Ana içeriğe geç
Sözlük

borcun ile cümle

borcun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.Vemos ali a dívida total de África e o défice orçamental do Reino Unido, como referência.
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.Zum Vergleich können Sie nun Afrikas Gesamtschulden sehen sowie das Haushaltsdefizit Großbritanniens.
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.Τώρα βλέπετε το συνολικό χρέος της Αφρικής εδώ και το έλλειμμα της Βρετανίας για αναφορά.
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.Зараз, ви можете бачити загальну суму заборгованості Африки і британський дефіцит бюджету, для довідки.
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.Сега, можете да видите целия дълг на Африка тук и дефицита на Обединеното Кралство за сравнение.
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.עכשיו בואו נראה את סכום החוב הכללי של אפריקה ואת הגרעון התקציבי של בריטניה לשם השוואה
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.الآن، يمكنك ان ترى كامل ديون أفريقيا هناك والعجز في الميزانية المملكة المتّحدة كمرجع.
Şimdi, burada Afrikanın toplam borcunu görebilirsiniz ve İngiltere, bütçede hesap açığı mesela.イギリスの財政赤字額を 並べておきます アメリカというのは
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.A empresa não foi avante e ele não podia reembolsar o empréstimo.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.Aus der Firma wurde nichts, und er konnte das Geld nicht zurückzahlen.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.Compania lui a dat faliment şi nu a putut returna împrumutul, iar eu eram girantul.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.Firma nie wypaliła, a on sam nie był w stanie zwrócić tej kwoty, a ja przecież żyrowałem jego pożyczkę.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.Het bedrijf faalde en hij kon het geld niet terugbetalen.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.회사는 성공하지 못하여, 그 돈을 갚지 못했는데
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.La compagnia fallì, e lui non poté restituire il denaro, ed io ero il garante della nota.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.La compañía no triunfó, y no pudo devolver el dinero, y yo era el aval del préstamo.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.L'entreprise n'a pas marché, et il ne pouvait pas rembourser, et j'étais le garant du prêt.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.Его компания обанкротилась, и он не смог расплатиться с долгом.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.Фирмата не успя и той не можа да върне парите, а аз бях вписаният гарант.
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.החברה לא הצליחה, והוא לא יכל להחזיר לי את הכסף,
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.ولم تنجح تلك الشركة ، فلم يستطع التسديد
Şirket başarılı olamadı ve o parayı geri ödeyemedi, ve borcun kefili bendim.私は10万ドルの負債を抱えました
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Percayalah! Kalian tidak akan keluar dari penjara sebelum dendamu lunas.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Digo-te que não sairás dali enquanto não pagares o derradeiro lepto.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››En u komt de gevangenis niet uit, voordat u de laatste cent betaald hebt."
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Hovorím ti, že nevyjdeš ztade, dokiaľ nezaplatíš aj posledného haliera.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Ich sage dir: Du wirst von dannen nicht herauskommen, bis du den allerletzten Heller bezahlest.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Îţi spun că nu vei ieşi de acolo, pînă nu vei plăti şi cel mai de pe urmă bănuţ.``
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Jag säger dig: Du skall icke slippa ut därifrån, förrän du har betalt ända till den yttersta skärven.»
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Jeg sier dig: Du skal ingenlunde komme ut derfra før du har betalt til siste øre.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Jeg siger dig: Du skal ingenlunde komme ud derfra, førend du får betalt endog den sidste Skærv."
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Je te le dis, tu ne sortiras pas de là que tu n`aies payé jusqu`à dernière pite.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››네게 이르노니 호리라도 남김이 없이 갚지 아니하여서는 결단코 저기서 나오지 못하리라 하시니라
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Minä sanon sinulle: sieltä et pääse, ennenkuin maksat viimeisenkin rovon."
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Mondom néked, hogy nem jõsz ki onnét, mígnem megfizetsz mind az utolsó fillérig.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Powiadam ci: Nie wynijdziesz stamtąd, póki byś nie oddał do ostatniego pieniążka.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Pravim ti, nikakor ne prideš iz nje, dokler ne plačaš tudi zadnjega vinarja.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Pravím tobě: Nevyjdeš odtud, dokudž bys i toho posledního haléře nenavrátil.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Ta nói cùng ngươi , ngươi trả còn thiếu một đồng_tiền , thì không ra khỏi tù được .
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Ta nói cùng ngươi, ngươi trả còn thiếu một đồng tiền, thì không ra khỏi tù được.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Te digo que no saldrás de allí hasta que hayas pagado la última blanca
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Ti assicuro, non ne uscirai finché non avrai pagato fino all'ultimo spicciolo»
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Σοι λεγω, δεν θελεις εξελθει εκειθεν, εωσου αποδωσης και το εσχατον λεπτον.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Глаголю тобі, не вийдеш звідтіля, доки й останнього мідяка не віддаси.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Казвам ти, никак няма да излезеш от там, докле не изплатиш и най-последното петаче.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››Сказываю тебе: не выйдешь оттуда, пока не отдашь и последней полушки.
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››ואני אמר לך לא תצא משם עד אם שלמת גם את הפרוטה האחרונה׃
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››اقول لك لا تخرج من هناك حتى توفي الفلس الاخير
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››我 告 訴 你 、 若 有 半 文 錢 沒 有 還 清 、 你 斷 不 能 從 那 裡 出 來
Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.››我 告訴 你 、 若 有 半 文 錢沒 有 還清 、 你 斷 不 能 從 那 裡出來
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenCela ne peut pas être le laitier, l'homme de gaz, le boulanger, qui vient toujours pour se faire payer.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenDet kan inte vara mjölkbudet som alltid vill ha betalt.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenEu sei que não pode ser o homem do leite, nem o homem do gás, nem o homem do pão, que vêem cobrar.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenIch weiss, es kann nicht der Milchmann, der Gasmann, der Backer, der immer zur Bezahlung kommt
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenI know it can't be the milk man, the gas man, the bread man, who always collects
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenI know it can't be the milk man, the gas man, the bread man, who always collects
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenNon puo' essere il lattaio, l'uomo del gas o il panettiere che recupera sempre qualcosa
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenNo puede ser el lechero, el del gas, el del pan, que siempre cobran.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenSigur nu-i lăptarul, găzarul sau brutarul, ei nu-ncasează azi
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenTiedän ei se oo maitomies, kaasumies, leipämies, joka ain' rahastaa
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod