bo ile cümle
bo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar uzun boylu mu?Are they tall?
Lütfen böyle yüksek bir gürültü yapma.Please don't make such a loud noise.
Nasıl çalışmadan borçlarımı ödeyebilirim ki!How can I pay my bills without work!
İşim olmadan nasıl borçlarımı ödeyeyim ki!How can I pay my bills without work!
Meleklerin arpları, şeytanların bodhránları vardır.Angels have harps, devils have bodhráns.
Babası uzun boyludur.Her father is tall.
Ben böyle bir adama güvenemem.I can't trust such a man.
Odalar, ayrılış gününde saat on bire kadar boş bırakılmalıydı.Rooms should be left vacant by eleven a.m. on the day of departure.
Ben boş zamanımda avlanmaya giderim.I go hunting in my leisure time.
Yarın öğleden sonra boş musun?Are you free tomorrow afternoon?
Benimle asla böyle konuşma!Don't ever speak to me like that!
Durmaksızın hepsini bana boşalttı.She poured me all of it without stopping.
Bazı adli araştırmacılar karkasların böcek kolonizasyon oranını çalışmaktadırlar.Some forensics researchers study the rate of insect colonization of carcasses.
Kızlarım bütün duvarları boyuyor.My daughters are coloring all over the walls.
Onlar böyle bir kanıt bulmadılar.They found no such proof.
Kış boyunca orada kalırlardı.They would stay there for the winter.
Kıyı boyunca geçici kamplar yaptılar.They made temporary camps along the coast.
Onlar böyle bir politikanın kaçakçılığa yol açacağını söyledi.They said such a policy would lead to smuggling.
İki nehrin bir araya geldiği bir bölgede bir kasaba inşa ettiler.They built a town in an area where two rivers met.
İşadamları bankalara borçlu oldukları parayı geri ödeyemedi.Businessmen could not pay back money they owed the banks.
O uzun boylu, zayıf bir adamdı.He was a tall, thin man.
O uzun boyludur ve güçlü görünüyor.He is tall and looks strong.
O, birkaç saat boyunca çalıştı.He worked for several hours.
O, böyle bir savunma istemedi.He did not want such a defense.
O, çok miktarda para borçluydu.He owed large amounts of money.
Suya düştü ve boğuldu.He fell into the water and drowned.
Ona boşanmak istediğini söyledi.She told him she wanted a divorce.
Bir sürü tehlikeli bombardıman saldırılarını tamamladı.He completed many dangerous bombing raids.
Yol boyunca, konuşmalar yapmak için durdu.Along the way, he stopped to make speeches.
Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.Booth broke his leg when he hit the stage floor.
O, uzun kol ve bacaklarıyla, çok uzun boylu ve inceydi.He was very tall and thin, with long arms and legs.
O, kendi borçlarını ödemek zorunda kaldı.He had to pay his own debts.
İngiliz askerleri iki hafta boyunca beklediler.For two weeks, the British soldiers waited.
İngiliz bombardımanı saat yedide durdu.The British shelling stopped at seven o'clock.
Boston halkı, Britanyalı askerlerden nefret ediyorlardı.The people of Boston hated the British soldiers.
İngilizlerin New York'un Hudson Nehri boyunca askeri üsleri vardı.The British had military bases along New York's Hudson River.
Müttefikler hiç boşa zaman harcamadı.The Allies wasted no time.
Bosna-Hersek'te 1992'de bir iç savaş başladı.A civil war began in Bosnia-Herzegovina in 1992.
Bankalar Japon-Amerikalılara borç para vermeyi reddetti.Banks refused to lend money to Japanese-Americans.
Hiç kimse böylesine büyük bir şehri asla havadan ikmal etmeye çalışmamıştı.No one had ever tried to supply such a large city by air.
Devletlerin çoğu, büyük miktarlarda para borçluydu.Many of the states owed large amounts of money.
Soğuk hava ve böcekler bitkileri mahvetti.Cold weather and insects destroyed their crops.
Birlik ordusu şehri bombaladı.The Union army shelled the city.
Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri'ne bir kanal bölgesi verdi.The treaty gave the United States a canal zone.
Böğürtleni severim.I love blackberries.
Bombus arıları arılardan daha büyüktürler.Bumblebees are bigger than bees.
Güç insanları bozar.Power corrupts people.
McClellan zamanı boşa harcamadı.McClellan wasted no time.
Konu partiyi böldü.The issue split the party.
Bomba hedefi ıskaladı.The bomb missed its target.
Muhalefet bölündü.The opposition was divided.
Bombardıman bütün gün devam etti.The shelling continued all day.
Borsa niçin iflasa gitti.Why did the stock market crash?
Borsa neden çöktü?Why did the stock market crash?
Böylesine önlemler gerekli değildi.Such measures were not necessary.
Everett neredeyse iki saat boyunca konuştu.Everett spoke for almost two hours.
John Wilkes Booth bir dizüstü bilgisayar taşıdı.John Wilkes Booth carried a notebook.
Devrim birçok aileleri böldü.The revolution divided many families.
Tokyo harekete geçmede boşa zaman geçirmedi.Tokyo wasted no time in taking action.
Kuzey boyunca insanlar kızgındı.People throughout the north were angry.