bombası ile cümle
bombası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Однажды один из охранников кинул гранату в туалет пленных, когда там было полно людей.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.במקרה אחד ספציפי, אחד השומרים זרק רימון-יד לתוך חדר השירותים של האסירים בזמן שהיה מלא באסירים.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.في احدى الحالات رمى أحد الحراس قنبلة يدوية على مخدع السجناء حينما كانوا فيه
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.捕虜たちでいっぱいのトイレに 手榴弾が投げ込まれたこともありました 彼は不審な笑い声を耳にしたと言います
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Eles ensinam-nos a usa metralhadoras, Kalishnikov, lançadores de foguetes, granadas, bombas.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Họ dạy chúng tôi cách dùng súng máy, Kalishnikov, bộ phóng tên lửa, đạn cối, bom.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ils nous enseignent à utiliser des mitrailleuses Kalachnikov, des lances-roquettes, des grenades, des bombes.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ne învaţă să folosim mitraliere, Kalashnikov, lansatoare de rachete, grenade, bombe.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Nos enseñan a usar armas de fuego, fusiles Kalishnikov, lanzamisiles, granadas, bombas.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Učia nás používať guľomety, Kališníkov, raketomety, granáty, a bomby.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Učí nás, jak zacházet s kulomety, Kalašnikovem, raketomety, granáty, bombami.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Ze leren ons machinegeweren gebruiken, kalashnikov, raketwerpers, granaten, bommen.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Μας δείχνουν πώς να χρησιμοποιούμε πολυβόλα, Καλάσνικοφ, εκτοξευτές πυραύλων, χειροβομβίδες, βόμβες.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Вони навчають нас використовувати автомати Калашнікова, ракетні установки, гранати, бомби.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Нас учат пользоваться пулеметами, автоматами, гранатометами, гранатами и бомбами.
Bize makinalı silahları, Kalishnikov, roket atar, el bombası kullanmayı öğretiyorlar.Учат ни да използваме картечници, автомати "Калашников", ракетни установки, гранати, бомби.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.Ar fi fost necesare două-trei mii bombe.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.C'était le premier projet financé par l'ARPA.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.일하던 사람들 대부분이 로스 알라모스 사람들이었죠. 수소폭탄 프로젝트에서 일했던 사람들이요.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.Orang yang membuatnya benar-benar seperti orang Los Alamos yang telah menghasilkan bom hidrogen.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.Sokan azok közül, akik dolgoztak rajta, Los Alamos-i emberek voltak, akik megcsinálták a hidrogén bombát.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.Wielu ludzi, którzy nad nim pracowali, było z Los Alamos, gdzie zbudowano bombę wodorową.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.Многие люди, работавшие на ним, были из Лос Аламоса, те же люди, что сделали водородную бомбу.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.Това е бил първият проект, финансиран от Агенцията за иследвания по напреднали технологии (АИНТ).
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.האנשים שעבדו על זה היה הרבה מהאנשים מלוס אלמוס שעשו את העבודה על פצצת המימן.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.أكثر الأشخاص الذين عملوا عليه كانوا من سكان (لوس ألموس) من الذين عملوا سابقا على القنبلة الهيدروجينية.
Bu işte Los Alamos'lu insanlar çalışıyordu daha önce hidrojen bombası yapımında çalışmışlardı.出身で水素爆弾の経験を有していました これは米国防総省後援の初めてのプロジェクトでした
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.En elk van deze lijkt op een waterstofbom; eigenlijk zijn de gevolgen nog erger.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Et chacune de ces choses ressemble à une bombe à hydrogène; en fait, les effets sont encore pires.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.In realtà, gli effetti sono addirittura peggiori.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Jokainen näistä näyttää vetypommilta; itse asiassa, vaikutukset ovat paljon pahemmat.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.각각의 모습이 수소폭탄 같은 모습입니다. 사실, 그 영향은 수소폭탄보다 더 심각합니다.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Og hver af disse ligner en brintbombe; faktisk er virkningerne er endnu værre.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Parecen bombas de hidrógeno; en realidad, los efectos son aún peores.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Przypomina to wybuch bomby wodorowej, ale tak naprawdę skutki są znacznie gorsze.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Și fiecare din acestea arată ca o bombă de hidrogen; de fapt, efectele sunt și mai grave.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Und alle dieser sieht wie eine Wasserstoffbombe aus; tatsächlich sind die Auswirkungen noch schlimmer.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Và một trong những cái này trông giống như một quả bom hidro; thật ra, tác động còn tệ hơn thế nữa.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.И всяко от тези изглежда като водородна бомба; всъщност ефектите са дори още по-лоши.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.Каждое из них выглядит, как взрыв водородной бомбы. На самом деле, эффект даже хуже.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.וכל אחד מאלו נראה כמו פצצת מימן; למעשה, ההשפעות היו יותר גרועות.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.وكل واحد من هؤلاء يشبه قنبلة هيدروجينية؛ في الواقع التأثيرات أكثر سوءا.
Bunların her biri bir hidrojen bombası gibi görünüyor; aslında etkileri daha da kötü.実は影響はもっとひどいのです こうなるのは地球内部深くにある物質が
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.10 ezer atombomba robbanásának erejével csapódott a Földbe.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Batu itu melanggar dengan kekuatan 10,000 tenaga senjata nuklear.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.C.olpė con una fforza pari a 10.000 bombe atomiche.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Den slog ner med en kraft som motsvarade 10000 kärnvapen.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.El impacto tuvo la fuerza de 10 mil armas nucleares.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Hij sloeg in met de kracht van tienduizend kernwapens.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Nó chạm trái đất với sức công phá của 10.000 đầu đạn hạt nhân.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.'Sein Aufprall setzte die Energie 'von 10.000 Atombomben frei.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Se iskeytyi Maahan 10 000 ydinaseen voimalla.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Udeřil silou deseti tisíc jaderných zbraní.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.Συγκρούστηκε με δύναμη 10.000 πυρηνικών βομβών.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.То ударило Земята със силата на 10,000 ядрени оръжия.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.То ударило Земята със силата на 10 000 ядрени оръжия.
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.הגוש הזה התנגש בכדור הארץ .בעוצמה של 10,000 פצצות גרעיניות טריליון טון של עפר ואבן התעופפו באטמוספרה
Çarpışmanın gücü, 10 bin atom bombasından daha fazlaydı.اصطدمت بقوه 10000 سلاح نووى
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaDas ist glaube ich noch nie zuvor im MoMA passiert.
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımda여기 안아주고 싶은 원자 폭탄 버섯 덕분에