Ana içeriğe geç
Sözlük

br ile cümle

br kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bayan Brown'la konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Bayan Brown ile konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi çikolatayı sekse tercih ediyor.Fifty-two per cent of British women prefer chocolate to sex.
Asıl branş alanın nedir?What's your major field?
Golden Gate Bridge ne kadar uzunluktadır?How long is the Golden Gate Bridge?
Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.Regardless of the amount, Brian wants the correct, entire amount by next week.
Bizim için sürpriz oldu, o Brezilya'ya tek başına gitti.To our surprise, she has gone to Brazil alone.
Kaptan hava brifing almak için meteoroloji ofisine gidecek.The captain will go to the meteorological office to get a weather briefing.
Bana sizin ülkenizden bazı seyahat broşürleri verir misin?Would you give me some travel brochures from your country?
Biz Brezilya'dan kahve ithal ederiz.We import coffee from Brazil.
Esas branşın nedir?What's your major?
Büyük Britanya artık dünya politikalarının kontrolünde değil.Great Britain is no longer in control of world politics.
Büyük Britanya artık dünya siyasetini kontrol etmiyor.Great Britain is no longer in control of world politics.
Britanya kanalla kıtadan ayrılmaktadır.Britain is separated from the Continent by the Channel.
1971 de Britanya Kırallığı parasını ondalık sisteme çevirdi.In 1971 the United Kingdom changed its currency to the decimal system.
Uluslararası futbol turnuvasında İngiliz takımı Brezilya takımını yendi.The English team beat the Brazilian team in the international football tournament.
Bana bir broşür gönderir misin?Could you send me a brochure?
Banktaki kadın Bayan Brown.The woman on the bench is Mrs. Brown.
Şu anda Broadway'de hangi tür müzikaller var?What kind of musicals are on Broadway right now?
Brent bir Amerikalı, ama o sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.Brent is an American, but he speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Ben brendimi sek severim.I like my brandy straight.
Brezilya'daki insanlar onunla gurur duyuyordu.People in Brazil were proud of him.
Brezilyanın başkenti Brasilia'dır.The capital of Brazil is Brasilia.
Brezilya'da konuşulan dil nedir?What is the language spoken in Brazil?
Brezilya'da hangi dili konuştuklarını merak ediyorum.I wonder what language they speak in Brazil.
Bayan Brown Japonca anlar.Mrs. Brown understands Japanese.
Bay Brown bizim sınıfın sorumlusu.Mr Brown is in charge of our class.
Öğrencilerin hepsi Bay Brown'a saygı duyuyor.Mr Brown is looked up to by all the students.
Benim fikrim, Bay Brown'la konuşmamız gerektiğidir.My idea is that we should talk to Mr Brown.
Bay Brown meslektaşının başarısını kıskanıyor.Mr Brown is jealous of his colleague's success.
Bay Brown büyükelçi sıfatıyla hareket ediyordu.Mr Brown was acting in the capacity of ambassador.
Bay Brown oğluna Çince öğrettirdi.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown oğluna Çince öğretti.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown üst sınıfa aittir.Mr Brown belongs to the upper class.
Bay Brown kendi gözlüklerini arıyor.Mr Brown is looking for his own glasses.
Bay Brown bir doktordur.Mr Brown is a doctor.
Bay Brown Harvard'da öğretmenlik yapıyor.Mr Brown teaches at Harvard.
Bay Brown her zaman yanında bir kitap taşır.Mr Brown always carries a book with him.
Bay Brown, 15 Mayıs'ta İngiltere'ye gitti.Mr Brown left for England on May 15.
Bay Brown bana senin adını verdi.Mr Brown gave me your name.
Brown'ın evlendiği kız bir hemşire.The girl who Brown married is a nurse.
Ben Bay Brown'la tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet Mr Brown.
Bay Brown'ı tanımıyor musun?Don't you know Mr. Brown?
Brown'lar iyi ve mutlu bir ailedir.The Browns are a fine and happy family.
Bay Brown onun babasıdır.Mr Brown is her father.
Bay Brown Japonca'yı çok iyi konuşur.Mr Brown speaks Japanese very well.
Bay Brown öğretmen mi?Is Mr Brown a teacher?
Bayan Brown, siyaset üzerine bir kitap yazdı.Mrs. Brown wrote a book on politics.
Bayan Brown, bir oyuncu gibi görünüyor.Ms. Brown seems to be an actress.
Bay Brown göründüğü kadar yaşlı değildir.Mr Brown is not as old as he looks.
Bayan Brown Japon yemekleri yemeye alıştı.Miss Brown has gotten used to eating Japanese food.
Bay Brown'ın dört çocuğu var.Mr Brown has four children.
Bir Bay Brown telefonda seni istiyor.A Mr Brown wants you on the phone.
Bay Brown diye birinden telefon var.It's a phone call from a Mr Brown.
Onun Bay Brown olduğunu düşünüyorum.I think he is Mr Brown.
Sanırım o Bay Brown'dur.I think he is Mr Brown.
Brian hüzünlü görünüyor.Brian looks blue.
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian left his belongings behind.
Brian kullandığı parayı kesinlikle sınırlamak niyetinde.Brian intends to strictly limit the money he uses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod