boşalttım ile cümle
boşalttım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Programımı boşalttım.I've cleared my schedule.
Arabayı boşalttım.I unloaded the car.
Ben çöpü boşalttım.I've emptied the trash.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.So actually, I took a carton of orange juice and I poured it in the glass to take this picture.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.I poured it into the mold, which you can see there, which I've made from a tree trunk.
Cuzdanimi bosalttim ve bunu aldim.I emptied my purse and bought this.
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.És kiöntém haragomat reájok a vérért, a melyet ontottak a földre, és bálványaikkal megfertéztették azt.
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.그들이 땅 위에 피를 쏟았으며 그 우상들로 더럽혔으므로 내가 분노를 그들의 위에 쏟아
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.Pročež vylil jsem prchlivost svou na ně, proto že krev vylévali na zemi, a ukydanými bohy svými poškvrnili jí.
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.ואשפך חמתי עליהם על הדם אשר שפכו על הארץ ובגלוליהם טמאוה׃
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.فسكبت غضبي عليهم لاجل الدم الذي سفكوه على الارض وباصنامهم نجسوها.
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.所 以 我 因 他 們 在 那 地 上 流 人 的 血 、 又 因 他 們 以 偶 像 玷 污 那 地 、 就 把 我 的 忿 怒 傾 在 他 們 身 上
Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.所以 我 因 他 們在 那 地 上流 人 的 血 、 又 因 他 們以 偶像 玷污 那 地 、 就 把 我 的 忿怒 傾 在 他 們 身上
Cuzdanimi bosalttim ve bunu aldim.He vaciado mi bolso y he comprando esto.
Cuzdanimi bosalttim ve bunu aldim.Έδωσα όλα μου τα λεφτά για ψάρια.
Cuzdanimi bosalttim ve bunu aldim.あった小銭で買ってきました
(Gülüşmeler) Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Então, peguei num pacote de sumo de laranja e despejei-o no copo para tirar esta fotografia.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Am turnat-o în formă, pe care o puteţi vedea aici, pe care am făcut-o dintr-un trunchi de copac.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Egy öntőformába töltöttem -- itt látható -- amit egy fatörzsből faragtam ki.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Ich habe es auf diese Form hier gegossen, die ich aus einem Baumstumpf gemacht hatte.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Ik goot het in de vorm, die je hier ziet, die ik gemaakt heb uit een boomstam.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Je l'ai versé dans le moule, que vous pouvez voir ici, que j'ai fait à partir d'un tronc d'arbre.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Kaadoin sen muottiin, jonka tein puun rungosta.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.저는 나무 둥지로 만든, 저기 보이는 저 주형 안에다가 그것을 부었습니다.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.L'ho versato nello stampo, che vedete qui, e che ho intagliato nel tronco di un albero.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Lo vertí en el molde que pueden ver allí, que hice con un tronco de árbol.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Nalial som to do formy, môžete ju tam vidieť, ktorú som vyrobil z kmeňa stromu.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Nalil jsem to do formy, kterou zde můžete vidět, vyrobil jsem ji z kmene stromu.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Saya menuangnya ke cetakan, yang Anda lihat di sana, yang saya buat dari batang pohon.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Tôi đổ nó vào khuôn, mà bạn có thể nhìn thấy ở đây, cái mà tôi đã làm ra từ thân cây.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Изсипах го в калъпа, който можете да видите там, който бях направил от дънер на дърво.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Я вилив його у форму, яку ви зараз бачите, і яку я зробив зі стовбура дерева.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.Я перелил массу в форму, которую вы видите здесь, я ее сделал из ствола дерева.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.שפכתי את זה לתבנית שניתן לראותה כאן, שהכנתי מגזע עץ.
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.صببته في القالب .. الذي صنعته من جزع شجرة
Orada gördüğünüz üzere, ağaç gövdesinden yaptığım kalıbın içine boşalttım.型に流し込みます しばらくは とても順調に進んでいましたが
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Also nahm ich eine Tüte Orangensaft und goß etwas davon ins Glas für's Foto.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Asa ca am luat o cutie de suc de portocale si am turnat sucul in pahar ca sa fac aceasta poza.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Así que tomé un cartón de jugo de naranja y serví un vaso para tomar la foto.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Dus ik heb een doosje sinaasappelsap gepakt en het in een glas geschonken voor deze foto.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım. (Gülüşmeler)Thế là thành ra tôi lấy một hộp nước cam đổ vào trong cốc để chụp bức ảnh này (Tiếng cười)
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Infatti per fare questa foto ho preso una confezione di succo d'arancia e l'ho versata in un bicchiere.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.그래서, 이 사진을 찍기 위해 그냥 오렌지 주스 한잔을 잔에 채워놓은 겁니다
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Takže abych mohl pořídt tuhle fotku, nalil jsem do sklenice džus koupený.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Tehát valójában egy karton narancslevet vettem és töltöttem pohárba, hogy lefényképezhessem ezt.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Więc żeby zrobić to zdjęcie wziąłem karton soku pomarańczowego i nalałem sok do szklanki.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Έτσι βασικά, πήρα ένα κουτί χυμό και τον έβαλα στο ποτήρι για να βγάλω τη φωτογραφία.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Затова всъщност взех кутия портокалов сок и го налях в чашата, за да направя тази снимка.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Так что, я взял пакет апельсинового сока и налил его в стакан, что бы сделать эту фотографию.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Тож, насправді, я взяв пакет апельсинового соку і налив у склянку, щоб зробити це фото.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.אז למעשה, לקחתי קרטון של מיץ תפוזים ומזגתי אותו לכוס כדי לצלם את התמונה הזאת.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.لذلك - حقيقة - أحضرت علبة عصير برتقال وسكبتها في كوب لآخذ تلك الصورة
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.グラスに注いで 写真を撮りました (笑)