Borsa yükseldi.The stock market is up.
Onun bir sürü birikmiş borçları var.He has many accumulated debts.
O borçlar için çiftliği satmak zorunda kaldı.He had to sell the farm for debts.
Tom'un Mary'ye borcu var.Tom owes Mary money.
O, kumar borçlarından dolayı iflas etti.He's gone bankrupt due to gambling debts.
Tom'un herkese üç dolar borcu var.Tom owes everyone three dollars.
Tom Mary'ye otuz dolar borçlu.Tom owes Mary thirty dollars.
Tom'un Mary'ye otuz dolar borcu var.Tom owes Mary thirty bucks.
Hiç kimse kimseye bir şey borçlu değildir.No one owes anybody anything.
İşte sana borçlu olduğum para.Here's the money I owe you.
Bana ne kadar borcun var?How much do you owe me?
Bana ne kadar borçlusun?How much do you owe me?
Borçlarımı ödemek için çiftliğimi satmalıyım.I must sell my farm to pay off my debts.
Borçlarını nasıl ödeyecek?How will he repay his debts?
Tom sana ne kadar borçlu olduğunu bilmek istiyor.Tom wants to know how much he owes you.
Eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson "Brexit" için kampanyanın lideriydi.Former London mayor Boris Johnson was the leader of the campaign for "Brexit".
Neden onun gibi birine borç para verdin?Why did you lend money to someone like her?
Tom'un bana nispeten büyük miktarda para borcu var.Tom owes me a relatively large sum of money.
Sanırım Tom'a bir özür borçluyuz.I think we owe Tom an apology.
Ben özel ilgilere borçlu olmayacağım.I won't be beholden to special interests.
O özel ilgilere borçlu olmayacak.He won't be beholden to special interests.
Onlar özel ilgilere borçlu olmayacak.They won't be beholden to special interests.
Biz özel ilgilere borçlu olmayacağız.We won't be beholden to special interests.
O özel ilgilere borçlu olmayacakShe will not be beholden to special interests.
Bazı insanlar bornozlarıyla uyuyorlar.Some people sleep in their bathrobes.
Borcun ne kadar?How much do you owe?
Ne kadar borçlusun?How much do you owe?
Ben zaten Tom'a borçlu olduğum tüm parayı geri ödedim.I've already paid back all the money that I owed Tom.
Tom'un bir sürü borcu var.Tom has a lot of debts.
Onu yapmak boynumuzun borcudur.We've an obligation to do that.
Biz Tom'a bir şey borçlu değiliz.We don't owe Tom anything.
Tom'a borçluyum.I'm indebted to Tom.
Ulusal borcu azaltmak zorundayız.We have to reduce the national debt.
Arkadaşım sonunda tüm borcunu ödedi.My friend has finally paid his entire debt.
O borcu taksitle ödedi.He paid the debt through instalments.
Tom neden Mary'nin otuz dolar borç alması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know why Mary needs to borrow thirty dollars.
Tom Mary'nin neden otuz dolar borç alması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know why Mary needed to borrow thirty dollars.
Daha fazla borç para vermiyoruz.We're not lending any more money.
Gırtlağımıza kadar borç içindeyiz.We're in debt up to our eyeballs.
Hala borçtan kurtulmak zorundayız.We still have to get out of debt.
Borsa çöktü.The stock market has crashed.
Borsa battı.The stock market has crashed.
Hâlâ bir şey borçlu olabilirsin.You may still owe something.
Tom derneğe borcunu ödedi.Tom paid his debt to society.
Tom topluma borcunu ödedi.Tom paid his debt to society.
Tom kendi borçlarını ödemek zorundadır.Tom has to pay his own debts.
Tom'a bir borunun ne olduğunu göstereceğim.I'll show Tom what a pipe is.
Borsa delirmiş.The stock market is insane.
Tom Mary'ye çok borçlu.Tom owes Mary big time.
Sanırım borcu tamamen ödeyeceğim.I think it'll pay off.
Bize o kadar çok borçlusun.You owe us that much.
Tom borçlandı.Tom ran into debt.
Tom'un hâlâ bana çok para borcu var.Tom still owes me a lot of money.
Borcu yüz dolara yükseldi.His debt increased to one hundred dollars.
Ben de sana bir özür borçluyum.I owe you an apology, too.
Tom pazartesi gününden önce bana borçlu olduğu tüm parayı geri ödeyeceğini söylüyor.Tom says he'll pay back all the money he owes me before Monday.
Tom'un hala bana biraz para borcu var.Tom still owes me some money.
Birçok kişiye bir özür borçluyum.I owe a lot of people an apology.
Tom sana ne kadar borçlu?How much does Tom owe you?
Bana hâlâ üç yüz dolar borçlusun.You still owe me about three hundred dollars.