boşalttı ile cümle
boşalttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
- Statik elektriğini boşalttın mı?Hết nhiễu sóng chưa?
- Statik elektriğini boşalttın mı? - Lütfen, Tanrım.- Façam um bom trabalho...
- Statik elektriğini boşalttın mı? - Lütfen, Tanrım. Lütfen, Tanrım.Doe het goed.
- Statik elektriğini boşalttın mı? - Lütfen, Tanrım. Lütfen, Tanrım.Tehkää nyt huolellista työtä...
- Statik elektriğini boşalttın mı? - Lütfen, Tanrım. Lütfen, Tanrım.Няма статично електричество, нали?
- Statik elektriğini boşalttın mı?Ni statike?
- Statik elektriğini boşalttın mı?¿No hay estática?
- Statik elektriğini boşalttın mı?-Pozor na statiku.
- Statik elektriğini boşalttın mı?Sind wir geerdet?
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.A harmadik angyal is kitölté az õ poharát a folyóvizekbe és a vizek forrásaiba; és lõn vér.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Al treilea a vărsat potirul lui în rîuri şi în izvoarele apelor. Şi apele s'au făcut sînge.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.A tretí anjel vylial svoju čašu na rieky a na pramene vôd, a obrátily sa na krv.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.De derde engel goot zijn schaal uit over de rivieren en de waterbronnen en al het water werd bloed.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.El tercer ángel derramó su copa sobre los ríos y sobre las fuentes de las aguas, y se convirtieron en sangre
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Il terzo versò la sua coppa nei fiumi e nelle sorgenti delle acque, e diventarono sangue
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.In tretji angel izlije čašo svojo v reke in studence vodá, in naredi se kri.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.I wylał trzeci Anioł czaszę swoję na rzeki i źródła wód, i obróciły się w krew.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Ja kolmas enkeli vuodatti maljansa jokiin ja vesilähteisiin, ja ne tulivat vereksi.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.세째가 그 대접을 강과 물 근원에 쏟으매 피가 되더라
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Le troisième versa sa coupe dans les fleuves et dans les sources d`eaux. Et ils devinrent du sang.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Och den tredje göt ut sin skål i strömmarna och vattenkällorna. Då förvandlades dessa till blod.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Og den tredje engel tømte sin skål ut i elvene og i vannkildene; og det blev til blod.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Og den tredje Engel udgød sin Skål i Floderne og Vandkilderne, og de bleve til Blod.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.O terceiro anjo derramou a sua taça nos rios e nas fontes das águas, e se tornaram em sangue.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Potom třetí anděl vylil koflík svůj na řeky a na studnice vod, i obráceny jsou v krev.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Und der dritte Engel goß aus seine Schale in die Wasserströme und in die Wasserbrunnen; und es ward Blut.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Vì thiên sứ thứ ba trút bát mình xuống các sông cùng các suối nước, thì nước biến ra huyết.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Vì thiên_sứ thứ_ba trút bát mình xuống các sông cùng các suối nước , thì nước biến ra huyết .
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Και ο τριτος αγγελος εξεχεε την φιαλην αυτου εις τους ποταμους και εις τας πηγας των υδατων και εγεινεν αιμα.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.І третїй ангел вилив чашу свою на ріки і жерела водні; і стала кров.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.Третий Ангел вылил чашу свою в реки и источники вод: и сделалась кровь.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.וישפך השלישי את קערתו בנהרות ובמעינות המים ויהיו לדם׃
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.ثم سكب الملاك الثالث جامه على الانهار وعلى ينابيع المياه فصارت دما.
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.第 三 位 天 使 把 碗 倒 在 江 河 與 眾 水 的 泉 源 裡 、 水 就 變 成 血 了
Üçüncü melek tasını ırmaklara, su pınarlarına boşalttı; bunlar da kana dönüştü.第三 位 天使 把 碗 倒 在 江河 與眾 水 的 泉源 裡 、 水 就 變成 血 了
Ve büyükler gitti, boşalttılar.Los mayores no están, han sido evacuados.
Ve büyükler gitti, boşalttılar.- Младшие в укрытии, а старших увезли. Я всё же решилась.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Also nahm ich eine Tüte Orangensaft und goß etwas davon ins Glas für's Foto.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Asa ca am luat o cutie de suc de portocale si am turnat sucul in pahar ca sa fac aceasta poza.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Así que tomé un cartón de jugo de naranja y serví un vaso para tomar la foto.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Dus ik heb een doosje sinaasappelsap gepakt en het in een glas geschonken voor deze foto.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım. (Gülüşmeler)Thế là thành ra tôi lấy một hộp nước cam đổ vào trong cốc để chụp bức ảnh này (Tiếng cười)
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Infatti per fare questa foto ho preso una confezione di succo d'arancia e l'ho versata in un bicchiere.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.그래서, 이 사진을 찍기 위해 그냥 오렌지 주스 한잔을 잔에 채워놓은 겁니다
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Takže abych mohl pořídt tuhle fotku, nalil jsem do sklenice džus koupený.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Tehát valójában egy karton narancslevet vettem és töltöttem pohárba, hogy lefényképezhessem ezt.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Więc żeby zrobić to zdjęcie wziąłem karton soku pomarańczowego i nalałem sok do szklanki.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Έτσι βασικά, πήρα ένα κουτί χυμό και τον έβαλα στο ποτήρι για να βγάλω τη φωτογραφία.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Затова всъщност взех кутия портокалов сок и го налях в чашата, за да направя тази снимка.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Так что, я взял пакет апельсинового сока и налил его в стакан, что бы сделать эту фотографию.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.Тож, насправді, я взяв пакет апельсинового соку і налив у склянку, щоб зробити це фото.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.אז למעשה, לקחתי קרטון של מיץ תפוזים ומזגתי אותו לכוס כדי לצלם את התמונה הזאת.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.لذلك - حقيقة - أحضرت علبة عصير برتقال وسكبتها في كوب لآخذ تلك الصورة
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.グラスに注いで 写真を撮りました (笑)
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.De zevende engel goot zijn schaal in de lucht uit. Een stem uit de troon in de tempel riep: "Het is gebeurd!"
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.In sedmi izlije čašo svojo v zrak; in prišel je glas velik iz svetišča, od prestola, rekoč: Zgodilo se je!
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.일곱째가 그 대접을 공기 가운데 쏟으매 큰 음성이 성전에서 보좌로부터 나서 가로되 되었다 하니
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.וישפך המלאך השביעי את קערתו על האור ויצא קול גדול מהיכל השמים מן הכסא ויאמר היה נהיתה׃
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.ثم سكب الملاك السابع جامه على الهواء فخرج صوت عظيم من هيكل السماء من العرش قائلا قد تم.
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.第 七 位 天 使 把 碗 倒 在 空 中 、 就 有 大 聲 音 從 殿 中 的 寶 座 上 出 來 、 說 、 成 了