boyama ile cümle

boyama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çiti boyamama gerek yoktu.I needn't have painted the fence.
John kapıyı boyamaktadır.John has been painting the door.
Chris evleri boyamak için kiralandı ve para toplayabildi.Chris was hired to paint houses and was able to raise the money.
Şimdi onun yapmasını istediğim şey çiti boyamaktır.What I want him to do now is to paint the fence.
Ben babama köpek kulübesini boyamada yardım ettim.I was helped by my father to paint the kennel.
Çiti boyamak için iyi hava koşullarından yararlanmalısınız.You should take advantage of the good weather to paint the fence.
Onun boyama için keskin bir gözü vardır.He has a sharp eye for painting.
Kız kardeşine onun odasını boyamasına yardım ettirdi.He got his sister to help him paint his room.
O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.He took advantage of the fine weather to paint the wall.
Ben duvarı tekrar boyamalı mıyım?Must I repaint the wall?
Hiç vücut boyama denedin mi?Have you ever tried body painting?
Onu boyamak zorundayım.I have to paint it.
Mary arabasını parlak maviye boyamak istiyor.Mary wants to paint her car bright blue.
Sulu boya ile boyamayı seviyorum.I love to paint with watercolors.
Bütün evi boyamak üç gün sürdü.It took three days to paint the whole house.
O küçük kız kardeşine odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his younger sister help him paint the wall of his room.
O, ablasına odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his older sister help him paint the wall of his room.
Ona onun evi boyaması için yardım etmesi rica edildi.She was asked to help him paint the house.
Yeni bir palet ve birkaç boyama fırçası aldım.I've bought a new palette and a few paint brushes.
Fırsatını bulur bulmaz, annenin çiti boyamasına yardım edeceğim.As soon as I can get the chance, I'll help your mother paint the fence.
Mutfağı boyamak için bir renk seçmenin bu kadar zor olduğunu asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to choose a color to paint the kitchen.
Tom'un bisikleti o onu kırmızıya boyamadan önce maviydi.Tom's bicycle was blue before he painted it red.
Tom hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.Tom made a frantic attempt to finish painting the fence before dark.
Tom'un çiti boyamasına gerek yoktu. Onu boyadıktan bir hafta sonra onu yıktılar.Tom didn't need to paint the fence. They tore it down a week after he painted it.
Tom çiti boyamak için çok fazla zaman harcamak niyetinde değildi.Tom didn't intend to spend so much time painting the fence.
Tom, mutfağın tavanını boyaması için yardımcı olacağı konusunda Mary'ye güvence verdi.Tom assured Mary that he'd help her paint the ceiling of her kitchen.
Tom garajı boyamayı bitirmenin onun bir gününü alacağını düşündü.Tom figured it would take him a full day to finish painting the garage.
Tom evi boyamama yardım eden kişiydi.Tom was the one who helped me paint my house.
Tom tavanı boyamanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to paint the ceiling.
Tom ofislerimizi boyamak için renk seçti.Tom chose the color to paint our offices.
Mary evini boyaması için Tom'u işe aldı.Mary hired Tom to paint her house.
Tom saçını boyamak istiyor.Tom wants to dye his hair.
Evi boyamama yardım et!Help me paint the house!
Mary saçlarını sarıya boyamayı tercih eder.Mary prefers to dye her hair blonde.
O, saçını kırmızıya boyamak istiyor.She wants to dye her hair red.
O odayı boyamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to paint that room.
Tom henüz evini boyamadı.Tom hasn't painted his house yet.
Mary henüz odasını boyamadı.Mary hasn't painted her room yet.
Saçımı boyamayı seviyorum.I like to dye my hair.
Onların işi arabaları boyamak.Their job is to paint cars.
Tom'un ahırı boyamama yardım etmesi gerekiyordu ama gelmedi.Tom was supposed to help me paint the barn yesterday, but he never showed up.
Tom hâlâ çiti boyamayı bitirmek zorunda.Tom still has to finish painting the fence.
Çiti boyamak saatler sürebilir.It could take hours to paint the fence.
Tavanı boyamamıza yardım etmek istemediğini mi söylüyorsun?Are you saying you don't want to help us paint the ceiling?
Sanırım Tom geçen yaz ahırı boyamaya zaman ayırmadı.I guess Tom didn't get around to painting the barn last summer.
Saçımı boyamam.I don't dye my hair.
Tom'un saçını boyayıp boyamadığını söylemek zor.It's hard to tell whether Tom dyes his hair or not.
Evi boyamayı bitirmenin kaç saat süreceğini merak ediyorum.I wonder how many hours it'll take to finish painting the house.
Evi boyamayı bitirmenin ne kadar süreceğini merak ediyorum.I wonder how long it'll take to finish painting the house.
Garajımı boyamama yardım etmeni İsterim.I'd like for you to help me paint my garage.
Evini boyamana yardım edeceğim.I'll help you paint your house.
Tom ve Mary arabalarını boyamak zorunda.Tom and Mary have to paint their car.
Tom evini boyamam için beni tuttu.Tom hired me to paint his house.
Tom bir fırça aldı ve Mary'nin çiti boyamasına yardım etmeye başladı.Tom picked up a paintbrush and started helping Mary paint the fence.
Bir günde bu evi boyamayı bitiremem.I can't finish painting this house in one day.
Evimizi boyamak beklediğimizden daha uzun sürdü.Painting our house took longer than we expected.
Duvarı yeşile boyamak için kullanılmış fırçayı kullanmıştı ve sonradan onu temizlemedi.He'd used the dirty brush to paint the wall green, and he did not clean it afterwards.
O, dudaklarını asla kırmızıya boyamaz.She never paints her lips red.
Evimi boyamak için ne kadar ücret istiyorsunuz?How much would you charge to paint my house?
Tom'un tavanı boyamama yardım etmesini umuyordum.I expected Tom to help me paint the ceiling.

İlgili Sayfalar