Ana içeriğe geç
Sözlük

blok ile cümle

blok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Beton bloklar kısa bir sürede dünyada en çok kullanılan inşa malzemesi oldular.Много бързо бетонните блокчета станаха най-често използвания строителен материал в света.
Beton bloklar kısa bir sürede dünyada en çok kullanılan inşa malzemesi oldular.מהר מאוד לבני בטון הפכו ליחידת הבניה הנפוצה ביותר בשימוש בעולם.
Beton bloklar kısa bir sürede dünyada en çok kullanılan inşa malzemesi oldular.أصبحت وحدات الخرسانة بسرعة أكثر وحدات البناء استخداما في العالم.
Beton bloklar kısa bir sürede dünyada en çok kullanılan inşa malzemesi oldular.世界でもっともよく使われる建材になりました ブロックを1つずつ積み上げていくことで
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Betongblock hade i mångt och mycket blivit vår tids byggsten.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Betonklodserne gik hen og blev vor tids byggeklods.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Betonowe pustaki stały się budulcem naszych czasów.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Có thể nói gạch bê tông đã trở thành những viên gạch xây nên kỉ nguyên của chúng ta.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.En gros les parpaings sont devenus les blocs de construction de notre époque.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Esencialmente, estos bloques se han convertido en los pilares de nuestro tiempo.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Essencialmente, os tijolos de cimento tornaram-se os blocos de construção do nosso tempo.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Gyakorlatilag a betonelemek váltak korunk fő építőelemeivé.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Im Wesentlichen war der Betonbaustein zum Baustein unserer Zeit geworden.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.În esență cărămizile de ciment deveniseră piatra de temelie a vremurilor noastre.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.In pratica questi blocchi sono diventati il materiale edile dei nostri tempi.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.In wezen zijn betonblokken de bouwsteen van onze tijd.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.근본적으로 말해 콩크리트 블록은 우리 시대의 빌딩 블록이 됐지요.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Pada dasarnya, beton telah menjadi balok pembangun pada zaman kita.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Skratka, betonski bloki so postali glavni gradbeni element našega časa.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.V podstatě betonové bloky se staly stavebním kamenem dnešní doby.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.V podstate sa betónové bloky stali stavebnými blokmi naších čias.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Ουσιαστικά οι τσιμεντόλιθοι είχαν γίνει η δομική μονάδα της εποχής μας.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Бетонні блоки стали будівельними блоками нашого часу.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.Всъщност бетонните блокчета станаха строителнития материал на нашето време.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.По сути, бетонные блоки стали строительными блоками нашего времени.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.בעיקרון בלוקים הפכו לאבני הבניין של זמננו.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.وقد صارت وحدات الخرسانة في الأساس وحدات بناء زمننا.
Beton bloklar temelde çağımızın yapı taşı haline geldi.私たちの時代における基本構成要素となりました それから100年ほどたった1947年に
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.아시다시피, 깨달음은 우연함에서 얻게 되는 경우가 많습니다. 당신은 그냥 다시 돌아보고
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.ואתם יודעים, התגלות היא לרוב משהו שאתם מוצאים שהפלתם. אתם רק צריכים ללכת מסביב לבלוק
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.وكما تعلمون ,ادراك الحقيقة هو غالبا ان تجد شيئا كنت قد اسقطته في مكان ما. يتوجب عليك ان تدور حول الحائط
Bilirsiniz, biz bir şeyin sırrını o şeyi bir yerde bırakıp bir blok ileriye gittiğimizde anlarız.落としたものを見つけるようなものです ひらめきかどうかを判断するには 経験を積むしかありません
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var.우리는 첫번째 항에서 1개의 1개의 블록만을 가졌었다는 것을 알수있죠.
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var.I det første tilfælde er der kun ét kvadrat.
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var.Sabemos que, quando nós tivemos um - em nosso primeiro mandato nos Houve apenas um bloco.
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var. Simdi bunu buraya koyalim.Sabemos que cuando teníamos uno--en nuestro primer mandato nos sólo había una cuadra.
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var. Simdi bunu buraya koyalim.Tudjuk, hogy ha egyet hozzáadunk - az első kifejezésünkben egy kockánk volt csak.
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var. Simdi bunu buraya koyalim.Vieme, že keď sme mali prvý... v našom prvom člene sme mali jednu kocku.
Biliyoruzki bir tane olunca--Ýlk terimimizde sadece bir tane blok var. Simdi bunu buraya koyalim.Víme, že když jsme měli první -- v našem prvním členu jsme měli jednu kostku.
Binaların yapılma sırasıyla... Bu blokta ilk inşa edilen ev numarası bir.Úplně první dům v tomto bloku má číslo jedna.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Chính phủ các nước hay cố gắng ngăn chặn, lọc và kiểm duyệt nội dung trên Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Guverne de pretutindeni încearcă adesea să blocheze şi să filtreze şi să cenzureze conţinutul de pe Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.종종 인터넷 상에 있는 콘텐츠를 차단하거나 필터링과 검열을 하고 싶어 하죠.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Overal zijn regeringen die vaak proberen om gegevens op het internet te blokkeren, te filteren en censureren.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Partout les gouvernements essaient souvent de bloquer, filtrer et censurer du contenu sur Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Por toda a parte, os governos, com frequência, tentam bloquear, filtrar e censurar conteúdos na Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Regierungen überall versuchen oft, Inhalt im Internet zu filtern und zu zensieren.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Tutti i governi cercano spesso di bloccare e filtrare e censurare il contenuto di Internet.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Władze wszędzie próbują blokować, filtrować i cenzurować zawartość Internetu.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Держави всього світу часто намагаються заблокувати, фільтрувати та цензурувати контент в інтернеті.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Правителствата навсякъде често се опитват да блокират, филтрират и цензурирта съдържанието на Интернет.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.Правительства во всем мире часто пытаются блокировать, и фильтровать, и цензурировать содержание интернета.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.מנסות לעיתים קרובות לחסום ולסנן ולצנזר תוכן באינטרנט.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.يحاولون عادة حظر ومراقبة وتنقية محتويات الإنترنت.
Birçok hükümet sıklıkla Internet'teki içeriği filtrelemek, sansürlemek ve bloklamak ister.フィルタリングしたり 検閲したりしています あるISP が
Birkaç gün içinde tüm olay unutuldu ki eğer tüm yazılanları bloklamaya çalışsalardı kesinlikle başaramazlardı.며칠 이내로, 사건 전체가 잊혀졌습니다. 그냥 그 내용을 차단하려고 했다면 결코 그렇게 되지 못했겠죠.
Birkaç gün içinde tüm olay unutuldu ki eğer tüm yazılanları bloklamaya çalışsalardı kesinlikle başaramazlardı.Sau vài ngày chuyện này bị quên lãng, điều này không bao giờ xảy ra nếu họ tìm cách chặn nó.
Birkaç gün içinde tüm olay unutuldu ki eğer tüm yazılanları bloklamaya çalışsalardı kesinlikle başaramazlardı.W ciągu kilku dni cała sprawa ucichła, co nie miałoby miejsca, gdyby władze próbowały blokować komentarze.
Birkaç gün içinde tüm olay unutuldu ki eğer tüm yazılanları bloklamaya çalışsalardı kesinlikle başaramazlardı.תוך מספר ימים נשכחה כל התקרית, מה שלא היה קורה אילו ניסו לחסום את התכנים:
Birkaç gün içinde tüm olay unutuldu ki eğer tüm yazılanları bloklamaya çalışsalardı kesinlikle başaramazlardı.خلال أيام تم نسيان كل الأمر، الذي لم يكن ليحدث بتاتاً إذا حاولوا ببساطة حظر المحتويات.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod