bob ile cümle

bob kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bob planı kabul etmedi.Bob did not agree to the plan.
Bob plana katılmadı.Bob wasn't in on the plan.
Bob TV programını izlemek için acele ile eve gitti.Bob hurried home in order to watch the TV program.
Bob Tilkiye evde bakmak istedi.Bob wanted to keep the fox at home.
Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Bob futbol oyunu izleme hakkında çoşkulu görünüyordu.Bob seems excited about watching the soccer game.
Bob, tüm sorulara cevap verebilir.Bob can answer all the questions.
Bob buraya geldi, değil mi?Bob came here, didn't he?
Bob tüm sınıf arkadaşları arasında popüler idi.Bob was popular with all his classmates.
Bob'ın sınavı geçeceğinden eminim.I am sure that Bob will pass the examination.
Bob sadece gitar değil aynı zamanda flüt de çalar.Bob plays not only the guitar but also the flute.
Bob çeşitli fındık türleri buldu.Bob found various kinds of nuts.
Bob amcasının evine uğradı.Bob dropped in at his uncle's house.
Bob hasta olabilir mi?Can Bob be sick?
Bob sevimli bir kişidir.Bob is a nice person.
Bob Anne ile konuşmaya çalıştı, ama yapamadı.Bob tried to speak to Anne, but he couldn't.
Bob altıda evde olacak.Bob will be home at six.
Bob bitiş çizgisine ilk önce ulaştı.Bob reached the finish line first.
Bob'ın babası bir kızlar okulunda öğretmenlik yapar.Bob's father teaches at a girls' school.
Bob'ı benimle getirtmektense sinemaya yalnız gitmeyi tercih ederim.I would rather go to the movie alone than have Bob come with me.
Bob'a kalırsa, bir şey dönüyor. Buna karşılık, Jane çok dikkatli.As far as Bob is concerned, anything goes. By contrast, Jane is very cautious.
Bob ve ben çok iyi arkadaşlarız.Bob and I are great friends.
Bob ve Mary teyp çalarlar.Bob and Mary play the recorder.
Bob ve Lucy'nin ayrıldıklarını duydum.I hear that Bob and Lucy have broken up.
Bob ve Tom erkek kardeştirler.Bob and Tom are brothers.
Bob gelene kadar başlamayacağız.We won't start till Bob comes.
Bob geldiğinde, biz toplantıya başlayacağız.We will begin the meeting when Bob comes.
Bob bana yardımcı oldu.Bob helped me.
Bob'ın zamanında gelip gelmeyeceğinden kuşkuluyum.I doubt if Bob will come on time.
Bob'un zamanında geleceğini sanmıyorum.I doubt if Bob will come on time.
Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.It has been three years since Bob started his own business.
Bob bana vurdu, ona değil.Bob hit me, not her.
Bob'un Japonya'ya ne zaman geldiğini bilmiyorum.I don't know when Bob came to Japan.
Amcanız Bob, akşam yemeği için bize davet etti.Uncle Bob invited us to have dinner.
Bobby 07:00 kadar TV izleyebilir.Bobby may watch TV until 7:00.
Bobby, 07:30'a kadar yatmaya gitmeli.Bobby must go to bed by 7:30.
Bill Bob kadar uzun değil.Bill is not as tall as Bob.
Bill Bob'tan daha hızlı koşabilir.Bill can run faster than Bob.
Evet, Bob bana yardım etti.Yes, Bob helped me.
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Bob'un o sorunu çözmesi akıllıcaydı.It was clever of Bob to solve that problem.
O ona yardım etmediği için Jane Bob'a kin besliyordu.Jane has it in for Bob because he didn't help her.
Antrenör Bob'ı iyi bir oyuncu olarak düşünüyor.The coach considers Bob a good player.
Kate'i beklerken, Bob ve Mary'yi gördüm.Waiting for Kate, I saw Bob and Mary.
Bob kesinlikle toplantıya katılacak.Bob will certainly attend the meeting.
Evet, Bob, geleceğiz.Yes, I'll come, Bob.
Her zamanki gibi, Bob bu sabah okula geç geldi.As is usual, Bob came to school late this morning.
Bob benden habersiz çıktı.Bob went out before I knew it.
Ben size Bob diyebilir miyim?Can I call you Bob?
Sana Bob diyebilir miyim?Can I call you Bob?
Bob "Dört buçuk pound" diyor."Four pounds fifty," says Bob.
"Saniyede altı peni" Bob ona hatırlatıyor."Six pence per second," Bob reminds her.
Bizim müdür Bob'u okulumuza kabul etmek istiyordu.Our principal wanted to admit Bob to our school.
Bu sefer Bob'un kazanma olasılığı yüksek.This time Bob is likely to win.
Bu sefer Bob muhtemelen kazanacak.This time Bob is likely to win.
Dün Bob'a bir şey olmuş olmalı.Something must have happened to Bob yesterday.
Bob bir çocuk olduğu için Boston'da yaşadı.As a child, Bob lived in Boston.
Biz Robert'a Bob dedik.We called Robert "Bob".
Benim adım Robert, bu nedenle bana kısaca Bob derler.My name is Robert, so they call me Bob for short.
Bu sabah Bob'ı gördüm.I saw Bob this morning.

İlgili Sayfalar