boğulmuş ile cümle

boğulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Predstavljajte si letalo polno dima.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Představte si letadlo plné kouře.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Predstavte si lietadlo plné dymu,
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Stel je voor: een vliegtuig vol rook.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Stellen Sie sich ein Flugzeug voll Rauch vor.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Tänk er ett flygplan fyllt av rök.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Wyobraź sobie sobie samolot pełny dymu.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Φανταστείτε ένα αεροπλάνο γεμάτο καπνό.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Представете си самолет пълен с дим.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Представьте самолёт в дыму.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.Уявіть літак, повний диму.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.דמיינו מטוס מלא עשן.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.تخيل طائرة مليئة بالدخان.
Dumana boğulmuş bir uçak düşünün.エンジン音が カラッ カラッ カラッ
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Ad un certo punto bastava camminare per Londra per essere sopraffatti dal tanfo.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Als je in die tijd door Londen liep, werd je gewoon bedwelmd door een vreselijke stank.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Así bien, si caminaban por Londres en esta época quedarían abrumados por este terrible olor.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Če bi v tistem času hodili po Londonu, bi vas šokiral neznosen smrad.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Deci, mergeai prin Londra în momentul ăsta şi erai copleşit de această duhoare.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Donc, vous marchiez dans Londres à ce moment-là et vous étiez accablé par cette puanteur.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Így, ha valaki körbejárja ekkor Londont, egyszerűen letaglózza a bűz.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Jadi, jika Anda berjalan di London pada saat itu dan merasa kewalahan dengan bau busuk ini.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.그래서 여러분이 당시의 런던 시내를 돌아다닌다면 순식간에 악취에 압도될 것입니다.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Man spazierte also in London umher und war überwältigt von diesem Gestank.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Se andássemos por Londres, nesse tempo, ficaríamos siderados com o cheiro pestilento.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Tak więc chodzą po Londynie w tamtym okresie było się przytłoczonym smrodem.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Περπατούσες λοιπόν τότε στο Λονδίνο και συγκλονιζόσουν απ' αυτή τη δυσοσμία.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Значи, в онзи момент, докато просто вървите из Лондон, просто щяхте да сте смазани от тази воня.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.Итак, в те времена стоило вам только пройтись по Лондону - вы просто погружались в зловоние.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.ואז גררו אותן אל מרתיח העצמות שבהמשך הרחוב.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.لذا, فبمجرد أن تبدأ تجوالك في مدينة لندن في تلك الأيام حتى تطغي عليك الروائح النتنة من كل صوب.
Londra'da bu dönemde sokaklarda gezindiğinizde, bu kokuyla aşırı derecede boğulmuş olurdunuz.その悪臭に驚愕したことでしょう 最終的には新興の公共保健当局が
Tam kendini boğulmuş hissederken,... ...bakmışsın kendindesin.Когда ты чувствуешь, что идешь ко дну, ты оказываешься на твердой земле.
Üstesinden gelmiş hissediyoruz. Biz boğulmuş hissediyoruz.Mamy poczucie przegranej, poczucie przytłoczenia.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Ako každá rozvíjajúca začínajúca organizácia, sme zaskočení vlastným rozvojom.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Cũng như bất kỳ một tổ chức non trẻ nào, chúng tôi cũng đang ngộp thở bởi chính sự phát triển của mình.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Ich meine, wie jede wachsende, neugegründete Organisation sind wir etwas überwältigt von unserem Wachstum.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Ik bedoel, net als elke groeiende startende onderneming, zijn we een beetje overweldigd door onze groei.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.În sensul că, precum orice organizaţie la început de drum, suntem copleşiţi de dezvoltarea noastră.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Jako každá rozvíjející se a začínající organizace jsme zaskočeni svým rozvojem.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.막 성장하는 단체가 겪을 수 밖에 없는 일이긴 하지만 우리 역시 우리의 성장에 놀라고 있습니다.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Ligesom enhver form for voksende begynderorganisation er vi en form for overvældede af vores vækst.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Me olemme kuin pieni kasvava organisaatio, joka on ylityöllistetty suuren kasvun alla.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Mislim, tako kot katerakoli mlada organizacija smo rahlo preplavljeni z lastno rastjo.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Soalnya, seperti startup lainnya yg tumbuh kami agak kewalahan dengan pertumbuhan kami sendiri
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Tak jak każda rozwijająca się organizacja, jesteśmy nieco oszołomieni tym, jak szybko się rozwijamy.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Úgy értem, mint bármelyik növekvő startup szervezet, túlterhel bennünket a saját növekedésünk.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Δηλαδή, όπως κάθε είδους νεοαναπτυσσόμενος οργανισμός, είμαστε κάπως καταβεβλημένοι από την ανάπτυξή μας.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Имам предвид, като всеки старт-ъп сме надмогнати от собствения си разтеж.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.Я хочу сказать, как и всякая молодая и быстро растущая организация мы захлебываемся собственным ростом.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.אני מתכוון, כמו כל ארגון הזנק שגדל, אנחנו די המומים על ידי הגדילה שלנו.
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz.أقصد , مثل أي نوع من النمو الذي يحدث لمنظمة مبتدئة , نحن في حالة لم نكن نتوقعها من النجاح .
Yeni başlayan ve büyümekte olan her organizasyon gibi kendi büyümemizden dolayı boğulmuş haldeyiz."自らの成長についていけない" という問題です つまり 莫大な量の
Yüzde 40 olması gerekirken tüpünde yüzde 80 oksijen vardı. Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Die Sauerstoffvergiftung verursachte einen Krampf und er ertrank.

İlgili Sayfalar