Sarışın, iri yapılı ve uzun boyluydu.Ta oli blond, üsna kõhn ja terve.
Oğlu hariç bütün Edain arasında en uzun boylu insandır.Ta on oma venna järel maailmas suuruselt teine loom.
Küçük ve orta boylu ağaçlar ya da büyük çalılar şeklindedirler.Anakardid on väikesed või keskmise suurusega laia võraga puud.
Partiye geldiğinde herkes çok şaşırır çünkü Roy en az 50 yaşında, kısa boylu biridir.Suhe Lari Väänäsega oli keeruline, sest Lari oli Kallest üle kümne aasta noorem.
Koru içinde yer alan ağaçlar fazla boylu değildir.Muinsuskaitse all olevad hiiepaigad ei ole kaitstud.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Devi sdraiarti per terra, sulla schiena, di fronte a uno specchio, meglio se a figura intera.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Il faut s'allonger par terre, sur le dos, en face d'un miroir, de pied, de préférence.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Je moet op je rug gaan liggen, voor een spiegel, liefst languit.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."우선 거울 앞에 엎드려 벌렁 누워야 되잖아요.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Man muss ich hinlegen, auf den Rücken, vor einen Spiegel, am Besten in ganzer Länge.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Temos de nos deitar de costas em frente dum espelho de corpo inteiro.,
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Tienes que recostarte de espaldas, frente a un espejo, de preferencia largo.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Trebuie să te pui pe spate în fața unei oglinzi, întinsă integral de preferință.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Πρέπει να ξαπλώσεις ανάσκελα, μπροστά σε έναν καθρέφτη, κατά προτίμηση ολόσωμο.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."'Надо лечь на спину, перед зеркалом. Предпочтительно зеркало во весь рост.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."Трябва да легнеш по гръб пред огледало, за предпочитане човешки ръст.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."את צריכה לשכב על הגב, לפני מראה,
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."عليكي ان تستلقي هناك على ظهرك ,امام مراة,
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca.完璧な姿勢で完璧な照明があっても
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Egy alacsony, fiatal nőt láttak, aki barna egyenruhát viselt.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Ei m-au văzut ca o femeie tânără, scundă, purtând un costum cafeniu.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Họ xem tôi như một người phụ nữ trẻ, lùn mặc bộ đồ nâu.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Ils me voyaient comme une jeune et petite femme portant un uniforme beige.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.그들은 저를 황갈색 정장을 입은 어리고 작달막한 여자로 봤습니다.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Mereka menatap saya, seorang wanita muda dan pendek yang mengenakan blazer.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Me veían una mujer joven, baja, vestida con un traje color canela.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Mi vedevano come una giovane donna bassa che indossava un abito marrone.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Odbierali mnie jako młodą, niską kobietę w garsonce.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Quando olhei para o grupo e perguntei, "Vocês rezam?" viram uma mulher jovem, baixinha num fato caqui.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Sie sahen in mir einen junge, kleine Frau, die einen hellbraunen Anzug trug.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Viděli ve mě mladou, malou ženu v hnědém obleku.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Videli vo mne mladú, nízku ženu v hnedom obleku.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Ze zagen me als een jonge, kleine vrouw in een bruin uniform.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Με είδανε σα μια νέα, κοντή γυναίκα που φορούσε ένα σκούρο κοστούμι.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Вони вважали мене молодою, тендітною жінкою, яка була одягнена в темно-коричневий костюм.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Они смотрели на меня и видели молодую, невысокую женщину в темной одежде.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.Те ме гледаха като млада, ниска жена облечена в жълтокафяв костюм.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.הם ראו אישה צעירה, נמוכה עם חליפה בצבע חאקי.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.كانت نظرتهم لي كشابة قصيرة ترتدي بدلة سمراء.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.「お祈りは?」
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilir키가 큰 부분에 대 한 키가 턱 권장된 1/3 길이 저장할 수 있는
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirCzęść wysoka będziemy trzymać zalecana długość jednej trzeciej z wyższy szczęki
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirFor en høj del, kan vi holde den anbefalede en tredjedel længde med en højere kæbe
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirFür einen hohen Teil können wir die empfohlene Länge ein Drittel mit einem größer Unterkiefer halten.
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirMagas része tudjuk tartani ajánlott egy harmadik hossza, a magasabb állkapocs
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirMột phần cao, chúng tôi có thể giữ được đề nghị một phần ba chiều dài với một hàm cao
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirPara uma parte de altura, podemos realizar o comprimento recomendado de um terço com uma mandíbula mais alto
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirPentru o parte inalt, putem deţine recomandat o treime lungimea cu un maxilar mai inalti
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirPer una parte alta, siamo in grado di tenere la lunghezza consigliata un terzo con una mascella più alta
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirPitkä puolestamme pidämme Suositellut kolmannes pituus, pitempi leuka
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirPor una parte alta, podemos mantener la duración recomendada de un tercio con una mandíbula de taller
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirPour une grande partie, nous pouvons respecter la durée recommandée d'un tiers avec une mâchoire taller
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirVysoké části můžeme držet doporučených jednu třetinu délky s vyšší čelist
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirΓια ένα ψηλό μέρος, να κρατάμε το συνιστώμενο μήκος ένα τρίτο με ένα ψηλότερο σαγόνι
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirДля Талль части мы можем провести Рекомендуемая длина одну треть с выше челюсти
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirЗа висок част ние може да побере Препоръчителният една трета с висок челюст
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilirلجزء طويل القامة، ونحن يمكن أن تعقد طول الثلث الموصى به مع فكه طولاً
Bir uzun boylu gelince, biz uzun bir çene önerilen üçte biri uzunluğuyla tutabilir小さい部分の我々 はまだ小顎症と一部の 3 分の 1 を保持できます。
Boylu poslu ve... ...en az beş bankada hesabı olan bir adamla görüşmeliyim.Je dois rencontrer un homme qui a les reins solides : il doit avoir au moins 5 comptes épargne.
Boylu poslu ve... ...en az beş bankada hesabı olan bir adamla görüşmeliyim.Olyan fiúval kell találkoznom, aki gazdag, és legalább 5 megtakarítási számlája van.