bod ile cümle
bod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bodocó, Brezilya'nın Pernambuco eyaletinde bulunan belediye.[1][2] Nüfus 2020 sayımına göre 38.378 idi.[3]Bodocó é um município brasileiro do estado de Pernambuco.
Bodhi ağacı ve havuz Gautama Buddha'nın doğum yeri Asoka Sütunu Ebedi Barış Ateşi ^ LumbiniBodhiboom en vijver De geboorteplek van Gautama Boeddha Ashokan Pillar De eeuwige vlam
FK Bodø/Glimt Norveç'in Bodø şehrindeki futbol kulübüdür.FK Bodø/Glimt is een Noorse voetbalclub uit Bodø in de provincie Nordland.
Bodrum katının nehir tarafından ayrı bir girişi vardır.Aan het Herenwaltje bevindt zich een aparte ingang naar het souterrain.
Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer.De lichamen van zijn slachtoffers werden vervolgens via een geheime stortkoker in de kelder gegooid.
Freddy’i ateşe verdikten sonra onu bodruma kilitler.Nadat hij Fernand heeft uitgeschakeld steekt hij de kelder in brand.
Budizm'de bodhisattva yolunun kilit kavramlardan biri olarak kabul edilmektedir.In het westerse boeddhisme lijkt er een verschuiving plaats te vinden in de doelstellingen van het pad.
Daha sonra da bir bodrum katına taşındı.Het leidt hen naar een kelder.
BOD buna karşı çıktı elbette.South zette zich daartegen af.
Johann Elert Bode tarafından 1775 yılında keşfedilmiştir.Het hemelobject werd in 1775 door Johann Elert Bode ontdekt.
Tünel, Erstfeld ile Bodio arasındadır.Deze verbindt Bellinzona met Erstfeld.
Bodø 27 Mayıs 1940 tarihinde Luftwaffe saldırı sırasında tahrip edildi.Op 27 mei 1940 werd Bodø zwaar getroffen tijdens bombardementen door de Luftwaffe.
İlk sahne alışları ise kendi evlerinin bodrum katında 20 kişi önünde olur.Het eerste optreden vond plaats in de kelder van één van de buren voor twintig fans.
İlin önemli limanları Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Güllük'tedir.Bekende badplaatsen zijn Bodrum, Marmaris en Fethiye.
Kendisi ayrıca Bodrum'da faaliyetlerde bulunmaktadır.Eigenlijk verbergt hij zich in de kelder.
Babaları işteyken evin içinde tartışan Danny ve Walter, kovalamaca sonucunda bodrum katına inerler.Twee broers, Walter en Danny, ontdekken in de kelder van hun huis een bordspel met als thema ruimtevaart.
3 yıllık sürgünlüğünün yarısını Bodrum'da tamamladı.De wijn werd drie jaar in de kelder gelagerd.
Bodø'da Altı bin kişi yaşıyordu ve 3500 kişi saldırıda evlerini kaybetti.Van de 6000 inwoners die de stad toen telde, verloren 3500 hun woning.
Baş bodoslama pervanesiHet hoofdaltaar De preekstoel
İblis eve gelir , Buffy onu bodrumdaki su yığınının içinde öldürür.Ivan komt thuis en vindt het gat in de kelder.
Burada çok kuvvetli soğuk alan Boduri, çift taraflı zatürreye yakalandı.Het bestaat uit een sterk absorberend wondkussen met aan beide kanten een opgerolde elastische zwachtel.
Bodur bir tür olup, arkaları koyu yeşil, başı ve grimsidir.Volgroeide bladeren zijn lederachtig, blinkend en groen.
Bodur meyve ağacı olup 2-3 yaşında ürün vermeye başlar.Door het uitbuigen van de takken gaat de boom al na twee tot drie jaar vrucht dragen.
Tibet (Tibetçe:བོད་; bod, Çince:西藏) Orta Asya'da Tibet halkının anavatanı olan bölge.Tibet (Tibetaans: བོད་, Bod; Chinees: 西藏, pinyin: Xīzàng) is een geografisch gebied op het Tibetaans Hoogland.
Mağara girişlerinde, bodrum ve yıkık bina kalıntılarında bulunurlar.Ze leven bij ingangen van grotten, kelders en verwoeste gebouwen.
Bodhisattva Sila Sutra der ki, "Zihnimizin özü aslında saftır."Borsato: "De spanning op hun gezichten is echt.
Maçın özel konuk hakemi Jesse "The Body" Ventura oldu.Udało mu się to, lecz z pomocą Jesse'ego "The Body" Ventury.
2004 yılının sonunda Making the Game: Triple H's Approach to a Better Body adlı kitabı çıkmıştır.W późnym 2014, Levesque wydał książkę zatytułowaną Making the Game: Triple H’s Approach to a Better Body.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Eksperymentalne więzienie skonstruowano w piwnicy wydziału psychologii w Stanford.
Profesör Topolino'yu Bodrum'da Bağlı Bulurlar.Z kolei profesor Topolino zostaje przez nich znaleziony związany i leżący na węglu w piwnicy.
"Angelina Jolie: Body Beautiful" (İngilizce).Voque: Angelina Jolie: Body Beautifu (ang.). .
Japon Bodur Boynuz sığırı, Japonya'daki tüm sığırların yüzde birinden azını oluşturur.Konina pochodzenia japońskiego stanowi jedynie drobny odsetek całości spożywanego mięsa w tym kraju.
"Move That Body", listelerdeki performansıyla da hayal kırıklığı yarattı."Oddycham" również przełożył się na sukces wytwórni.
Swissair onuruna adlandırılmıştır. ^ "JPL Small-Body Database Browser".Diagram orbity na stronie JPL Small-Body Database Browser (ang.)
Alman gökbilimci Johann Elert Bode tarafından 31 Aralık 1774 tarihinde keşfedilmiştir.Odkrył ją 31 grudnia 1774 roku berliński astronom Johann Elert Bode.
Daha sonra da bir bodrum katına taşındı.Następnie przeniósł się do podziemia.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Dziesiątki zwłok w piwnicy.
Bodrum’a yerleşti, bir otel kurdu ve 10 yıl otel işletti.Stamtąd przeniósł się do Grand Hotelu, gdzie pracował przez 10 lat.
Ben Bodrum'dayken Yatağan adlı bir kayığım vardı.W Tours znajduje się basen nazwany imieniem Bozona.
Diğer önemli hac yerleri Lumbini, Bodh Gaya ve Sarnath'dır.Pozostałe trzy to Lumbini, Bodh Gaja i Sarnath.
Oymalı, ahşap korkulukları olan merdivenle bodrum katına inilmektedir.Całość wieńczy dzwonnica, na którą prowadzą drewniane schody.
Bodrum Sivil Mimarisinde konut yapıları geçmiş süreçte 4 tip ile ön plana çıkmışlardır.W budynku Four Courts dalej toczyć się będą wszystkie sprawy cywilne.
Ahiköy'ün ilk kaymakamının karısı Bodrumluymuş.Pierwszą żoną Temudżina była Börte.
Boddah, Kurt Cobain'in çocukluktaki hayalî arkadaşı.W dzieciństwie przyjaźnił się z Kurtem Cobainem.
Daha doğrusu Kyle Bodine böyle düşünmektedir.Podobną opinię wyraża również Marianne Krull.
Bodhicitta bir tür motivasyondur.Styl Steinbecka jest formą ruchu.
Bodrum yakınlarındaki tarihi kalıntılar.Przebijania ostatnich piwnic.
Mahayana Budizm’inde ise Bodhisattva bu rolü üstlenmektedir.Zgodnie z Suttavibhanga włącza się w to aborcję.
Bir zamanlar bodyguardlık yaptı.Towarzyszył mu ochroniarz.
Ancak kısa boylu bodur ağaçlar bulunmaktadır.Wzniesienia mimo niewielkich wysokości mają strome zbocza.
Kitabın yazar tarafından istinsah edilmiş özgün elyazması Oxford'da Bodleian Kütüphanesi'ndedir.Oryginał rękopisu dzieła przechowywany jest w Bodleian Library, w Oksfordzie.
Belle and Maurice kaleye bodrum ve aceleyle kaçmayı başardı.Belle och Maurice har lyckats rymma från källaren och skyndar till slottet.
Forsman & Bodenfors (F&B), 1986'da Göteborg'da kurulan İsveçli bir reklam ajansı.Forsman & Bodenfors (f&b) är en av Sveriges största reklambyråer med säte i Göteborg.
Body Talk, İsveçli şarkıcı Robyn'in yedinci stüdyo albümü.Body Talk är det sjunde studioalbumet av den svenska artisten Robyn.
Her iki seçimde de Bodamyalızade kazanmıştır.Och i båda fallen avgick han med segern.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Inomhus drogs de i källare.
17 Mart 2006 tarihinde, L'Oréal 652.000.000 £ ödeyerek kozmetik firması The Body Shop'u satın aldı.I mars 2006 köptes The Body Shop upp av det franska kosmetikaföretaget L'Oreal för 652 miljoner pund.
Bodil Ödülleri, Danimarka'da en bilinen film ödülüdür.Bodilpriset är ett av Danmarks äldsta filmpriser.
Williams, Jennifer's Body filminin film müziği için "Teenagers" adlı bir şarkı yazdı ve kaydetti.Williams skrev och spelade in låten "Teenagers", som var med i soundtracket till filmen Jennifer's Body.
Şubat 2008'de albümün ikinci single'ı "My Body" yayımlandı.Den 24 november 2008 släpptes albumets andra singel, "Release Me".