boğuluyor ile cümle
boğuluyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
kullanıcı boğuluyorlimitazione degli utenti
kullanıcı boğuluyorregulación de usuarios
kullanıcı boğuluyorregulovanie používateľov
kullanıcı boğuluyorWeboldal tárhelyének biztosítása
kullanıcı boğuluyorрегулювання користувачів
kullanıcı boğuluyorХостинг web- сайта
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.Helaas worden de kleine kunstenaars in ons verstikt voor we kunnen vechten tegen de verdrukkers van de kunst.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.불행하게도 우리 안에 어린 예술가들은 우리가 예술의 압제자들과 맞서 싸우기 전에 이미 질식해서 죽어버립니다.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.Leider werden die kleinen Künstler in uns erstickt, bevor wir gegen die Unterdrücker der Kunst kämpfen können.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.Niestety mali artyści w nas zostają zduszeni zanim staniemy do walki z ciemiężcami sztuki.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.למרבה הצער, האמנים הקטנים בתוכנו נחנקים למוות לפני שאנחנו מקבלים הזדמנות לקום כנגד המדכאים הגדולים של האמנות.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.للأسف، الفنانين الصغار داخلنا خنقوا للموت قبل أن نستطيع أن نحارب ضد طغاة الفن.
Maalesef, içimizdeki küçük sanatçı sanatın baskıcıları ile savaşamadan boğuluyor.芸術の抑圧者との戦い方を覚える前に 息の根を止められてしまう 檻に閉じ込められて
Ne zaman bu kolundan tutup sokağa çıkardığımız kız gibi genç bir kız görsem utanca boğuluyorum.Me siento culpable cada vez que veo a una chica joven como la que tomé del brazo y arrastré hasta la calle.
Ne zaman bu kolundan tutup sokağa çıkardığımız kız gibi genç bir kız görsem utanca boğuluyorum.Чувствам вина всеки път когато видя младо момиче, като онова, което хванах за ръката и извлякох на улицата.
Ne zaman yürüyemeyen yaşlı bir adam görsem utanca boğuluyorum.Saya telah sejak diganggu oleh rasa bersalah setiap kali saya melihat seorang pria tua
Oda dumandan boğuluyordu.Bol tam hustý dym.
Oda dumandan boğuluyordu.De rook binnen was verstikkend.
Oda dumandan boğuluyordu.Det var fyllt av rök.
Oda dumandan boğuluyordu.Es war mit Rauch zum Ersticken voll.
Oda dumandan boğuluyordu.연기에 거의 질식할 뻔 했습니다.
Oda dumandan boğuluyordu.La fumée était étouffante.
Oda dumandan boğuluyordu.Me estaba ahogando con el humo.
Oda dumandan boğuluyordu.Nó đặc khói.
Oda dumandan boğuluyordu.Si soffocava dal fumo.
Oda dumandan boğuluyordu.Tempat itu penuh dengan asap.
Oda dumandan boğuluyordu.Wisiały tam kłęby dymu.
Oda dumandan boğuluyordu.Ήταν πνιγμένο στον καπνό.
Oda dumandan boğuluyordu.Беше задушена с дим.
Oda dumandan boğuluyordu.Вона була наповнена димом.
Oda dumandan boğuluyordu.Там можно было задохнуться от дыма.
Oda dumandan boğuluyordu.המקום היה חנוק מעשן.
Oda dumandan boğuluyordu.كانوا يطبخون على الأخشاب الخضراء التي تعد وقودهم الأساسي
Oda dumandan boğuluyordu.彼等は唯一の燃料である生材を使って 調理していたのです
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırCasi igual que si te estás asfixiando y de repente los pulmones se abren. Algún espacio vendrá
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırC'est quasi comme si vous suffoquez et que soudain, les poumons s'ouvrent et de l'espace arrive.
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırIhan kuin tukehtuisit ja sitten yht'äkkiä keuhkot avautuvat ja niihin tulee tilaa.
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırQuase como se você estivesse sufocando e de repente os pulmões se abrissem e algum espaço surgisse.
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırЭто как... если бы ты задыхался... как вдруг легкие раскрылись и в них поступил воздух.
Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen. Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.Depois, se olharem para a criança atrás, tem ar de já estar a sufocar antes de haver o impacto.
Şimdi de arkadaki çocuğa bakın lütfen. Bu çocuk ise, daha çarpışma bile olmadan boğuluyormuş gibi görünüyor.А ако погледнете детето отзад, изглежда, все едно вече се задушава, преди дори да се случи катастрофата.
Sürekli online, birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışan bir hayat içerisinde boğuluyor muyuz?هل بتنا مغمورين بالكثير من التواصل متعدد المهام المفروض علينا
Uyuduğunda boğuluyordu!De îndată ce adormi, te sufoci.
Uyuduğunda boğuluyordu!Dès qu'on dort, on boit la tasse !
Uyuduğunda boğuluyordu!Non appena si dorme si beve involontariamente !
Uyuduğunda boğuluyordu!¡Tan pronto se duerme, se traga el agua!
Uyuduğunda boğuluyordu!Zodra je slaapt, krijg je water binnen!
Uyuyamıyordu! Uyuduğunda boğuluyordu!잠을 잘 수가 없어! 잠이 들자마자 물을 잔뜩 먹겠지!
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Il terreno assorbe il sangue rosso, ed è soffocato dall'odore della carne bruciata.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Jorden opsluger det røde blod - - og kvæles af lugten fra brændende kød.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Krew wsiąka w ziemię, która dławi się smrodem płonących ciał.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.La tierra absorbe la sangre roja y se ahoga con el olor a carne quemada.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Maa on punaisenaan verestä, ja ilman täyttää palavan lihan haju.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Marken suger upp blodet och kvävs av lukten av brinnande kött.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.O solo absorve o sangue vermelho e sufoca com o odor da carne a arder.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Το σώμα απορροφά το κόκκινο αίμα, και πνίγεται από την οσμή της καιγόμενης σάρκας.
Yer kızıl kanı emiyor ve hava yanan et kokusu ile boğuluyor.Земля становится красной от крови и задыхается от запаха горящей плоти.
Zihnim çalışıyor, karışık yüzler, sesler, duygular, Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.Mi mente rebosa, un caos de rostros, voces, impresiones, revivo mi vida, como si me estuviera ahogando.
Zihnim çalışıyor, karışık yüzler, sesler, duygular, Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.Mintea mea mişună, un talmeş-balmeş de feţe, voci, impresii, îmi retrăiesc viaţa, de parcă m-aş îneca.
Zihnim çalışıyor, karışık yüzler, sesler, duygular, Hayatımı bir daha yaşıyorum sanki boğuluyormuş gibi.Umysł pełen kolaży twarzy, głosów, wrażeń, życie przepływa mi przed oczami, tak jakbym tonął