boğazı ile cümle

boğazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Boğazımda gıcık var.I've got a frog in my throat.
Boğazımda yapışmış bir balık kılçığı var.I got a fish bone stuck in my throat.
Boğazımı temizledim ama hiç kelime gelmedi.I cleared my throat, but no words came.
Çok fazla sigara içtiğim için boğazım ağrıyor.I have a sore throat because of too much smoking.
Doktor boğazımı muayene etti.The doctor examined my throat.
Benim boğazım kuru.My throat feels dry.
Boğazım yanıyor.My throat burns.
Boğazım ağrıyor ve hafif bir ateşim var.I have a sore throat and a slight fever.
Kelly boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Kelly cleared his throat and begin to speak.
Boğazım ağrıyor ve ateşim var. Bir soğuk algınlığı ilacı alabilir miyim?My throat hurts, and I have a fever. Can I have some cold medicine?
Boğazım ağrıyor ve burnum akıyor.I have a sore throat and runny nose.
Spiker boğazını temizledi.The speaker cleared his throat.
Boğazımda bir kemik sıkıştı.A bone stuck in my throat.
Boğazıma kadar işe batmış vaziyetteyim.I am up to my neck in work.
Yutarken boğazım ağrıyor.My throat hurts when I swallow.
Başın ağrıyor mu ve boğazın acıyor mu?Do you have a headache and a sore throat?
Boğazını temizledi ve " Ben Tatoeba'yı seviyorum!" dedi.He cleared his throat, and said: "I love Tatoeba!".
Boğazını temizledi.He cleared his throat.
O, derse başlamadan önce boğazını temizledi.He cleared his throat before starting the lecture.
Onlar her zaman birbirlerinin boğazına sarılırlar.They are always at each other's throats.
O, boğazına bir parça ekmek sıkıştırdı.She got a piece of bread stuck in her throat.
Boğazında sıkışmış bir diken gibi.Like a thorn stuck in your throat.
Boğazım ağrıyor.I have a sore throat.
Ateşin var mı ve boğazın ağrıyor mu?Do you have temperature and your throat hurts?
Boğazım kuru.My throat is dry.
Boğazıma kadar onun içindeyim.I'm up to my neck in it.
Boğazımda takılmış bir balık kılçığını çıkarmayı denemek istiyorum.I want to try and get a fish bone stuck in my throat.
Tom onun boğazında bir yumru hissetti.Tom felt a lump in his throat.
Tom tükenmez kalemiyle Mary'yi boğazından şişledi.Tom stabbed Mary in the neck with his ballpoint pen.
Tom Mary'nin boğazını kesti.Tom slit Mary's throat.
Tom kendi boğazını kesti.Tom slit his own throat.
Tom güneşi boğazında hissedebiliyordu.Tom could feel the sun on his neck.
Tom boğazını temizledi.Tom cleared his throat.
Tom'un boğazı ağrıyor.Tom has a sore throat.
Tom Mary'nin boğazına bir bıçak dayadı.Tom held a knife to Mary's throat.
Ellerini boğazımdan çek!Take your hands off my neck.
Benim ağrıyan bir boğazım var. Senin öksürük kesicin var mı?I have a sore throat. Do you have a cough drop?
Ben çok fazla karaoke şarkı söyledim ve şimdi boğazım ağrıyor.I sung too many karaoke songs, and now my throat hurts.
Boğazıma batmış bir balık kılçığı var.I have a fish bone stuck in my throat.
Tom boğazını temizliyor.Tom is clearing his throat.
Boğazımı temizliyorum.I am clearing my throat.
Mary boğazını temizliyor.Mary is clearing her throat.
Parmağını boğazına koy.Put your finger in your throat.
Eğer onu tekrar yaparsan, geleceğim ve uyurken boğazını keseceğim.If you do that again, I'll come and cut your throat when you're asleep.
Torres Boğazı Yeni Gine'yi Avustralya'dan böler.The Torres Strait divides New Guinea from Australia.
Tom'un boğazı sıkılarak öldürüldü.Tom was strangled.
Sen hiç Macellan Boğazından geçtin mi?Have you ever gone through the Straits of Magellan?
Tom boğazını temizledi ve konuşmaya devam etti.Tom cleared his throat and continued to speak.
Tom'un boğazı ağrımıyordu.Tom didn't have a sore throat.
Bu sabahtan beri boğazımda bir gıcık var. Gerçekten soğuk algınlığına mı yakalandım.I've had a tickle in my throat since this morning. Have I really caught a cold?
Boğazıma bir bıçak dayadı.He put a knife to my throat.
Boğazıma bir bıçak dayadılar ve beni soydular.They put a knife to my throat and robbed me.
Boğazın acıyor mu?Does your throat hurt?
Tom Mary'yi boğazından yakaladı ve onu boğdu.Tom grabbed Mary by the throat and choked her.
Tom Mary'yi boğazından yakaladı ve onu boğmaya başladı.Tom grabbed Mary by the throat and started choking her.
Tom'un boğazı ağrıyordu.Tom had a sore throat.
Özür dilemeyi denedim ama sözler boğazıma takıldı.I tried to apologize, but the words stuck in my throat.
Tom'u ne zaman düşünsem, boğazımda bir yumru hissediyorum.Every time I think of Tom, I get a lump in my throat.
Tom boğazıma bir bıçak soktu.Tom put a knife to my throat.
Kuru bir boğazım olduğunda bu öksürük damlalarını alırım.I take these cough drops when I have a dry throat.

İlgili Sayfalar