bombaları ile cümle
bombaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kent merkezi yangın bombaları tarafından bombalandı.Det hvite hus fordømte bombingen.
MK60 bombaları buradadır.Fjellvegen F26 Sprengisandur går her.
Ardından barut bombalarını mancınıklarda da kullanmaya başladılar.Etter en stund ble også manuelle rifler tatt ut i egne divisjoner.
Bunlardan başka Almanlar özel tipte el bombaları da üretti.Senere bestilte også andre tyske selskaper denne varianten.
Destroyer sualtı bombaları bırakıyor ve U-571 hasar görüyor.Det tyske skipet fortsetter å slippe synkeminer, og U-571 blir skadet av det høye vanntrykket.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Kelompok Kamo menyeludupkan bom-bom ke Tiflis dengan menyembunyikannya di dalam sebuah sofa.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Krasin membantu membuat bom-bom untuk menyerang kereta kuda yang mengangkut uang.
Bunun üzerine, E7'nin saptanan yerinde suya su bombaları bırakıldı.Kemudian mereka harus mengantarkan es tersebut kepada petugas di Dermaga 7.
Amerika'nın attığı atom bombalarının üzerine gelen bu bozgun Japonya'nın teslim olmasını sağladı.Sesudah kedua kota tersebut dibom dengan bom atom, Jepang pun menyerah.
Çivi bombaları, elektromanyetik algılayıcılar ve metal dedektörler sayesinde bulunabilir.Bom paku dapat dideteksi oleh sensor elektromagnetik dan detektor metal standar.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.実行犯たちはほとんどが拳銃と手榴弾を隠し持ちながら農民の格好をして、通りの辻に待機していた。
Meyveler yerine bombaları kesmek ise oyunun sona ermesine yol açar.その際は、果実を寝かせて切るのがよい。
Super Joe, sınırsız cephaneli bir makinalı tüfeğin yanı sıra sınırlı sayıdaki el bombalarıyla donatılmıştır.超级乔配有无限子弹的冲锋枪以及有限的手榴弹。
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.团伙成员大多打扮成农民,带着左轮手枪和手榴弹在街角等候。
I. Dünya savaşında gözyaşı gazını el bombalarına doldurarak kullanan Fransaydı.第一次世界大戰中,法军在戰爭中率先使用催淚瓦斯。
Tank şeklindedir ve aynı tank gibi roket ve bombaları vardır.外形是坦克状,而且带有大量的导弹以及一门火炮。
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.卡拉辛协助制造了用于袭击的炸弹,炸弹装在马车上。
Bombanın ABD ordusunun "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B MOAB'a benzediği bildirildi.美國空軍向阿富汗亞欽區(英语:Achin District)的伊斯兰国據點投下一枚有「炸彈之母」之稱的GBU-43/B大型空爆炸弹,據報造成至少90名武裝分子喪生。
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.卡莫的团伙把炸弹藏在沙发里,以此将炸弹走私到第比利斯。
Atom bombalarında kullanılmak üzere uranyum izole etmekte kullanılan ekipman üzerinde çalıştı.他還曾在原子彈設備上使用分離鈾。
Mağara girişleri el bombaları ve alev silahlarına karşı eğimli inşa edildi.洞穴入口處被建成傾斜狀以抵禦手榴彈和火焰噴射器攻擊。
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.그들은 또한 ISIL이 그들 병력에 맞서 몇몇 개의 차량 폭탄을 설치했다고 주장했다.
Atılan bomba Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının yaklaşık 1.000 katı gücündedir.이 실험에서는 수소폭탄이 사용되었고, 그 폭발 규모는 히로시마와 나가사키의 원자 폭탄 투하에 사용된 폭탄의 1천 배에 달하는 위력을 보였다.
Bombaların uçaktan fırlatılması ilk kez I. Dünya Savaşı’nda gerçekleşti.הפעם משתחררות הפצצות של מטוסי כבר ביעף הראשון".
Sergi 1943 yılında yangın bombalarından zarar gördü.היא ניזוקה קשות בהפצצות מהאוויר בשנת 1943.
Sualtı bombaları gemiler, devriye uçakları ve helikopterler tarafından atılabilir.Дълбочинните бомби могат да се пускат от кораби, патрулни самолети, или хеликоптери.
Oyuncu tüm bu silahları kullanabilmekle fakat, el bombalarının dışında sadece iki silah taşıyabilmektedir.Играчът намира тези оръжия по време на кампанията, но може да носи 2 оръжия и гранати.
Bu sebeple Szilárd, bu bombaların dünyadaki tüm yaşamı yok edebileceğini düşünmüştür.Според него това оръжие би било способно да унищожи живота на Земята.
Atılan bomba Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının yaklaşık 1.000 katı gücündedir.Бомбата е била около 1500 пъти по-мощна от атомната бомба, хвърлена над Хирошима.
Oyuncu tüm bu silahları kullanabilmekle fakat, el bombalarının dışında sadece iki silah taşıyabilmektedir.Igrač tijekom igre dobiva nova oružja, no u mogućnosti je nositi samo dva oružja uz granate.
İsrail, fosfor bombalarıyla Gazze'yi bombalamıştır.Izrael je zanijekao upotrebu bijelog fosfora tijekom rata.
Hibakusha (被爆者), Atom bombaları patladığı anda Hiroşima ve Nagazaki'de bulunup hayatta kalan insanlara denir.Hibakuša (jap. 被爆者) označuje osoby, ktoré prežili atómové bombardovanie miest Hirošima a Nagasaki.
Saat 18:00'da başlayan bombardımanda ağırlıklı olarak yangın bombaları kullanılmıştır.Maždaug 2 val. nakties pasirodė pirmasis poveikis ugniagesiams.
Çok çeşitte arama radarı, nükleer su bombaları ve hedef güdümlü torpidolar taşıyabilir.Jis gali nešti labai įvairias raketas ir bombas įskaitant ir atominę bombą.
Daha sonra Fransa 1960'ta, Çin de 1964'te ilk atom bombalarını patlattılar .Prantsusmaa tegi esimese tuumarelvakatsetuse 1960. aastal ning Hiina katsetas tuumarelva 1964. aastal.
İlk HEAT mermileri tüfek bombalarıydı.See oli üks esimesi kuulipildujaid.
Bu bombardımanda önce şehrin çevresi yangın bombalarıyla bombalanır.Seejärel süütasid nad nagu planeeritud üle kogu linna tulekahjusid.
1964'teki el bombalarını bitirdim. Bu katta mı yaşıyorsun?Dziadku, masz coś mocniejszego do picia?
1964'teki el bombalarını bitirdim.Fiquei sem granadas em 64.
1964'teki el bombalarını bitirdim.Гранати от '64-та.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Apoi urmează al Doilea Război Mondial care ne dă rachete ghidate și bombe atomice.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Dan komt WWII en geeft ons doelzoekende raketten en atoombommen.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Depois veio a IIª grande guerra que nos deu misseis guiados e bombas atómicas.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Na scénu prichádza Druhá Svetová vojna, ktorá nám dala riadené strely a atómovú bombu.
Ardından ikinci dünya savaşı bize güdümlü füzeleri ve atom bombalarını seyrettirdi.Po niej przychodzi II Wojna Światowa a wraz z nią kierowane pociski i bomby atomowe
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Katonai fegyveres változatok, annyi hidrogén bombával, hogy a fél bolygót elpusztítanák.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.군사적인 무기 버젼은 이 행성의 반을 파괴할 수 있는 수소폭탄을 싣고 다니는 버젼입니다.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Le versioni militari portavano bombe ad idrogeno che potevano distruggere mezzo pianeta.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Militaire wapensystemen die plaats hadden voor waterstofbommen die de halve planeet konden vernietigen.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Versionen von militärischen Waffen beinhalteten
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Versiones con armas militares que cargaban bombas de hidrógeno capaces de destruir la mitad del planeta.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Wersje broni wojskowej, które unosiły bomby wodorowe, mogące zniszczyć całą planetę.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Военни оръжейни версии, които носели водородни бомби, които могли да унищожат половината планета.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.Образцы вооружений, снабжённые водородными бомбами, способными уничтожить пол планеты.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.גרסאות צבאיות חמושות שהיו גרסאות שנשאו פצצות מימן שיכלו להשמיד חצי מכדור הארץ.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.نسخ الأسلحة العسكرية كانت نسخ محمولة القنبلة الهيدروجينية باستطاعتها تدمير نصف الكوكب.
Askeri silah türleri ise gezegenin yarısını yok edebilecek hidrojen bombaları taşıyordu.水素爆弾搭載のものです もう一つソビエトを報復に爆撃するものもありました
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Állítólag senki sem tudta, hogy tulajdonképpen bombákat terveznek.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.A nikt nie miał wiedzieć, że w rzeczywistości projektują bomby.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Chẳng ai biết họ đang thiết kế bom.