Asla boşanmamalıydım.I never should've gotten divorced.
Boşanmamaya karar verdik.We've decided not to get divorced.
22:19 Ondan boşanmamalı Deut.22:19 He must not divorce her — Deut.
Hiç boşanmamalarında rağmen ilişkileri kısa sürdü.Потом они обручились, но их отношения не продлились долго.
Hiç boşanmamalarında rağmen ilişkileri kısa sürdü.Pomimo upływu czasu jednak ich związek nie rusza z miejsca.