Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Sunt conștient de ironia de a vă spune că vom fi activi pe bloguri și Tweeter.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Teljesen átérzem az iróniát, hogy elmondom, hogy blogolni és tweetelni fogunk.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Tôi biết là nghe mỉa mai, rằng chúng tôi sẽ viết blog và tweet.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Γνωρίζω πόσο ειρωνικό ακούγεται αν σας πω ότι θα γράφουμε στα μπλογκς και στο twitter.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Конечно, я понимаю всю иронию того, что мы будем вести трансляцию в блог и Твиттер.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Напълно наясно съм, че няма смисъл да ви споменавам, че ще пишем в блога и ще постваме в Tweeter.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.Я добре усвідомлюю іронію своїх слів, коли кажу вам, що ми будемо вести блоги і записи в Twitter.
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.אני מודע לאירוניה בכך שאני מודיע לכם שאנו נכתוב בלוגים ונצייץ. תוכלו לחוות איתנו
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.أنا على علم بسخرية أن أقول لكم بأننا سوف نتواصل معكم عن طريق التدوين والتغريد. ستكونون قادرين على عيش
Size blog yazıp tweet atacağımızı söylememin biraz alay etmek gibi olduğunun farkındayım.私たちがブログをしたりツイートしたり それにより 今日のネットを通して
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.과도정부의 행동에 반대하는 의미로 과도정부 내각에서 사퇴했지요.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.luego de la revolución, renunció al gabinete.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.Ông đã từ chức để phản đối.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.Uit protest nam hij ontslag uit de regering.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.אחרי המהפכה, התפטר במחאה מהקבינט.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.بعد الثورة، قدم استقالته من الوزارة احتجاجاً.
Slim Amamou adlı blogcu, kabineden istifa etti.閣僚を辞任しました チュニジアではこのような問題に対して
Son olarak blog Algo de aquí, algo de allá olayları şu şekilde yansıttı:A manera de conclusión, el blog Algo de aquí, algo de allá reflexiona:
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.A prišli aj reportéri, čo viedlo k blogerom, čo viedlo k telefonátu od niečoho nazvaného TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Au venit şi reporterii, care a condus la blogheri şi care a condus la un telefon de la ceva numit TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Aztán jöttek a riporterek, aztán a bloggerek, aztán egy hívás valami TED-től.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Och journalister kom också, vilket ledde till bloggare, vilket ledde till ett samtal från något kallat TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Og journalister kom også, hvilket førte til bloggere, og det førte til et opkald fra noget der hed TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Potem przyszli reporterzy, po nich bloggerzy, co doprowadziło do telefonu od czegoś, co nazywa się TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.어느 샌가 기자들이 찾아와서 이를 블로거들에게 전하고 결국엔 TED라고 하는 곳에서 연락이 왔습니다.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Và những phóng viên cũng đến luôn, dẫn theo cả những blogger, và dẫn đến một cuộc gọi từ cái gọi là TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Дойдоха и репортерите, което доведе до блогърите, което доведе до обаждане от нещо, наречено TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.Потом еще пришли журналисты, которые привели меня к блоггерам, а те привели к звонку от чего-то по имени TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.וגם הכתבים הגיעו, ואחריהם בלוגרים ואחריהם קיבלתי שיחה ממשהו שקוראים לו TED.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.وجاء صحفي أيضاً، الذي قاد الى المدونات والذي قاد لإتصال من شئ يسمى تيد.
Sonra da gazeteciler geldi, ve bloglarda yazılmaya başlandı sonunda da TED diye birşeyden beni aradılar.それがブロガーへと伝わって それがTEDいうところからの電話に繋がったのです 以前は飛行機を見たことがありませんでした
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Trang web đấy dạo này được nhiều người biết đến lắm ạ.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Akhir-akhir ini webtoon sudah sangat populer.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.De laatste tijd is die webanimatie echt populair geweest.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.In letzter Zeit ist es sehr berühmt geworden.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Mai tarziu a devenit chiar foarte popular
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Ostatnio kreskówki są bardzo popularne.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.På senaste tiden har webtoonet varit väldigt populär.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Récemment ce site est devenu vraiment populaire.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Ultimamente i Webtoon sono diventati veramente popolari.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Zadnje čase je res priljubljen.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.В последнее время веб-комиксы очень популярны.
Söylentiyi ilk defa blogcu Andrei Malgin iki hafta önceden bloğunda yazdı, bakınız :El bloguero Andrei Malgin fue el primero en publicar el rumor en su blog dos semanas antes, observando que:
Söylentiyi ilk defa blogcu Andrei Malgin iki hafta önceden bloğunda yazdı, bakınız :Блогер Андрей Мальгин первым опубликовал статью, касающуюся этих слухов, двумя неделями ранее, отметив:
"sparring mind" adlı blogunu inceleyebilirsiniz." sparring mind", một người chúng đã cùng làm việc để thực hiện video này.
"sparring mind" adlı blogunu inceleyebilirsiniz."sparring mind" που συνεργάστηκε μαζί μας γι' αυτό το βίντεο.
"sparring mind" adlı blogunu inceleyebilirsiniz.والذي عملت معه لصنع هذا الفيديو
"sparring mind" adlı blogunu inceleyebilirsiniz.生産性の説明項目にリンクしているので 詳細がわかります
Style Rookie adında bir moda blogu açtım.2011年9月には 10代の女の子向けオンライン雑誌
Style Rookie adında bir moda blogu açtım.저는 '스타일 루키' 라는 패션 블로그를 시작했습니다
Style Rookie adında bir moda blogu açtım.Tôi đã tạo một blog thời trang mang tên Style Rookie.
Style Rookie adında bir moda blogu açtım.פתחתי בלוג בענייני אופנה שנקרא Style Rookie.
Style Rookie adında bir moda blogu açtım.بدأت مدونة أزياء إسمها "Style Rookie"
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.Das ist alles, was er heute macht und das ist etwas das Blogs möglich gemacht haben.
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.Doar asta face acum, si e ceva ce blogurile au facut posibil.
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.Đó là tất cả những gì anh ấy đang làm, và điều này được thực hiện nhờ blog.
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.E non fa nient'altro ed é stato reso possibile dai blog.
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.Eso es todo lo que hace ahora y los blogs lo hicieron posible.
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.Il ne fait plus que ça maintenant, et c'est quelque chose que les blogs ont rendu possible.
Şu anda yaptığı tek şey bu ve bloglar sayesinde mümkün olabildi.지금 그는 블로깅을 '직업'으로 삼고 있습니다, 이런 점도 블로그가 가진 가능성의 일종이겠죠.