Ana içeriğe geç
Sözlük

bodrumu ile cümle

bodrumu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un bodrumunda bir şarap mahzeni var.Tom has a wine cellar in his basement.
Bodrumumuza yeniden şekil vermeyi henüz bitirdik.We've just finished remodeling our basement.
Tom'un bodrumunda birlikte maç izleyeceğiz.We're going to watch the game together in Tom's basement.
Bodrumumuzu ses geçirmez hale getirdik ve onu bir kayıt stüdyosu olarak kullanıyoruz.We soundproofed our basement and use it as a recording studio.
Biz bodrumumuzu sadece depolama için kullanırız.We only use our basement for storage.
Tom bizim bodrumumuzda üç gün saklandı.Tom hid in our basement for three days.
Tom'un bodrumunda bir atölyesi var.Tom has a workshop in his basement.
Grubumuz her pazartesi akşamı kilisemizin bodrumunda buluşur.Our group meets in the basement of our church every Monday evening.
Bodrumumuzda bulduğuma bak.Look what I found in our basement.
Onların Park caddesindeki bir evin bodrumunda gömülmüş bir iskelet bulduklarını duydum.I heard they found a skeleton buried in the basement of a house on Park Street.
Tom'un bodrumunda yaşamayı nasıl bitirdin?How did you end up living in Tom's basement?
Sizin evin bir bodrumu var mı?Does your house have a basement?
Bodrumunuzda saklanabilir miyiz?Can we hide in your basement?
Bodrumu görmeme gerek yok.I don't need to see the basement.
Iy! Amcamın bodrumu kokarca gibi kokuyor!Ew! My uncle's basement smells of skunk!
O bodrumun içindeydi.It was in the basement.
Tom'un bir bodrumu yok.Tom doesn't have a basement.
Tom'un bodrumunda eski bir radyosu var.Tom has an old radio in his basement.
Bodrumu kontrol edeceğim.I'll check in the basement.
Sami'nin bodrumu aslında bir işkence odasıydı.Sami's basement was in fact a torture chamber.
Tom parayı bodrumunda sakladı.Tom hid the money in his basement.
Benim bodrumum yok.I don't have a basement.
Sami o evin bodrumunda insan kalıntıları keşfetti.Sami discovered human remains in the basement of that house.
Tom'un evinin bodrumu var mı?Does Tom's house have a basement?
Bodrumunuzda sıçanlar var.There are rats in your basement.
Bodrumunuzda sıçanlar cirit atıyor.There are rats in your basement.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Nevertheless, he becomes lost and finds himself in his parents' basement.
Washington DC'de bir hastanin bodrumunda bulunmuştur.It was a 12-bedded hospital on Washington Street.
Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.In the crypt below the church.
Tüm gece boyunca bodrumumuzda yaptığımız provaları unuttunuz mu?Remember practicing all night in our basement hall?
Tanık, Brahimay'ın kendisine bir evin bodrumundaki başka esirleri de gösterdiğini de ekledi.Brahimaj, the witness added, showed him other prisoners in the basement of a house.
Chris Armitage evinin bodrumunda uyanır, deri bir sandalyeye bağlanır.Chris wakes up in the basement of the Armitage house, fastened to a leather chair.
Makam-ı Danyal Camii'nin bodrumundaki kalıntılarRuins in the basement of Daniel's Tomb Mosque
Sibirya Kratonu'nun çıplak bir bodrumudur.It is an exposed basement of the Siberian Craton.
Detinet kule bodrumunun bir parçasıPart of the detinets' tower basement
Lutsk kardeş Kutsal Haç Kilisesi'nin bodrumuna gömüldü.She was buried in the crypt of the Lutsk fraternal Holy Cross Church.
Depolama için sadece bodrumu kullanıyoruz.Wir benutzen nur den Keller für die Aufbewahrung
Birkaç dakika sonra bodrumun kapısını açar ve alarm çalmauya başlar.Cependant, à la minute où il ouvre la porte de la cave, l'alarme se déclenche.
Max, Hubermann'ların bodrumunda gizlenen yahudi bir savaşçıdır.Max Vandenburg: El muchacho judío que los Hubermann esconden en el sótano de su casa.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ella sigue insistiendo y lo encuentra en su apartamento.
Miloš, oğlu ve karısını evin bodrumuna taşır ve onları buraya kilitler.Miloš carica i corpi della moglie e del figlio in un'auto e li riporta a casa.
O sırada bir ahtapota dönüşmeye devam eden Stewie, evinin bodrumunda birdenbire yüzlerce yumurta yumurtlar.Тем временем располневший Стьюи внезапно откладывает несколько сотен яиц в подвале своего дома.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Max, Hubermann'ların bodrumunda gizlenen yahudi bir savaşçıdır.Lieselin přítel, židovský boxer, který se v Hubermannově sklepě skrývá před nacisty.
Tünel, 13 Septembrie Bulvarı’nı binanın bodrumuna bağlayacaktır.De asemenea, se are în plan construirea unor tunele ce leagă Calea 13 Septembrie cu subsolul clădirii.
O sırada bir ahtapota dönüşmeye devam eden Stewie, evinin bodrumunda birdenbire yüzlerce yumurta yumurtlar.Eközben Stewie váratlanul több száz tojást tojik a ház pincéjében.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ezután Bruce feleszmél és szülei sírjában találja magát.
29 Ağustos 1984'te babası tarafından evlerinin bodrumuna hapsedildi.A lányt 1984. augusztus 28-án, tehát 18 éves korában börtönözte be az apja a pincéjükben kialakított cellába.
Ayrıca igloların bodrumunda bir Rahip köylü bulunur.Samaan aikaan kylässä papin pää leikataan irti.
Her katta iki daire, bodrumunda da bir sarnıç bulunurmuş.Alt i to stokværk over en kælder.
Peter, kendisini ve ailesini evinin bodrumuna kilitler ve tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise giyer.ピーターとアリスは娘のハンナとルーシーをクローゼットに隠し、アパートのドアにバリケードを築く。
2 Ekim 1888 tarihinde Metropolitan Polis merkezinin bodrumunda başsız bir kadın bedeni bulunmuştur."ホワイトホール・ミステリー" 1888年10月2日、頭部のない女性の胴体がホワイトホールで発見された。
Öte yandan Spike ise yeni okulun bodrumunda kendine teselli aramaktadır.ספייק מתגלה במרתף של בית הספר כשהוא משוגע בעקבות קבלת הנשמה.
Fransa'nın en geniş kilise bodrumu olan günümüzde yapının bodrumu o dönemden kalmadır.Večina sedanje kripte, ki je največja v Franciji, izvira iz tega obdobja.
Ama üç gün sonra, örtü zarar görmemiş bir halde bulundu. Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.En wonderbaarlijk, drie dagen later werd het kleed onbeschadigd teruggevonden in de crypte onder de kerk.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.De fandt computeren i det her rum i kælderen i en MIT bygning.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Ils ont trouvé le PC dans ce local au sous-sol d'un bâtiment du MIT. Ils auraient pu le débrancher.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Našli ten počítač ve sklepě budovy MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Trovarono il computer in questo stanzino nel seminterrato di un edificio dell'MIT. Avrebbero potuto staccarlo.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Βρήκαν αυτόν τον υπολογιστή σε ένα δωμάτιο στο υπόγειο ενός κτιρίου του MIT.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod