Ana içeriğe geç
Sözlük

bozum ile cümle

bozum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
37
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dünyada olmayan birçok etki ve sinyal bozum kaynağı vardır.There are many sources of interference and signal distortion that do not exist on Earth.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.I realized there was something just extraordinary about Feynman, even when he did what he did.
Ayrıca Jacques Derrida yapı bozumculuğu geliştirmiştir.Jacques Derrida entwickelte die Dekonstruktion.
Ayrıca Jacques Derrida yapı bozumculuğu geliştirmiştir.Jacques Derrida travaillait dans la même direction.
Derrida, bu basmakalıplıktan kurtulmak için yapı bozuma başvurmuştur.Tori profite de ce déséquilibre pour se dégager.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Alrededor de 5 millones de botellas se producen en cada cosecha.
Ayrıca Jacques Derrida yapı bozumculuğu geliştirmiştir.Por otro lado, Jacques Derrida representa una importante influencia en la formación de su pensamiento.
Buna Mart Bozumu denir.Llamarlo melting pot es lo de menos.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Ad ogni vendemmia, vengono prodotte all'incirca 5 milioni di bottiglie.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Ежегодно производится более 50 млн бутылок Ламбруско.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.São produzidas cerca de 5 milhões de garrafas de cada vintage.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Omkring 5 miljoner flaskor produceras varje årgång.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.În jur de 5 milioane de sticle de tipul vintage sunt produse în fiecare an.
Halen her bağ bozumunda yaklaşık 5 milyon şişe şampanya üretilmektedir.Hvert år laves der omkring fem millioner flasker.
Abi yapma. Sen de gaz verme ţuna ya. Bozum olacađýz ţimdi.Είναι μεγάλη ευθύνη για σένα.
Bu, bozuma uđratmanýn gücüdür. Montreal'in yakýnýnki Oka, Quebec'teki제대로 이해조차 못하고 있습니다.
Bu, bozuma uđratmanýn gücüdür. Montreal'in yakýnýnki Oka, Quebec'tekiLe problème est que cette culture a une hiérarchie clairement définie.
Bu, bozuma uđratmanýn gücüdür. Montreal'in yakýnýnki Oka, Quebec'tekiY la problema es que esta cultura tiene su jerarquía muy claramente definida.
Bu, bozuma uđratmanýn gücüdür.И еще проблема в том, что наша культура характеризуется четко установленной иерархией.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Am realizat că era ceva extraordinar despre Feynman, chiar şi când a făcut ceea ce a făcut.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Där och då insåg jag att det var något extraordinärt med Feynman, även när han gjorde det han gjorde.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Ich erkannte, dass Feynman etwas Außergewöhnliches an sich hatte, sogar wenn er einfach tat, was er so tat.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Ik realiseerde me dat er iets bijzonders was aan Feynman, zelfs als hij deed wat hij deed.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.저는 그 때 파인만에게는 뭔가 남다른 면이 있다는 걸 깨달았습니다. 그런 행동을 했을 때 조차도 말이죠.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Me di cuenta de que había algo de extraordinario en Feynman, hiciera lo que hiciera.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Mi resi conto che c'era qualcosa di straordinario in Feynam, anche quande faceva quel che faceva.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Percebi que havia algo extraordinário em Feynman, mesmo quando fazia o que fazia.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Rájöttem, van valami rendkívüli Feynmanban, még akkor is, amikor azt teszi, amit tett.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Saya menyadari ada hal yang luar biasa tentang Feynman, bahkan saat dia melakukan apa yang dilakukannya.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Zrozumiałem wtedy, że Feynman był wyjątkowy nawet wtedy, gdy robił to, co robił.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Συνειδητοποίησα ότι υπήρχε κάτι το ιδιαίτερο σχετικά με το Φάυνμαν, ακόμα κι όταν έκανε ό,τι έκανε.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Тогава осъзнах, че имаше нещо невероятно във Файнман, дори когато се държеше както се държеше.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Це було щось особливе. я зрозумів тоді, що Фейнман був особливим, навіть тоді, коли поводився так, як завжди.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.Я понял, что в Фейнмане было что-то необычное, даже когда он делал то, что делал.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.הבנתי שהיה משהו יוצא מגדר הרגיל בפיינמן, אפילו כשהוא עשה מה שהוא עשה.
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.فقد ادركت شيئاً مميزاً فيما يخص " فينمان " حتى عندما قام بما قام به في الحوار
Feynman'da bu felsefecileri bozum ederken bile çok özel bir şey olduğunu fark ettim.とてつもない何かがあったのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod