bod ile cümle

bod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
*is the way someone's body moves.* *At this Camp David summit,*là cách di chuyển cơ thể của ai đó.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", a spus el, peste calea ferată dintre etapele pivnita "," TAS adevărul ceea ce Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", dijo, sobre el carril de los pasos de bodega "," tas la verdad lo que Henfrey sez.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", disse ele, sobre o trilho da escada do porão "," tas a verdade o que Henfrey sez.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", dit-il, sur le rail des étapes cave "," tas de la vérité ce Henfrey sez.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," ha detto, oltre alla guida dei passi cantina, "'tas la verità quello che Henfrey sez.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", hän sanoi, yli kiskon ja kellarin vaiheet, " tas the totuus mitä Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," je rekel, čez železnico v kleti korakov, " Tas je resnica, kaj Henfrey PEC.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," katanya, di atas rel tangga gudang bawah tanah, "'tas kebenaran apa yang Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," mondta, át a vasúti a pince lépések "," tas az igazságot, amit Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", ông nói, trên đường sắt trong những bước hầm, "TAS sự thật những gì Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," povedal a cez zábradlie do pivnice krokov "," TAS je pravda to, čo Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", powiedział, przez poręcz schodów piwnicy "," tas prawdy co Henfrey SSE.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," řekl a přes zábradlí do sklepa kroků "," TAS je pravda to, co Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", sagte er, über das Geländer der Kellertreppe "," tas die Wahrheit, was Henfrey sez.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny", sa han, över relingen av källaren steg "," TAS sanningen vad Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny," zei hij, over de reling van de kelder stappen, "'TAS de waarheid wat Henfrey SEZ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Janny" ، وقال انه ، خلال السكك الحديدية من الخطوات القبو "،" تاس الحقيقة ما Henfrey
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez.SEZ。電子en't'Eは、UZの部屋ではない"。
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."재니"라고 TAS가 진실 Henfrey ' ", 지하실 단계의 레일 위에 말했다
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Джани", каза той, през железопътния на избата стъпки, "Tas истината какво Henfrey СИЗ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Джанни", сказал он, через перила из подвала шаги "," тас правда, что Henfrey ОЭЗ.
"Janny," dedi tas gerçeği ne Henfrey ", bodrum adımları rayından dedi. sez."Джанні", сказав він, через перила з підвалу кроки "," тас правда, що Henfrey ОЕЗ.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Beraktak egy cellába.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Dann steckten sie mich in eine Zelle.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Et ils m'ont enfermé en cellule.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.저를 지하에 있는 유치장에 가뒀습니다.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Me metieron en una celda.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Potom mě zavřeli do cely.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Så satte de mig i en celle.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Sitten he laittoivat minut selliin.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Εκεί με έβαλαν σε ένα κελί.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Сложиха ме в клетка.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.إلى الطابق السفلي من مركز الشرطة. ثم قاموا بوضعي في زنزانة.
Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.僕が最初につれてこられたので独房に入れられました
Karakolun bodrum katına.la subsolul sediului de poliţie.
Karakolun bodrum katına.למרתף תחנת המשטרה
Kavurucuyu bodruma koyduđumda, kavurucu klimaya gidebilecek olan elektriđi kullandý.Když jsem dostal pražírnu do sklepa, potřebovala elektřinu, která mohla jít do klimatizace.
Kavurucuyu bodruma koyduđumda, kavurucu klimaya gidebilecek olan elektriđi kullandý.Коли я поставив жаровню в підвалі, вона споживала електроенергію, яка була призначена для кондиціонера.
Kesinlikle yok önce "body guard" nedir?Protože...co je to bodyguard?
Kilisenin bodrumunda bulunmuştu. Bu bir mucize olarak görüldü.Znaleziono ją w krypcie pod kościołem.
Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.Dans la crypte sous l'église.
Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.V kryptě pod kostelem.
Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.В крипте под храмом.
Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.У склепі під церквою.
- Küçükler bodrumdalar.- Где дети?
Laboratuar'ın bodrumunda gördüğümle aynı olduğunu düşündüm.-kuin 5. laboratorion kellarissa näkemäni.
Laboratuar'ın bodrumunda gördüğümle aynı olduğunu düşündüm.- som i kælderen på det femte laboratorium:
Laboratuar'ın bodrumunda gördüğümle aynı olduğunu düşündüm.-som i källaren på femte laboratoriet:
Man Ok, benimkini bodrum katına getir!Man Ok, apporte-moi le mien à la cave !
Man Ok, benimkini bodrum katına getir!Man Ok, bawa punyaku ke ruang bawah tanah.
Man Ok, benimkini bodrum katına getir!Man Ok,du-ma in subsol!
Man Ok, benimkini bodrum katına getir!Man Ok, przynieś mi koszyk do piwnicy!
Man Ok, benimkini bodrum katına getir!Μαν Οκ, φέρε το δικό μου στο υπόγειο!
Man Ok, benimkini bodrum katına getir!Ман Ок, принеси мне все в подвал.
May no body have the same fate.- Nem, drágám . Kérlek, ülj le.
May no body have the same fate.- Να βοηθήσω; - Όχι καλή μου, κάτσε σε παρακαλώ.
Merhaba. Aslında bu Bauer Bodoni fontunda bir "merhaba".안녕하세요. 사실 이 "안녕하세요"의 글자체는 바우어 보도니체 입니다.
Merhaba. Aslında bu Bauer Bodoni fontunda bir "merhaba".שלום, למען האמת, זה "שלום" בבאואר בודוני
Merhaba. Aslında bu Bauer Bodoni fontunda bir "merhaba".مرحبا. في الواقع ، هذه "مرحبا" في باور بودوني

İlgili Sayfalar