bol bol ile cümle

bol bol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çevrecilerin çabalarına rağmen bölgenin ormansızlaşması devam ediyor.Despite the efforts of environmentalists, the deforestation of the region continues.
Hangi bölgelerde daha düşük bir yaşam maliyeti var?Which regions have a lower cost of living?
Yaşamak için güzel bir bölge.It's a nice area to live in.
Leyla bölgedeki en büyük çiftliğin sahibiydi.Layla was the owner of the largest ranch in the area.
Leyla, Londra'nın çok zengin bir bölümünde yaşıyordu.Layla lived in a very wealthy part of London.
Sensörlerim bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.My sensors detect an intruder in the area.
Sensörler bölgede izinsiz giren birini tespit ediyor.The sensors detect an intruder in the area.
Tom bu bölgelerdeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the largest ranch in these parts.
Tom, bölgedeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the largest ranch in the area.
Leyla yüz ve göğüs bölgesinden dövüldü.Layla was beaten in the face and the chest area.
Leyla bir yerleşim bölgesinde oturuyordu.Layla lived in a residential area.
Leyla bolca kanıyordu.Layla was bleeding profusely.
Eskiden dağlık bir bölgede yaşıyordum.I used to live in a mountainous area.
Leyla ve Sami küçük varlıklarını ayırıp bölüştüler.Layla and Sami separated and split their small assets.
Dağlık bir bölgede doğdum.I was born in a mountainous area.
Kamuoyu, destekçiler ve muhalifler olarak keskin bir şekilde bölündü.Public opinion has been sharply divided into supporters and opponents.
Leyla kırsal bir bölgede yaşıyordu.Layla lived in a rural area.
Ben dağlık bir bölgede büyüdüm.I grew up in a mountainous area.
Sami, merkezi trafik bölümüne transfer edildi.Sami was transferred to the central traffic division.
Tom bölgedeki bütün çocukları tanıyordu.Tom knew all the children in his neighborhood.
Tom uzak bir bölgede yaşıyor.Tom lives in a remote area.
Bütün kıyı bölgelerinin ılıman iklimleri yoktur.Not all coastal regions have mild climates.
İkinci bölümün ilk sayfasında birçok yeni sözcük var.On the first page of the second chapter there are many new words.
Mary, platformlama bölümünü kolaylıkla temizledi.Mary cleared the platforming section with ease.
Sanırım bu bölgedeki bütün altınları kazıp çıkardık.I think we have mined all the gold in this area.
Tom için bütün dükkanı aradık, ve onu oyuncak bölümünde bulduk.We searched the entire shop for Tom, and found him in the toy department.
Tom ve Mary kütüphanenin kısıtlanmış bölümüne girdiler.Tom and Mary broke into the restricted section of the library.
Tom henüz bölüm tercihi yapmadı.Tom hasn't yet decided on a major.
Tom hangi bölüme gideceğine henüz karar vermedi.Tom hasn't yet decided on a major.
Tom hâlâ üç bölüm daha okumalı.Tom still has to read three more chapters.
Tom bu bölgeyi karış karış bilir.Tom knows every inch of this area.
Tom bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir.Tom knows every inch of this area.
Bu bölgeyi çok iyi biliyorum.I know this area very well.
Erkekler bölümü ikinci katta.The men's department is on the second floor.
Tom bol bol et yiyor.Tom eats a lot of meat.
Bu bölge plajlarıyla ünlüdür.This area is famous for its beaches.
Bu bölge mandalina ile ünlüdür.This area is famous for tangerines.
Tom Mary'nin giydiğini söylediği gibi bol pantolon giymiyorduTom wasn't wearing baggy pants like Mary said he was.
Tom bol dökümlü pantolon giyiyor.Tom is wearing baggy pants.
Boston bölgesinde yaşıyorum.I live in the Boston area.
Tom ve Mary aynı bölümde çalışıyorlar.Tom and Mary work in the same department.
Tom muhasebe bölümünde çalışıyor.Tom works in the accounting department.
Tom, bölgeyi iyi tanıdığını söyledi.Tom said he knew the area well.
Ayakkabı bölümü üçüncü katta.The shoe department is on the third floor.
Tom bileti ikiye böldü.Tom tore the ticket in half.
Tom şehrin sessiz bir bölgesinde yaşıyor.Tom lives in a quiet part of town.
Kutup bölgeleri hariç, tuzlu okyanus suyu nadiren donar.With the exceptions of the polar regions, salty ocean water rarely freezes.
Tom bolca dinleniyor.Tom gets plenty of rest.
Sami'nin arabası Kahire'deki bir yerleşim bölgesinde terk edilmiş bulundu.Sami's car was found abandoned in a residential area in Cairo.
Sami'nin bol boş zamanı vardı.Sami had plenty of spare time.
Yeni bir bölüm için bizi izlemeye devam edin.Stay tuned for a new episode.
Açıklamamın hangi bölümünü anlamadın?What part of my explanation didn't you understand?
Sami bu bölgeye Kahire'den gidiyordu.Sami was moving to this area from Cairo.
Sami o bölgede yaşıyor.Sami lives in that area.
Sami yüzülmenin yasak olduğu bir bölgedeydi.Sami was in a no-swim zone.
Sami alt bölgesini tıraş etti.Sami shaved his lower region.
Sami, Leyla'yı tenha bir bölgede bıraktı.Sami dropped Layla off in a secluded area.
Sami'nin Leyla'yı öldürmek için bol zaman ve bol fırsatı vardı.Sami had ample time and ample opportunity to kill Layla.
Konserin ilk bölümünü kaçırdım.I missed the first part of the concert.
Bol limon suyu içtim.I drank plenty of lemon water.

İlgili Sayfalar