boğuyor ile cümle

boğuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bırak beni gideyim. Sen beni boğuyorsun.Let me go. You're choking me.
Beni boğuyorsun.You're choking me.
Cehalet bir kement gibi boğuyor.Ignorance smothers like a noose.
Orkestra şarkıcının sesini boğuyor.The orchestra is drowning out the singer's voice.
Duman onu boğuyordu.Smoke was choking her.
Sami, Leyla'yı boğuyordu.Sami was choking Layla.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Beating up the Egyptians, drowning them in the Red Sea, wasting cities, getting angry.
Ve içinizdeki Guru, dünyanızı sevgi seline boğuyor.And your Guru inside floods your world with love.
"Yakası seni boğuyor gibi görünüyor.""That collar looks to be strangling you."
Solanum seaforthianum yerli bitki örtüsünü boğuyor. (Queensland)Solanum seaforthianum smothering native vegetation, Queensland.
Ailem beni mutluluğa boğuyor.Ma famille me comble de bonheur.
Saldıranlar, evleri ateşe veriyor, yerli halkı yaralıyor ve onları suda boğuyordu.Los atacantes incendiaban las casas y ahogaban y apuñalaban a los residentes.
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."Cậu liếc nhìn tôi "Cổ áo đó có vẻ siết chặt cậu quá."
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."Dia melihat saya, "Kerah itu seperti mencekikmu."
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."Il me regarda. " On dirait que ce collet t'étrangle. "
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."조지는 나를 흘낏 보며 말했다. "옷깃이 네 목을 조르는 것 같아."
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."הוא בהה בי. "נראה שהצווארון חונק אותך".
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."نظر إلي نظرة خاطفة وقال: "يبدو أن هذه الصدرية تخنقك"
Bana baktı. "Yakası seni boğuyor gibi görünüyor."「また会えるよね?」
Her türlü s.kiş beni boğuyor.Jakýkoli šukání mě nudí.
Her türlü s.kiş beni boğuyor. Neden oraya gidip hepsine hadlerini bildirmiyoruz?Morda, toda ti izgledaš kot tramvajska sprevodnica, ne kot pocestnica.
Her türlü s.kiş beni boğuyor. Neden oraya gidip hepsine hadlerini bildirmiyoruz?Może, ale wyglądasz jak kanar, a nie jak zwykły człowiek.
Her türlü s.kiş beni boğuyor.Οποιοδήποτε είδος πηδήματος το βαριέμαι.
Her türlü s.kiş beni boğuyor.Отегчава ме всяко едно шибане.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Acaso é a mim que eles provocam � ira? diz o Senhor; não se provocam a si mesmos, para a sua própria confusão?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.agy engem ingerelnek-é õk, azt mondja az Úr, és nem magokat-é, hogy gyalázat [borítsa] arczukat?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Ali je zoper mene, ko delajo zdražbo? govori GOSPOD; ni li zoper nje same, v osramočenje njih obličja?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Či to azda mňa popudzujú? hovorí Hospodin, Či azda nie sami seba, aby hanba pokryla ich tvár?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Doe Ik hun pijn? vraagt de HERE. Zij doen zichzelf het meeste pijn, tot hun eigen schande.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Est-ce moi qu`ils irritent? dit l`Éternel; N`est-ce pas eux-mêmes, A leur propre confusion?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.나 여호와가 말하노라 그들이 나를 격노케 함이냐 어찌 자기 얼굴에 수욕을 자취함이 아니냐
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Ma forse costoro offendono me - oracolo del Signore - o non piuttosto se stessi a loro vergogna?»
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.¿Me ofenderán a mí?, dice Jehovah. ¿Acaso no actúan, más bien, para su propia vergüenza?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Minulleko he tuottavat mielikarvautta, sanoo Herra, eivätkö pikemmin itselleen, omaksi häpeäksensä?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Mon det er mig, de krænker, lyder det fra HERREN, mon ikke sig selv til deres Ansigters Skam?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Mon det er mig de volder sorg, sier Herren, mon ikke sig selv, så deres ansikter skal rødme av skam?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.,,Pe Mine Mă mînie ei oare? zice Domnul; nu pe ei înşişi, spre ruşinea lor?``
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Tetapi sesungguhnya, bukan Aku yang mereka sakiti, melainkan diri mereka sendiri sehingga mereka malu
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Zdaliž to proti mně jest, že mne oni popouzejí? dí Hospodin. Zdali není proti nim k zahanbení tváři jejich?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Μηπως εμε παροξυνουσι; λεγει Κυριος ουχι εαυτους προς καταισχυνην των προσωπων αυτων;
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Но Мене ли разгневяват? казва Господ, - Дали не себе си разгневяват за посрамяване на своите лица?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.Но Меня ли огорчают они? говорит Господь; не себя ли самих к стыду своему?
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.האתי הם מכעסים נאם יהוה הלוא אתם למען בשת פניהם׃
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.أفاياي يغيظون يقول الرب. أليس انفسهم لاجل خزي وجوههم.
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.耶 和 華 說 、 他 們 豈 是 惹 我 發 怒 呢 . 不 是 自 己 惹 禍 、 以 致 臉 上 慚 愧 麼
İncittikleri ben miyim, diyor RAB. Hayır, kendilerini inciterek utanca boğuyorlar.耶和華 說 、 他 們豈 是 惹我發怒 呢 . 不 是 自己 惹禍 、 以致 臉上 慚愧麼
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Battant les égyptiens, les noyant dans la mer rouge, dévastant les villes, se mettant en colère
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Đánh bại những người Ai Cập, dìm chế họ trong Biển Đỏ, tàn phá những thành phố, nổi cơn thịnh nộ.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.De Egyptenaren verslaan, ze in de Rode Zee verdrinken, steden vernietigen, kwaad worden.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Dio tormenta gli egiziani, li annega nel Mar Rosso, distrugge città, si infuria.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Golpeando a los egipcios, ahogandolos en el Mar Rojo, destruyendo ciudades, enojándose.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.이집트인들을 두들겨 패고, 그들을 홍해에 익사시키고, 도시들을 파괴 하고, 화를내는 존재로 생각했습니다.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Lovindu-i pe egipteni, înecându-i în Marea Roșie, distrugând orașe, înfuriindu-se.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Pokonującą Egipcjan, topiącą ich w Morzu Czerwonym, wyniszczającą miasta, gniewną,
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Porazil Egypťany, vysušil Rudé moře, porážel opevněná města, dával najevo svůj hněv.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Έδερνε και έπνιγε Αιγυπτίους στην Ερυθρά Θάλασσα, ερήμωνε πόλεις, θύμωνε.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.Убива египтяните, хвърля ги в Червеното море, помита градове, ядосва се.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.מכסח את המצרים, מטביע אותם בים סוף, מכלה ערים, כועס.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.فهو يهزم الفراعنة بإغراقهم في البحر الأحمر, ويدمر المدن, ويثور.
Mısır'lıları yeniyor, onları Kızıldeniz'de boğuyor, şehirleri yok ediyor, kızıyor.彼らが知る神は それらの行為をする神でした
İlgili Sayfalar