Favori bluegrass müzisyenin kim?Who's your favorite bluegrass musician?
Bu nedenle kendisine daha çok "Father of Bluegrass" denmektedir.[1]Because of this, he is often called the "Father of Bluegrass".[1]
Bluegrass, Amerika Birleşik Devletleri'nin güney kısmından gelen geleneksel bir müzik türü.Delta blues is een muziekstroming uit het zuiden van de Verenigde Staten.
Bluegrass, Amerika Birleşik Devletleri'nin güney kısmından gelen geleneksel bir müzik türü.Bluegrass navazuje na hudební tradice bílého obyvatelstva Jihu USA.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Abbiamo scoperto il bluegrass qualche anno fa, e ce ne siamo innamorati.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Am descoperit stilul bluegrass acum câţiva ani.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Bluegrass jsme objevili před několika lety, a zamilovali jsme se do něj.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Bluegrass sme objavili pred niekoľkými rokmi a ihneď sme si ho zaľúbili.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Chúng tôi đã khám phá ra bluegrass một vài năm về trước và chúng tôi yêu thích nó.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Descubrimos el bluegrass hace pocos años, y nos encantó.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Een paar jaar geleden ontdekten we bluegrass en werden er verliefd op.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.저희는 몇 년 전에 블루그래스를 알게 되었고,
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Nous avons découvert le bluegrass il y a quelques années, et nous en sommes tombés amoureux.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik. Umarız siz de seversiniz.Pár éve fedeztük fel a bluegrasst, és teljesen beleszerettünk.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik. Umarız siz de seversiniz.Wir entdeckten Bluegrass vor ein paar Jahren und haben uns in diese Musikrichtung verliebt.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Zakochaliśmy się w muzyce bluegrass kilka lat temu.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Ανακαλύψαμε την μπλούγκρας εδώ και μερικά χρόνια και την ερωτευτήκαμε.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Ми відкрили для себе блуґрас декілька років тому, та одразу в нього закохалися.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Мы открыли для себя блюграсс несколько лет назад, и влюбились в него.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.Открихме блуграс преди няколко години, и се влюбихме в него.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.גילינו את הבלוגראס לפני מספר שנים, והתאהבנו בזה. אנחנו מקווים שגם אתם תתאהבו.
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.لقد اكتشفنا البلو منذ بضع سنوات مضت،
Biz bluegrass'ı birkaç yıl önce keşfettik, ve onu çok sevdik.すごく好きになりました 皆さんにも 好きになって欲しいです
İnsanların yaptığı bir bitki müdürü bluegrass gelenDirektor einer Pflanze, die Menschen machen von Bluegrass
İnsanların yaptığı bir bitki müdürü bluegrass gelen사람을 만드는 공장 이사 블루그래스에서
İnsanların yaptığı bir bitki müdürü bluegrass gelenNovi cevi kanalizacije na obrobju mesta igrajo tudi toliko novih stavb v to del je govoril z vami
İnsanların yaptığı bir bitki müdürü bluegrass gelenמנהל המפעל, אשר גורמים לאנשים מ bluegrass
İnsanların yaptığı bir bitki müdürü bluegrass gelenمدير مصنع الذي جعل الناس من البلو
İnsanların yaptığı bir bitki müdürü bluegrass gelenこの時点で労働者
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.그는 블루그래스 기법의 음악을 연주했는데, 콘서트가 막바지에 이르자, 그는 아프리카에서 배운
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.הוא ניגן בסגנון הבלוגראס שלו, אבל לקראת סיום ההופעה, הוא ניגן בבנג'ו בסגנון הישן
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.وقد كان يعزف هو موسيقى من نوع البلو ولكن في نهاية الحفل .. كان يعزف نوعا قديماً من البانجو
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.でもコンサートの最後に 昔風のバンジョーのピッキングをやったんだ バンジョーと一緒にアフリカから来た演奏法だ
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Ako povedal, sme traja bratia z New Jersey - mesta, ktoré je centrom bluegrassu na celom svete.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Aşa cum a spus, suntem trei fraţi din New Jersey, capitala mondială a stilului bluegrass.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Come ha detto, siamo tre fratelli dal New Jersey, la capitale mondiale del bluegrass (Risate)
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Como él dijo, somos tres hermanos de Nueva Jersey... ya saben, la capital mundial del bluegrass.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Igen, három testvér vagyunk New Jearseyből -- tudjátok, a bluegrass stílus hazájából.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Jak řekl, jsme tři bratři z New Jersey - však víte, hlavního bluegrassového města světa.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Jesteśmy trójką braci z New Jersey, światowej stolicy bluegrass.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.들으셨겠지만, 저희는 뉴저지에서 온 삼형제입니다. 아시죠, 블루그래스의 수도 말예요. (컨트리 음악의 일종)
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Zoals hij al zei: we zijn drie broers uit New Jersey, de bluegrass-hoofdstad van de wereld.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Όπως είπε, είμαστε τρία αδέλφια απο το Νιού Τζέρσι... ξέρετε, την παγκόσμια πρωτεύουσα της μπλούγκρας.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Как он уже сказал, мы три брата из Нью-Джерси, ну, вы знаете, мировая столица блюграсс.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Както той каза, ние сме трима братя от Ню Джърси -- нали знаете, блуграс столицата на света.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.Як він сказав - ми три брати з Нью-Джерсі - ну знаєте, світової столиці музичного напрямку "блуґрас".
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.כמו שהוא אמר, אנחנו שלושה אחים מניו ג'רסי אתם יודעים, בירת הבלוגראס של העולם.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.كما قال، نحن ثلاثة أشقاء من نيو جيرسي- كما تعلمون، عاصمة البلو في العالم.
Onun da dediği gibi, biz New Jersey 'den 3 kardeşiz, bilirsiniz, dünyanın bluegrass başkenti.ブルーグラス音楽といえば ニュージャージーですよね? (笑)