Ana içeriğe geç
Sözlük

boş ile cümle

boş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Boşa zaman harcamıyorsun, değil mi?You don't waste any time, do you?
Sen boşandın, değil mi?You got divorced, didn't you?
Onları boşa harcamalarına izin vermeyin..Don't let them go to waste.
O, boşanmadan sonra yalnızdı.He was lonely after his divorce.
O boşanmasından beri sürekli içiyor.He has been drinking steadily since his divorce.
Oradaki elbise deneme odası boş.The fitting room over there is unoccupied.
Boşa harcayacak hiç vaktim yok.I don't have any time to waste.
Onları boşaltmıyorum.I don't evacuate them.
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Boşlukları doldurdum.I filled in the blanks.
Sanırım Tom'u bize yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak boşa zaman harcıyorum.I guess I'm wasting my time trying to convince Tom to help us.
Boş bir odam var.I have a spare room.
Üç kez boşandım.I've been divorced three times.
Programımı boşalttım.I've cleared my schedule.
Boşa harcayacak zamanım yok.I have no time to waste.
Şimdi biraz boş zamanım var.I have some free time right now.
Boşandığımızı çocuklara henüz söylemedim.I haven't told the kids yet that we're getting divorced.
Elbiselerimi henüz boşaltmadım.I haven't unpacked my clothes yet.
Tom'un boşanma için dava açtığını duydum.I heard Tom is filing for divorce.
Benim seninki kadar çok boş zamanım yok.I don't have as much free time as you do.
Sadece Tom'un zamanını boşa harcadığını görmekten nefret ediyorum.I just hate to see Tom wasting his time.
Asla boşanmamalıydım.I never should've gotten divorced.
Benim bardağım boş.My glass is empty.
Tom boşboğazlık etmiyor, değil mi?Tom isn't babbling, is he?
Kutuyu açtım ama onu boş buldum.I opened the box, but I found it empty.
Şeker kabı boş.The sugar canister is empty.
Zamanımı boşa harcadığımı anlıyorum.I see I'm wasting my time.
Boş zamanımı çocuklarımla harcarım.I spend my free time with my kids.
Niçin boşandıkları hakkında Tom'un eski eşiyle konuştum.I talked to Tom's ex-wife about why they got divorced.
Tom ve Mary boşanmayı planlıyor.Tom and Mary are planning on getting a divorce.
Bence zaten bir sürü zamanı boşa harcadık.I think we've already wasted too much time.
Bence zamanımızdan yeterince boşa harcadık.I think we've wasted enough of our time.
Bence zamanınızdan yeterince boşa harcadık.I think we've wasted enough of your time.
Onun boş gururu cumhuriyeti tehlikeye attı.His vainglory put the Republic at risk.
Bardak boş.The glass is empty.
Postacı posta kutusunu boşalttı.The mailman emptied the mailbox.
Sanırım zamanını boşa harcıyorsun.I think you're wasting your time.
Taşındığımızda daire tamamen boştu.The apartment was completely bare when we moved in.
Oda boştu.The room was empty.
Bir boşanmanın etkisinden kurtulmak zaman alır.It takes time to get over a divorce.
Bu makineler senin boş zamanını öldürebilir.These machines can kill your free time.
Üç tane boş oda var. Ancak onlardan herhangi birini kullanamıyoruz.There are three empty rooms. However, we can't use any of them.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıl önce boşandılar.Tom and Mary got divorced about three years ago.
Boşanman konusunu duyunca üzüldüm.I was sorry to hear about your divorce.
Ben boşanmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine ever getting a divorce.
Tom boş bardağı çöpe attı.Tom tossed the empty cup in the trash.
Şeyleri nasıl boşaltacağını sana bildireceğim.I'll let you know how things turn out.
Tom arabadan yiyecekleri boşalttı.Tom unloaded groceries from the car.
Korkarım ki zamanını boşa harcıyorsun.I'm afraid you're wasting your time.
Maalesef zamanımızı boşa harcıyoruz.I'm afraid we're wasting our time.
Zamanını boşa harcadığımı hissediyorum.I feel that I've wasted your time.
Otopark neredeyse boştu.The parking lot was almost empty.
Bir sürü boş zamanım var.I have a lot of time on my hands.
Vaktini boşa harcamanı kast etmedim.I didn't mean to waste your time.
Restoran neredeyse boştu.The restaurant was almost empty.
Yarın kahvaltı için boşum.I'm free for breakfast tomorrow.
Sınıf neredeyse boştu.The classroom was almost empty.
Mary'ye boşanmak istediğimi söyledim.I told Mary I wanted a divorce.
Zamanını boşa harcadığım için üzgünüm.I'm sorry I wasted your time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
boş ile cümle - Sayfa 12 - boş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App