coffee from Brazil.
Tom mimariyi asıl branş olarak seçiyor.Tom is majoring in architecture.
Tom Fransızcayı ana branş olarak seçmeye karar verdi.Tom decided to major in French.
Bradley bir İngiliz gökbilimcidir.Bradley was an English astronomer.
Birçok insan Buenos Aires'in Brezilya'da bulunduğunu düşünmektedir.A lot of people think Buenos Aires is located in Brazil.
Brigitte bir Hollandalı ismidir.Brigitte is a Dutch name.
Roberto bir Brezilyalı adıdır.Roberto is a Brazilian name.
Tom Mary'ye nasıl briç oynanacağını öğretmeye çalıştı.Tom tried to teach Mary how to play bridge.
Tom'un bir bronzluğu var.Tom got a tan.
Tom'un bir bronzlaşması var.Tom got a suntan.
Bay Briggs doktor değil veteriner.Mr Briggs is not a doctor, he is a vet.
Bay Briggs herhangi bir doktor değil, o mükemmel bir cerrah.Mr Briggs is not any doctor, he is an excellent surgeon.
Guilherme Brezilya'dan. O Brezilyalı.Guilherme is from Brazil. He is Brazilian.
Laura Brezilya'dan. O, Brezilyalıdır.Laura is from Brazil. She is Brazilian.
Brownlar kibar ve mutlu bir ailedir.The Browns are an elegant and happy family.
Bronz deriler solacak ama anılar sonsuza kadar sürecektir.The tans will fade, but the memories will last forever.
Ben bir saat içinde Brüksel'e gidiyorum.I leave for Brussels in one hour.
Pedro Álvares Cabral'ın Brezilya'yı keşfeden biri olduğu kabul edilir.Pedro Álvares Cabral is considered to be the one who discovered Brazil.
Biz bronz madalya kazandık.We won the bronze medal.
Ne kadar süredir Brezilya'da bulunuyorsun?How long have you been in Brasília?
Babam Arjantinlilerin oğluydu ve annem Brezilyalıların kızıydı.My father was son of Argentines and my mother was daughter of Brazilians.
Fransız ekmeği Brezilya'da çok popülerdir.French bread is very popular in Brazil.
Sen dışardayken Bay Brown diye biri geldi.A Mr. Brown came to see you when you were out.
Brezilya edebiyatındaki en tanınmış kitaplardan biri.It's one of the best known books in Brazilian literature.
Bay Brown adında biri telefonda seni istiyor.A Mr. Brown wants you on the phone.
Brown adında bir kişiden bir telefon çağrısı var.There's a telephone call from a person named Brown.
Yarın Bay Brown'ın evini ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown's house tomorrow.
Brezilya'nın mükemmel bir haritasını çizebilirim.I can draw a map of Brazil perfectly.
Bradford tartışmasız İngiltere'deki en çirkin şehirdir.Bradford is arguably the ugliest town in Britain.
Raul Seixas, Brezilyalılar arasında çok ünlü olan bir müzisyendir.Raul Seixas is a very famous musician among Brazilians.
Brezilya'nın hemen hemen 200 milyon nüfusu vardır.Brazil has almost 200 million inhabitants.
Brezilya'da ne yapıyorsun?What are you doing in Brazil?
Brezilya bir Portekiz sömürgesiydi.Brazil was a Portuguese colony.
Brezilya'da burada şubat ayında çok yağmur yağar.It rains a lot during February here in Brazil.
O, Brezilyalı medyasına ve yedi yabancı medyaya on beş tane röportaj verdi.She gave fifteen interviews to Brazilian media, and seven to foreign media.
Mary'nin en yakın arkadaşı bir Brezilya bikini ağdası aldı.Mary's best friend got a Brazilian bikini wax.
Futbol Brezilya'da en sevilen spordur.Football is the most popular sport in Brazil.
O evlenmeden önce bir Brown'dı.She was a Brown before she got married.
Brezilya devlet başkanının bir kadın olduğunu okudum. Adı ise Dilma.I read that the president of Brazil is a woman. Her name is Dilma.
Yaralı kadın Brezilyalı bir turistti.The wounded woman was a Brazilian tourist.
Bay Brown bizim sınıftan sorumludur.Mr. Brown is in charge of our class.
Bay Brown gözlüğünü arıyor.Mr. Brown is looking for his glasses.
Bay Brown bizim İngilizce öğretmenimizdir.Mr. Brown is our English teacher.
Lütfen beni Bay Brown'a bağlayın.Please put me through to Mr. Brown.
Bay Brown ile tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet Mr. Brown.
Seni Bay Brown ile tanıştırayım.Let me introduce you to Mr. Brown.
Bay Brown bir yün tüccarıdır.Mr. Brown is a wool merchant.
Lütfen bana Bay Brown için telefon numarasını ver.Please give me the number for Mr. Brown.
Bay Brown'un dört çocuğu vardır.Mr. Brown has four children.
Şu kediye bak. O Bay Brown'unkidir.Look at that cat. It is Mr. Brown's.
Bay Brooke dürüst bir insan gibi görünüyor.It seems that Mr. Brooke is an honest person.
Bay Brown ile iyi geçinir.He's on good terms with Mr. Brown.
Dün karşılaştığın adam Bay Brown'dı.The man you met yesterday was Mr. Brown.
Bay Brown'ın çocuklarla büyülü bir yöntemi var.Mr. Brown has a magical way with children.
Bay Brown geçen yıl bu sınıfın sorumluluğunu yüklendi.Mr. Brown took charge of this class last year.
Mary'nin hafifçe bronzlaşmış bir cildi var.Mary has a slightly tanned skin.
Dün orada gördüğün adam Bay Brown'dı.The man that you saw there yesterday was Mr. Brown.
Brezilya on tane ülke ve Atlantik Okyanusu ile çevrilidir.Brazil is surrounded by ten countries and the Atlantic Ocean.
Kaptan Branciforte, oğlunun geleceğiyle hiç ilgilenmiyordu.Captain Branciforte didn't care at all for his son's future.
Portekiz'de mi yoksa Brezilya'da mı yaşıyorsun?Do you live in Portugal or in Brazil?