boğulmuş ile cümle
boğulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Muhtemelen kendini nehre atmış ve boğulmuştur.彼女は川に身を投げて自殺した。
Affogato (İtalyanca, "boğulmuş") kahve temelli tatlıdır.「ウルバヌス・コーヒー」も健在の模様。
Okuyucu uzun soluklu bir okuyuşta kendisini bu renklerin içinde boğulmuş hissetmektedir.民間ではこの読経の時の風にあたると、風邪を引かないとして信仰されている。
İmparator kedere boğulmuştu.昭和天皇崩御。
İlk başta önemsememelerine rağmen ilk arkadaşlarını gölde boğulmuş olarak bulduktan sonra endişeleri artar.初次亮相時,當初口耳相傳而知道他的愛好者其實不少。
Kaçanların çoğu Allia nehrinde boğulmuştur.Veľa Francúzov sa na úteku utopilo v Páde.
İmparator kedere boğulmuştu.Achemenidų imperijos imperatoriumi tapo Smerdis.
Affogato (İtalyanca, "boğulmuş") kahve temelli tatlıdır.Affogato (it. affogato 'nuskandintas') – espreso kava pateikiama su ledais.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Beszálltam a kocsimba, és teljesen letaglózva éreztem magam.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Et je suis monté dans ma voiture et je me sentais vraiment dépassé - submergé.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Ich stieg ins Auto und war wirklich überwältigt - überwältigt.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Ik stapte in mijn auto -- en ik voelde me echt overweldigd... overweldigd --
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.저는 그 재판이 정말로 어렵고 고통스러울 것이라는
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Me subí al auto y me sentía verdaderamente agobiado, abrumado.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Nasedl jsem do auta a úplně to na mě padlo.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Så jag satte mig i bilen och jag kände mig överväldigad.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Salii in macchina ed ero completamente stravolto -- stravolto.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Sentia-me realmente oprimido.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Şi m-am urcat în maşină şi mă simţeam foarte copleşit -- copleşit.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Tôi bước vào xe, trong lòng cảm thấy rất rất choáng ngợp.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Wsiadłem do samochodu i czułem się bardzo onieśmielony.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Μπήκα στ' αμάξι μου κι ένιωθα πραγματικά καταβεβλημένος -- καταβεβλημένος.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Качих се в колата си и се чувствах наистина претоварен - претоварен.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.Я сел в машину и ощутил подавленность, сильную подавленность.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.ונכנסתי לרכב שלי, והרגשתי ממש מותש -- מותש.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.وركبت سيارتي وشعرت بأنني كنت أتجاوز الحد -- تجاوزت الحد.
Arabama bindim, kendimi gerçekten boğulmuş hissediyordum.いっぱいでしたが 結局車に乗り 裁判所に向かいました
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Ainsi ces hommes que vous avez naufragé vous servent de gibier
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Chính xác ngay. Quá xấu du thuyền của bạn nên đã bị ... nhưng ít nhất nó đã mang chúng ta lại với nhau.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Iei o jumătate de bărbaţi s-au înecat de la nave le-aţi naufragiat ... şi a izgoni care urmează să fie vânate.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Je neemt half-verdronken mannen van schepen die je hebt gesloopt ... en rijden ze uit te worden gejaagd.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Just rätt. Synd att din båt ska ha lidit ... men åtminstone Det förde oss samman.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Juuri oikea. Harmi teidän Yacht pitäisi ovat kärsineet ... mutta ainakin se saattoi meidät yhteen.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Netop højre. Ærgerligt din båd skal have lidt ... men i det mindste det bragte os sammen.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Presne pravé. Škoda, že si jachtu by trpeli ... najmenej však Priniesla nám dohromady.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Proprio a destra. Peccato che il vostro yacht dovrebbe avere sofferto ... ma almeno ci ha riunito.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Tepatnya benar. Sayang sekali Anda yacht harus menderita ... tapi setidaknya itu membawa kita bersama.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Veszel fél fulladt férfi A hajók már tönkrement ... és a hajtás őket A vadászható.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Vytáhl jste poloutopené muže z lodi, která právě ztroskotala a vyhnal jste je ven, abyste je mohl lovit..
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Vzameš pol utonil moški z ladij, ki ste jih uničili ... in jih voziti ven se lovi.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Właśnie w prawo. Szkoda jachtu powinny doznali ... ale przynajmniej to zetknął nas ze sobą.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.Взимаш полуудавен мъже от кораби вие сте разбиха ... и ги изгони да бъдат преследвани.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Ви зміщується них. - Саме право. Шкода Вашої яхти повинні постраждали ... але принаймні вона звела нас.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.- Именно право. Жаль Вашей яхты должны пострадали ... но по крайней мере она свела нас.
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.-- تحولت أنت منهم. -- الحق على وجه التحديد. سيئة للغاية الخاص لليخوت وينبغي أن عانت...
Batırdığın gemilerden yarı boğulmuş insanları alıyor... ...ve av olmaları için dışarı salıyorsun.あまりにも悪いあなたのヨット 苦戦しているはず... しかし、少なくとも それは私たちを一堂に。
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazAli naj se potem ne zadušiti v trezorju, po katere prekršek ustih ne healthsome diha v zrak,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazCzyż nie mam być tłumione w skarbcu, do którego faul usta nie healthsome powietrza wdycha,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamaz¿Debo, pues, no ahogada en la bóveda, a cuya boca no hay falta de aire healthsome respira,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazDois-je donc pas être étouffé dans le coffre, dont la faute Pour la bouche sans air healthsome respire,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazEnkö sitten tukahdutetaan in the Vault,, jonka foul suun ei healthsome ilmaa hengittää,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazEu não deve ser sufocado no cofre, a cuja falta boca sem ar healthsome respira,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamaz나는 누구의 파울이 입을 더 healthsome 공기의 통풍이없는하려면 다음 금고에 방해 받긴 싫어한다
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazNebudem potom potlačené v trezore, ktorého sprosťák žiadne healthsome vzduch dýcha,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazNebudu pak potlačeno v trezoru, jehož sprosťák žádné healthsome vzduch dýchá,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazNem leszek azután elfojtották a boltozat, kinek rossz szája nem healthsome levegőt lélegzik be,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazNon deve poi essere soffocato nella tomba, per il cui fallo bocca senza aria healthsome respira,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazSă nu fie înăbuşită atunci în seif, a cărui fault gura de aer nu respiră în healthsome,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazSkal jeg da ikke blive kvalt i den hvælving, til hvis foul mund ingen healthsome luft indånder,
Ben, kimin faul ağız hiçbir healthsome hava soluduğu için, tonoz içinde boğulmuş tutulamazSkall jag då inte kvävas i valvet, vars illaluktande mun ingen healthsome luft andas in,