bloke ile cümle
bloke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Liman bloke edilebilir.The harbor can be blocked.
İki ev arasındaki yol kar tarafından bloke edildi.The path between the two houses was blocked by snow.
Ana cadde tören için bütün sabah bloke edildi.Main Street was blocked off all morning for the parade.
Nehri bloke eden baraj çok geniş.The dam blocking the river is very wide.
Gıda sevkiyatı bloke edildi.Food shipments were blocked.
Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.Tom blocked Mary's way and wouldn't let her enter the room.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.Tom blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Yol düşen kayalar tarafından bloke edildi.The road was blocked by fallen rocks.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti ve ona tekrar tekme attı.Tom blocked Mary's punch and kicked her again.
O araba trafiği bloke ediyor.That car is blocking traffic.
Özel araba yolunu bloke etme.Don't block the driveway.
Yol bloke edilmişti.The road was blocked.
Sami, Leyla'nın telefon numarasını bloke etti.Sami blocked Layla's phone number.
Bir şey kapıyı bloke ediyordu.Something was blocking the door.
Mesaj servisleri ve cep telefonları da bloke edilmiş gibi görünüyordu.Text messaging and mobile phone services also appeared to be blocked.
Reseptörlerin yapısal aktivitesi bir ters agonistin bağlanması ile bloke olabilir.The constitutive activity of a receptor may be blocked by an inverse agonist.
Her iki nesil ilaç grubu da beynin dopamin yolaklarındaki reseptörleri bloke ederler.Both generations of medication tend to block receptors in the brain's dopamine pathways.
Bu nanoteknoloji camlardan gelen ısı ve ışığı bloke etmede daha iyi sonuçlar vermektedir.The nanotechnology can provide a better solution to block light and heat coming through windows.
Buna rağmen, UV radyasyonu bloke edilebilir.They would also block UV radiation.
Bunun sonucunda reseptör bloke olur, başka agonistlerin bağlanması engellenir.This results in a receptor blockade, inhibiting the binding of agonists and inverse agonists.
Mısır, İsrail'in Kızıldeniz'e ulaşımını engellemek için Akabe Körfezi'ni bloke etti.Egypt also blockaded the Gulf of Aqaba preventing Israeli access to the Red Sea.
Gerçekten çok büyüyebilirler ve altlarında kalan bölgenin tüm gün ışığını bloke edebilirler.They can grow so big, blocking all daylight, making it very dark and ominous standing under them.
Bu şeyi bloke edebilir misiniz?Could you run a denial-of-service, because these are first responders?
Şirketler anlık mesajlara ya da Facebook'a erişimi bloke ediyorlar.Companies blocking access to IM or to Facebook.
Geceleyin odaları hava alamayacak şekilde bloke ettik.We blocked them off at night so that they got no ventilation.
Mahkemenin karşı taraf lehine verdiği kararla, şirketimizin banka hesapları bloke edildi.With a court decision in their favour, our bank account is blocked," Eminefendic said.
Ayrıca Ashdown'da da BH'deki banka hesapları bloke edilmiş 16 kişiden oluşan bir liste bulunuyor.Ashdown has a separate list of 16 individuals whose bank accounts in BiH have been blocked.
Transkripsiyon bloke olduğunda, RNA'nın proteinlere çevirisi imkansızdır.With transcription blocked, the translation of RNA into proteins is impossible.
Basil, pire midesinde çoğalarak onu bloke eder.The bacillus multiplies in the stomach of the flea, blocking it.
Kalsiyum kanal blokerlerinin dihidropiridin sınıfına aittir.It belongs to the dihydropyridine class of calcium channel blockers.
EF2 kinaz – Uzama faktörü 2'nin fosforilasyonunu bloke ederek protein sentezini bloke eder.[1]EF2 kinase – Blocks phosphorylation of elongation factor 2 thus blocking protein synthesis.[15]
Aromataz inhibitörleri östrojen sentezini bloke eder.Aromatase inhibitors block the synthesis of estrogen.
Tiaprid, beyindeki D2 ve D3 dopamin reseptörlerini seçici olarak bloke eden bir ilaçtır.Tiapride is a drug that selectively blocks D2 and D3 dopamine receptors in the brain.
Dihidropiridin sınıfının bir kalsiyum kanal blokeridir.It is sold in the United States under the proprietary name Sular.
Nisoldipin, L tipi kalsiyum kanallarını seçici olarak inhibe eden bir kalsiyum kanal blokeridir.[1]Nisoldipine is a calcium channel blocker that selectively inhibits L-type calcium channels.[1]
Carteolol, glokom tedavisinde kullanılan seçici olmayan bir beta blokerdir.Carteolol is a non-selective beta blocker used to treat glaucoma.
Terapötik olarak feksofenadin, seçici bir periferik H1 blokerdir.Therapeutically, fexofenadine is a selective peripheral H1 blocker.
Şifreyi üç kez hatalı girince hesabı bloke oldu.Se le bloqueó la cuenta cuando metió la contraseña tres veces mal.
Bloke kristali: Diğer kristallerin gücünü kısa bir süreliğne etkisiz kılar.Cristal de Bloqueo - suspende temporalmente los efectos de otros cristales.
Buna rağmen, UV radyasyonu bloke edilebilir.Resistencia a la radiación UV.
Bu sırada ise Fox Kids yayınladığı diğer ülkelerde de bir bloke olmuştur.Hasta la fecha, estos son los juegos en los que ha aparecido Fox.
Reseptörlerin yapısal aktivitesi bir ters agonistin bağlanması ile bloke olabilir.La protección activa puede intentar confundir al operador atacante.
David Coulthard, Heikki Kovalainen'i 2. sıralama seansında bloke ettiği için 3. sıralamalara katılmadı.David Coulthard non ha potuto proseguire le qualifiche a causa di un incidente nelle fasi finali della Q2.
Bu sırada ise Fox Kids yayınladığı diğer ülkelerde de bir bloke olmuştur.В Нидерландах их показывал Fox Kids.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.أما في كندا وأوروبا، فكل هذه الأدوية ما عدا حاصرات ألفا فتعد خيارات أولية ممكنة.
5-alfa redüktaz eksikliği benzeri bir etki yapmaktadır.Çünkü tip 2 DHT sentezi bloke edilmektedir.3.Be3? é ruim, pois bloqueia o peão de e2.
David Coulthard, Heikki Kovalainen'i 2. sıralama seansında bloke ettiği için 3. sıralamalara katılmadı.David Coulthard had zich geplaatst voor Q3, maar mocht niet starten omdat hij Heikki Kovalainen blokkeerde.
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Linezolid protein sentezini başlangıç aşamasında bloke ederek bakteriyostatik etki gösterir.Linezolid działa w początkowym etapie syntezy bakteryjnych białek.
Tedavisinde h2 blokeri veya bir proton pompası inhibitörü kullanılırW przypadku krwawienia z owrzodzeń podaje się blokery receptora H2 lub inhibitory pompy protonowej.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.I Kanada rekommenderas alla dessa läkemedel, förutom alfa-blockerare, som möjliga förstahandsval.
Brugge'nin önemi, Oostende'nin bloke halinde kalmasını sağlamasıydı.Berglunds specifika önskan var att instrumentet skulle stanna i Finland.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.У Канаді всі ці препарати, крім альфа-адреноблокаторів, рекомендуються як можлива терапія першого вибору.
Glukokortikoidler, tiazitler, beta blokerleri, atipik antipsikotikleri ve statinler, bu ilaçlar arasındadır.K takovým rizikovým lékům patří glukokortikoidy, thiazidy, beta-blokátory, atypická antipsychotika a statiny.
Mısır, İsrail'in Kızıldeniz'e ulaşımını engellemek için Akabe Körfezi'ni bloke etti.Egiptul a blocat de asemenea Golful Akaba blocând accesul Israelienilor în Marea Roșie.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.În Canada sunt recomandate pentru tratamentul inițial toate aceste medicamente, cu excepția alfablocantelor.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.Az alfa-blokkolókat kivéve az előbb felsorolt gyógyszerek javasoltak Kanadában is.
Fakat, karşılama zayıfsa, bloke olma ve tekleme gibi çeşitli diğer kusurlarla karşılaşılabilir.Finder vi derimod ikke mening, risikerer vi at blive frustrerede og reagere på forskellig vis.
Neredeyse tüm bir modda radyasyon bloke aygıtlar polarize filtre ya da basitçe "polarize" olarak bilinir.Enheter som blokkerer nesten alle bølger i en modus kalles polarisasjonsfiltre eller bare polarisatorer.
Reseptörlerin yapısal aktivitesi bir ters agonistin bağlanması ile bloke olabilir.Aktivitas konstitutif dari reseptor dapat diblokir oleh agonis terbalik.