boşalttı ile cümle
boşalttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
15 Mayıs'ta federal birlikler meydanı sessizce boşalttı.On May 15, the federal garrison silently evacuated the square.
Bakanlık yetkilileri derhal binayı boşalttılar ve polis binayı kordon altına aldı.Ministry officials were immediately evacuated and police sealed off the building.
"Ambar ağzını açıp atıkları boşalttılar."They simply opened the cargo hatchways and dropped it.
Aşırı merkezileşme kentleri doldurarak kırsal bölgeleri boşalttı ve dev farklılıklara yol açtı.Overcentralisation has filled up the cities, emptied outlying areas and led to huge disparities.
Kalbini boşalttı ve sözleri boğaz ağrıtıyor.He poured out his heart, and his words have a throat-aching poignance.
FBI'a göre Thornton, uçuş sırasında ağırlığın çok ağır olması nedeniyle kargolarını boşalttı.According to the FBI, Thornton dumped their cargo due to the weight being too heavy in-flight.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Dadurch füllte er seine Staatskassen auf.
Daha sonra Fransızlar şehri 11 Şubat 1920'de boşalttı.Nach 22 Tagen sahen sich die Franzosen gezwungen, Maraş am 11. Februar 1920 zu räumen.
Boşalttıkları alanlar ya konut inşaatına açıldı ya da değişik iş alanlarına dönüştürüldü.Die darauf befindlichen Gebäude wurden abgerissen oder zu Werkswohnungen umgebaut.
Uçaktan yolcuları boşalttıktan sonra, uçağı havaya uçururlar.Après avoir vidé l'appareil des passagers ils font exploser l'avion.
Hemen etkisi ile göreve başladı ve böylece Kongre koltuğunu boşalttı.Il a pris ses fonctions le jour même, laissant ainsi vacant son siège au Congrès.
Tom küçük bir kutu açtı ve içindekileri masaya boşalttı.Tom abrió la caja pequeña y vació el contenido sobre la mesa.
Leyla çuvalı boşalttı.Leila vació el saco.
Hemen etkisi ile göreve başladı ve böylece Kongre koltuğunu boşalttı.Asumió el cargo inmediatamente dejando vacante su escaño en el congreso.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Las ciudades prácticamente se vaciaron de su población.
Onların boşalttıkları yerlere ise bugünkü Kırıntılıların ataları yerleşmiştir.В этот день поминали умерших родителей.
Müttefikler 1 Haziran 1941 tarihinde Girit adasını tamamen boşalttı.Фирме ничего не оставалось, как 1 июня 1931 года объявить о своем банкротстве.
Sonrasında boşalttıkları evleri ve saklandıkları yerleri ateşe vererek askeri harekatı güçleştirdiler.وبعد ذلك قد صعبوا حركات الجيش مطلقين النار على الأماكن التي اختبئوا فيها والبيوت التي دخلوها.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.O predecessor de Maurício e seu sogro, Tibério II, esvaziou o tesouro imperial.
Uçaktan yolcuları boşalttıktan sonra, uçağı havaya uçururlar.Após retirarem todos os passageiros dos aviões, os membros do grupo explodiram-nos.
O, bardağını boşalttı.Hij leegde zijn glas.
Bu sırada protestocuların büyük kısmı parkı boşalttı.Przez większą część czasu, kancelaria świeciła pustkami.
Daha sonra Fransızlar şehri 11 Şubat 1920'de boşalttı.Kolejni złodzieje włamali się do kościoła 11 lutego 1919.
Önce Suriye'yi, daha sonra da Antep, Urfa ve Maraş'ı boşalttılar.Ursprungligen härstammade de från Adiyaman, Antep, Maraş och Urfa.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Великі витрати спустошили державну скарбницю.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Село втратило практично все своє населення.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Zničil skoro celou vesnici.
Boşalttıktan sonra, adet kupası çalkalanmalı veya silinmeli ve tekrar takılmalıdır.Musí tedy buď počkat, než se hůlka uvolní, nebo hůlku položit a zkusit to později znovu.
Hollandalı askerler de kenti boşalttılar.Ukrajinští vojáci byli z města vytlačeni.
Yedinci melek tasını havaya boşalttı.Seitsemäntenä kisasta putosi Roope Salminen.
O, bardağını boşalttı.Hän joi lasinsa tyhjäksi.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Οι δαπάνες του όμως ζημίωσαν το δημόσιο θησαυροφυλάκιο.
Hollandalı askerler de kenti boşalttılar.Som følge heraf forlod de nederlandske skippere byen.
Hollandalı askerler de kenti boşalttılar.Tentara Belanda sudah ditarik ke luar kota.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.Pendahulu Maurice dan ayah mertua, Tiberius II Konstantinus, mengosongkan perbendaharaan.
Yedinci melek tasını havaya boşalttı.Malaikat yang ketujuh menumpahkan cawannya ke angkasa.
Hollandalı askerler de kenti boşalttılar.オランダが本大会進出。
Late Night with Conan O'Brien onun boşalttığı zaman dilimini doldurdu.Late Night with Conan O'Brien の脚本でエミー賞にノミネートされた。
Bu sırada protestocuların büyük kısmı parkı boşalttı.遺址的大部分區域目前作為公園開放。
25 Kasım 1783’te, Amerikan ordusunun başında İngilizler’in boşalttığı New York’a girdi.1783년 11월 25일, 조지 워싱턴이 탈환하기 전까지 영국군의 점령은 계속되었다.
Onların boşalttıkları yerlere ise bugünkü Kırıntılıların ataları yerleşmiştir.기제손서(寄諸孫書):여러 손자들에게 보내는 유서 오늘의 내 화(禍)는 진실로 면하기 어려운 줄로 안다.
Daha sonra Fransızlar şehri 11 Şubat 1920'de boşalttı.כתוצאה מכך נאלצו הצרפתים לפנות את העיר ב-12 בפברואר 1920.
Boşalttıktan sonra, adet kupası çalkalanmalı veya silinmeli ve tekrar takılmalıdır.След изпразване, менструалната чаша трябва да се изплакне или избърше и да се постави отново.
Yedinci melek tasını havaya boşalttı.Четири ангела тръбят след снемането на седмия печат.
Şehir halkının neredeyse tamamı şehri boşalttı.Zničil skoro celú dedinu.
Hemen etkisi ile göreve başladı ve böylece Kongre koltuğunu boşalttı.Jis neatidėliojant perėmė kabinetą, tuo atlaisvindamas savo vietą Kongrese.
Bu sırada protestocuların büyük kısmı parkı boşalttı.Paljud protestijad tegelesid õhtul pargi koristamisega.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Kuid sellest jäi riigikassa täitmiseks väheseks.
Yahudilerin boşalttığı evler, dükkanlar ve sinagoglar Yunanlara verildi.Rüüstati juutide kodusid, asulaid ja kauplusi.
15 Mayıs'ta federal birlikler meydanı sessizce boşalttı.El 15 de mayo, la guarnición federal desalojó sigilosamente la plaza.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) despejó el territorio de Sham para que él gobierne.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) ha svuotato la Terra di Siria perchè lui governi.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) leerte das Land Sham für ihn, damit er herrscht.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) mengosongkan Bumi Sham buat Beliau perintahi.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Йа Рабби даруй нам безопастность в это время. Аллах (ЖВА) опустошил землю Шама для того, чтобы он правил.
Allah'ın Şerefli kıldığı Şam-Dimaşk'ı boşalttılar,Hanno abbandonato Damasco
Allah'ın Şerefli kıldığı Şam-Dimaşk'ı boşalttılar,Siria. Dejaron a Damasco, a la ciudad honrada por Allah (swt), vacía y sin gobernador o Rey que la proteja.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Ciągle strzelali - celowali i zmieniali magazynki w swoich karabinach.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.De sköt, de sköt och de siktade och de avlossade sina automatvapen.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Eles atiram...atiram...e apontam... ...e descarregam as armas automáticas.