Ana içeriğe geç
Sözlük

bor ile cümle

bor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a çok borçluyum.I owe Tom a great deal.
Tom'a çok şey borçluyum.I owe Tom a great deal.
Bana çok borçlusun.You owe me big time.
Bana büyük bir iyilik borçlu olacaksın.You're going to owe me a big favor.
Tom'a büyük bir özür borçlusun.You owe Tom a big apology.
300 dolar borç alabilir miyim?Can I borrow 300 dollars?
Tom'a büyük zaman borçluyum.I owe Tom big time.
Tom'a yaşamımı borçluyum.I owe Tom my life.
Bana bir iyilik borçlusun.You owe me a favor.
Bana üç yüz dolar borçlusun.You owe me three hundred dollars.
Bana bir bira borçlusun.You owe me a beer.
Onun için bana borçlusun.You owe me for that.
Bana üç dolar borçlusun.You owe me three dollars.
Bana bir özür borçlusun.You owe me an apology.
Bana hâlâ biraz para borçlusun.You still owe me money.
Bize hâlâ biraz para borçlusun.You still owe us money.
Bana otuz dolar daha borçlusun.You owe me another thirty bucks.
Bunu kendinize borçlusunuz.You owe it to yourself.
Tom'a bir özür borçlusun.You owe Tom an apology.
Tom, Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt that he owed Mary an explanation.
Bana çok şey borçlusun.You owe me big-time.
Size ne kadar borcumuz var?What do we owe you?
Tom'un sana ne kadar borcu var?What does Tom owe you?
Tom bana bir ya da iki iyilik borçlu.Tom owes me a favor or two.
Tom'a ne kadar borçluyuz?What do we owe Tom?
Tom boruları birlikte kaynattı.Tom welded the pipes together.
Tom'a otuz bin borçluyum.I owe Tom thirty thousand.
Tom hâlâ maaş bordrosunda.Tom is still on the payroll.
Sana para borçlu muyum?Do I owe you money?
Tom'un bana otuz dolar borcu var.Tom owes me thirty bucks.
Tom borç içinde boğuluyor.Tom is drowning in debt.
Bunu Tom'un ona gerçeği söylemesine borçlusun.You owe it to Tom to tell him the truth.
Topluma olan borcumu ödedim.I've paid my debt to society.
Tom topluma olan borcunu ödedi.Tom has paid his debt to society.
Şehir varlığını tam anlamıyla Mussolini'ye mi borçlu?Does the city literally owe its existence to Mussolini?
Sana borç vereceğini sanma.Don't reckon that he'd lend you some money.
Sana borç vereceğini sanmayasın.Don't reckon that he'd lend you some money.
Size borç para vereceğini sanmayın.Don't reckon that he'd lend you some money.
Size borç para vereceğini sanmayasınız.Don't reckon that he'd lend you some money.
Tom bir sürü insana bir sürü para borçlu.Tom owes a lot of people a lot of money.
Tom borsada bir servet kaybetti.Tom lost a fortune in the stock market.
Onun çok borçları var.He has a lot of debts.
Tom bana üç yüz dolar borçlu.Tom owes me three hundred dollars.
Tom borçlarını ödemeye yardımcı olması için arabasını satmak zorunda kaldı.Tom had to sell his car to help pay his debts.
Tom'a ne kadar borçlu olduğumuzu öğrenelim.Let's find out how much we owe Tom.
Para borç aldığımızda koşulları kabul etmeliyiz.When we borrow money, we must agree to the conditions.
"Bana para borcun var." "Hayır, yok.""You owe me money." "No, I don't."
"Sanırım bana yaklaşık otuz dolar borçlusun." "O yaklaşık doğru görünüyor.""I think you owe me about thirty dollars." "That seems about right."
Tom bana bir özür borçlu.Tom owes me an apology.
Bana borçlu olduğun parayı istiyorum ve onu şimdi istiyorum.I want the money you owe me and I want it now.
Tom senden borç para aldı mı?Did Tom borrow money from you?
Bana para borçlusun.You owe me money.
Tom'un hâlâ size para borcu var mı?Does Tom still owe you money?
Onu satıp borcumu ödedim.I sold it and paid my debt.
Sana büyük zaman borçluyum.I owe you big time.
Sana bütünüyle bir tane borçluyum.I totally owe you one.
Tom beni maaş bordrosuna koydu.Tom put me on the payroll.
Hayatımı Tom'a borçluyum.I owe my life to Tom.
Ben Tom'a bir iyilik borçluyum.I do owe Tom a favor.
Tom ve ben hayatımızı size borçluyuz.Tom and I owe you our lives.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod