Bu Bluetooth aygıtı yerel Bluetooth servislerini kullanmaya çalışıyor.O seguinte dispositivo Bluetooth está a tentar usar os serviços locais de Bluetooth.
Bu Bluetooth aygıtı yerel Bluetooth servislerini kullanmaya çalışıyor.Următorul dispozitiv Bluetooth încearcă să utilizeze serviciile locale Bluetooth.
Bu Bluetooth aygıtı yerel Bluetooth servislerini kullanmaya çalışıyor.Наведений нижче пристрій Bluetooth намагається скористатися локальними службами Bluetooth.
Bu Bluetooth aygıtı yerel Bluetooth servislerini kullanmaya çalışıyor.Следующие устройства пытаются использовать службы Bluetooth.
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Ah oui, c'est intéressant, n'est-ce pas le présentateur de Blue Peter qui l'a fait à vélo ?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Ali ni, saj veš, ali ni zanimivo, ali ni tisti napovedovalec iz oddaje Blue Peter to opravil s kolesom?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Anda tahu, itu menarik bukankah pembawa acara Blue Peter baru melakukannya dengan sepeda?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."A to jsi slyšel, to je zajímavý, nebyl tam zrovna na kole už ten moderátor, co dělá Zázraky přírody?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Das ist interessant, aber hat das nicht gerade der Blue Peter-Moderator mit dem Fahrrad getan?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."È interessante, il presentatore di Blue Peter non l'ha appena fatto in bicicletta?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Ez érdekes, tudod, az a Blue Peter előadó nem ezt csinálta meg most biciklivel?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Har, du ved, det er interessant, har den Blue Peter studieværten ikke lige gjort det på en cykel?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Interessant, heeft die tv-presentator dat niet al eens gedaan op een fiets?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."O, to interesujące, czy ten prezenter Blue Peter nie zrobił czegoś takiego na rowerze?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Que interesante; dígame, ¿no lo hizo ya ese presentador de Blue Peter en bicicleta?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Știi, este interesant, nu-i aşa că un prezentator TV tocmai a traversat-o pe bicicletă" sau, "E drăguţ.
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Thú vị đấy, nhưng chẳng phải là anh chàng Blue Peter gì đấy đã đến đấy bằng xe đạp sao?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."To je ale zaujímavé, nebol tam nedávno na bicykli ten chlapík, čo moderuje Reflex?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Знаешь, это конечно интересно, но разве ведущий Blue Peter'a не проделал это только что, на велосипеде?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Знаєш, цікаво, ведучий програми "Блу Пітер" справді нещодавно зробив це на велосипеді?"
"Bu çok ilginç de Blue Peter'ın sunucusu bunu bisikletle yapmadı mı?" veya "Ne güzel."Това е интересно, но оня водещ Блу Питър не го ли направи наскоро и то на велосипед?"
Bunun çok akıllıca olduğunu gördük çünkü Deep Blue,사실 꽤 머리를 잘 썼죠. 왜냐면 BMW에서 Deep Blue는
Bunun çok akıllıca olduğunu gördük çünkü Deep Blue,מסתבר שזה היה די חכם מפני שלכחול עמוק,
Bunun çok akıllıca olduğunu gördük çünkü Deep Blue,و ظهر جلياً فيما بعد أن تسمية المشروع بـ ديب بلو كاننت خطوة موفقة,
Bunun çok akıllıca olduğunu gördük çünkü Deep Blue,社内でも「ディープ・ブルー へぇ、かっこいいな」 なんて感じでしたから。
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Acest expert vă va ajuta să configurați dispozitivele Bluetooth.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Cet assistant va vous aider à configurer vos périphériques Bluetooth.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Denne guide vil hjælpe med opsætning af dine bluetooth- enheder.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Dieser Assistent wird Ihnen dabei helfen, ihre Bluetooth-Geräte einzurichten.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Este asistente le ayudará a configurar sus dispositivos Bluetooth.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Este assistente ajudá- lo- á a configurar os seus dispositivos Bluetooth.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Guiden hjälper dig att ställa in Blåtandsenheter.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.La configurazione guidata aiuterà a impostare i tuoi dispositivi Bluetooth.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Цей майстер допоможе вам налаштувати ваші пристрої Bluetooth.
Bu sihirbaz Bluetooth aygıtlarınızı ayarlamanıza yardımcı olacak.Этот мастер поможет настроить устройство Bluetooth.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.A Deep Blue nevű projekt által felfedeztem valamit a szeretetről és a dizájnról.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Am descoperit ceva despre dragoste și design în cadrul proiectului numit Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.전 Deep Blue라는 프로젝트를 통해 사랑과 디자인에 대해서 무언가를 깨달았습니다
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Ho scoperto qualcosa riguardo all'amore e al design attraverso un progetto chiamato "Profondo Blu".
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Ich entdeckte etwas über Liebe und Design durch ein Projekt mit Namen Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Ik ontdekte iets over liefde en ontwerp door een project met de naam Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.J'ai découvert quelque chose à propos de l'amour et du design au travers d'un projet appelé Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Objavil som niečo o láske a dizajne vďaka projektu s názvom Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Odkryłem coś o miłości i projektowaniu poprzez projekt nazwany Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Открих нещо за любота и дизайна чрез един проект, наречен Тъмносиньо.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.Я сделал кое-какие открытия в отношении любви и дизайна благодаря проекту Deep Blue.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.גיליתי משהו על אהבה ועיצוב דרך פרוייקט שנקרא כחול עמוק.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.لقد اكتشفت شيئاً عن الحب و التصميم بفضل مشروع كان اسمه ديب بلو.
"Deep Blue" adlı bir projede sevgi ve tasarım ile ilgili bir şeyi fark ettim.まず最初におつきあいください
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.Garry Kasparov, een mens, verloor van Deep Blue, een machine.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.Garry Kasparow, ein Mensch, verlor gegen Deep Blue, eine Maschine.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti."딥 블루"라는 컴퓨터에 졌던 일이죠
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.- một con người, đã thua Deep Blue - một cái máy.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.בן אדם, הפסיד ל-"דיפ בלו" מכונה.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.الإنسان أمام ديب بلو - آلة.
Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.多くの人にとってこれは 新たな時代の幕開けでした
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.슈퍼컴퓨터 딥 블루(Deep Blue)와 겨루었을 때 말이죠.
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.שיחק מול "כחול עמוק", מחשב-על.
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.لعب مع "ديب بلو"، حاسوب عملاق.
Deep Blue süper bilgisayarıyla oynadığı zamana.機械が勝った その日からです