boğuşma ile cümle
boğuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom, işten eve dönünce çocuklarıyla oynayıp boğuşmaya bayılır.Tom loves to play and romp with his kids when he gets home from work.
Yaşanan boğuşmada, G-Unit rapçisi Young Buck saldırganı bıçakladı.In the resulting scuffle, then-G-Unit rapper Young Buck stabbed the man.
Çin ise son yıllarda kömürlü termik santrallardan kaynaklanan kirlilik ile boğuşmaktadır.China is now beginning to grapple with the pollution caused by coal-fired power stations.
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.But they began to fight each other for succession.
Çocuk pornosu gibi konularla boğuşmak zorunda kaldın.You've had to wrestle with issues like child pornography.
Boğuşma oyunu.Rough and tumble play.
Boğuşma oyunu her birimiz için çok iyi bir öğrenme aracıdır.And rough-and-tumble play is a great learning medium for all of us.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.A scuffle ensues and you get stabbed with one of your own arrowheads.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.And we have to duke it out every day, so we resort to politics.
Hiç yara ya da boğuşma izi yoktu.There were no signs of trauma or bruising.
Bununla birlikte, Spencer'ın teorileri, büyük varlık zincirinde bir boğuşmadan daha karmaşıktı.However, Spencer’s theories were more complex than just a romp up the great chain of being.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.Sie stimmten überein, sie würden „sich natürlich durchkämpfen“.
Yaşanan boğuşmada, G-Unit rapçisi Young Buck saldırganı bıçakladı.Dans la bagarre qui en résulte, l'ancien rappeur de la G-Unit, Young Buck, poignarde l'homme.
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.Ensuite, les exons sont suturés entre eux.
Yaşanan boğuşmada, G-Unit rapçisi Young Buck saldırganı bıçakladı.En la refriega resultante, el entonces el ex miembro de G-Unit, Young Buck apuñaló al hombre.
2001 ile 2004 yılları arasında sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldı ve futbolu bırakma kararı aldı.Así en verano de 2000 se quedó sin equipo, y decidió retirarse del fútbol.
Çırak ayağa kalktı ve Denke ile boğuşmaya başladılar.Претендент поднялся и начал выравнивать бой.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.وكان يردد أثناء الضرب "اللهم إن كان هذا في رضاك فزدني منه".
Tam o anda üçü de küçük odada boğuşmaya başlamıştır.Eles então entram todos os três na loja apressadamente.
Hayatta kalanlar, bir gece önceki aylak saldırısının sonuçları ile boğuşmaktadır.Os sobreviventes estão lidando com as consequências do ataque dos zumbis na noite anterior.
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Alan Wake, um escritor de bestsellers, não conseguia escrever nada há dois anos.
Uzun bir boğuşmadan sonra Willow, Giles'i yener.Hij ging door een moeilijke periode na het vertrek van Gilot.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Op datzelfde moment raakt Carlstop ernstig gewond in de oorlog.
Boğuşma esnasında Bride ateşçiyi belinden yakalamış, Phillips'de ateşçiye yumruk atmıştır.Po drugim ostrzeżeniu Grayson otworzył ogień, zabijając filipińskiego porucznika.
Menendezle boğuşması sonucu Menendez bir gözünü kaybeder.Vid stormningen av Dresden förlorar han ett öga.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.În timpul luptelor, Stauffenberg a fost rănit.
Tam o anda üçü de küçük odada boğuşmaya başlamıştır.Mai mult, în scurtă vreme, cei trei au început să se certe pe poziția de prim-negociator.
Boğuşma sırasında aşçı kadın, adamı sırtından birkaç kez bıçaklayarak öldürür.A dulakodás közben a lány egy késsel leszúrja a férfit.
Oyuncu aynı zamanda sıtmayla boğuşmaktadır.A színészet mellett fafaragással is foglalkozik.
Politik duruşundan asla taviz vermediği için, sürekli mali zorluklarla boğuşmak zorunda kaldı.Nem tud bánni a pénzzel, ezért állandóan anyagi gondokkal küszködik.
Boğuşma sırasında Jessie eline geçirdiği bir sopayla Carlos’un başına vurarak onu orada öldürür.Gabrielle eközben egyik sokkból a másikba esik Carlos miatt.
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Alan Wake egy sikeres pszicho-triller író, aki már két éve alkotói válságtól szenved.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Στην μάχη τραυματίστηκε σοβαρά ο Παναγιωτάκης Γεραρής.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı."De kæmpede dengang," sagde han, "og de vil kæmpe nu."
Çok satan gerilim hikâyeleri yazarı Alan Wake, iki yıldır yazar tıkanıklığı ile boğuşmaktadır.Tác phẩm Quốc huy Việt Nam của họa sĩ Bùi Trang Chước có tranh chấp với họa sĩ Trần Văn Cẩn nhiều năm.
Tam o anda üçü de küçük odada boğuşmaya başlamıştır.Và phải vài tiếng sau đó, cuộc chiến mới bắt đầu ở khu vực trung tâm.
Boğuşma sırasında 'Seni tanıdım,' diye bağırdı.」と叫んだ時に戦死した。
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.그리하여 전후(戰後) 이 곳에 찬란한 ‘고전기’가 시작된다.
Hayatta kalanlar, bir gece önceki aylak saldırısının sonuçları ile boğuşmaktadır.Koliko još žrtava treba da padne da bi se zaustavio rat dojučerašnjih saveznika?
2001 ile 2004 yılları arasında sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldı ve futbolu bırakma kararı aldı.V letih 2002-2004 je imel precej težav s poškodbami in bil prisiljen izpustiti pomembne tekme.
Boğuşma sırasında Westmoreland ağır bir şekilde yaralanır.Šio mūšio metu Oktavianas buvo sunkiai sužeistas.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Dulakodás alakul ki, és leszúrnak az egyik tőled származó nyílheggyel.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Er ontstaat een handgemeen en je raakt gewond door een van je eigen pijlpunten.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Es kommt zu einem Handgemenge und Sie werden von einer Ihrer eigenen Pfeilspitzen erstochen.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Et slagsmål begynder, og du bliver stukket ned med en af dine egne pilespidser.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Ett slagsmål följer och du blir knivhuggen med en av dina egna pilspetsar.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.난투가 일어나고 여러분은 여러분의 화살촉으로 찔려 죽겠죠.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Một cuộc ẩu đả xảy ra và bạn bi đâm bởi một trong các đầu mũi tên của chính mình.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Nasleduje bitka, a on vás bodne jedným z vašich vlastných hrotov.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Následuje rvačka, při níž utržíte bodnou ránu svým vlastním šípovým hrotem.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Perkelahian terjadi dan Anda ditusuk dengan salah satu mata anak panah Anda sendiri.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Pride do prepira in ta človek vas zabode z eno vaših lastnih konic.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Scoppia una lita e vi pugnalano con una delle vostre punte di freccia.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Se desata una pelea y es apuñalado con una de sus puntas.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Segue-se uma briga e você é agredido com uma das suas próprias pontas de seta.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Se iscă o ceartă și te înjunghie cu unul dintre vârfurile tale de săgeată.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Une bagarre s'ensuit et on vous poignarde avec une de vos pointes de flèches.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Wywiązuje się bójka i zostajesz dźgnięty własnym ostrzem.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Ακολουθεί συμπλοκή στην οποία σκοτώνεστε με μια από τις αιχμές σας.
Boğuşma başladı ve kendi başlarınızla yaralandınız.Последва сбиване и вие бивате намушкани с един от вашите собствени върхове на стрели.