bizler ile cümle
bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Он писал, что мы существа общественные, поэтому мы делимся эмоциями.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Той казва, че ние сме социални създания, и така споделяме емоциите на другите.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.הוא טען שאנו יצורים מוסריים, לכן אנו שותפים לרגשות של אחרים.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.فقد قال أننا مخلوقات إجتماعية، لذا علينا مشاركة المشاعر مع أخرين.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.感情を他者と共有する とも言います ですからもし相手を傷つけると 自分も苦しいので
Bizlerin soyu çok uzak gezegenlerdeki insan topluluklarına dayanıyor.Beaucoup de gens disent que nous allons vers la fin du monde.
Bizlerin soyu çok uzak gezegenlerdeki insan topluluklarına dayanıyor.Do you? - Inna Lobanova-Heasley (Russian) I know my galactic family is here.
Bizlerin soyu çok uzak gezegenlerdeki insan topluluklarına dayanıyor.Wir stammen von der menschlichen Bevölkerung der weit entfernten Planeten.
Bizlerin soyu çok uzak gezegenlerdeki insan topluluklarına dayanıyor.Мы произошли от человеческих видов из далеких планет.
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Așteptau de la noi, designerii, să creăm învelișul,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Azt szerették volna tőlünk, a tervezőktől, hogy megalkossuk a külső burkolatot,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,En realidad buscaban en nosotros, los diseñadores, que creáramos las coberturas
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Họ đang thực sự tìm chúng tôi, những nhà thiết kế, để tạo ra lớp da,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Ils attendaient de nous, les designers, qu'on crée des habillages,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,디자이너에게 와서는
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı, kutunun dışına biraz güzel birşey koymak adına.Chtěli po nás, designérech, abychom vytvořili obal, udělali tomu nějaký hezký vnějšek.
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı, kutunun dışına biraz güzel birşey koymak adına.きれいな見た目を求めていたのです
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Loro si aspettavano che noi, i designer, creassimo i rivestimenti,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Potrzebowali nas, projektantów, do stworzenia powłoki,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Sie brauchten uns, die Designer, nur, um die Außenhaut zu entwerfen,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Ze hoopten dat wij, de vormgevers, de omhulsels konden maken,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Αυτό που ήθελαν από εμάς, τους σχεδιαστές, ήταν να δημιουργήσουμε το περίβλημα,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,В действителност търсеха нас, дизайнерите, за да създадем обвивките,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Вони хотіли, щоб ми, дизайнери, створювали оболонку,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,Им нужны были мы, дизайнеры, чтобы создать оболочку,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,הם רצו רק שאנו, המעצבים, ניצור את המעטפת,
Bizlerin, tasarımcıların, dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı,في الواقع الناس في حاجة لنا كمصممين . لنحدث التغيير،
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.A malá změna v našem životě může znamenat velké změny v ostatních.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Dan perubahan-perubahan kecil dalam hidup kita, berarti perubahan besar bagi (hidup) mereka.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Des petits changements dans nos vies signifient de grands changements dans la vie des autres.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.E i piccoli cambiamenti nella nostra vita significano grandi cambiamenti nelle vite di altri.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Kleine Änderungen in unserem Leben bedeuten riesige Änderungen für die Leben anderer.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Kleine veranderingen in onze levens betekenen grote veranderingen in andere levens.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.그리고 우리 삶의 작은 변화들이 다른 생명들에게는 삶의 큰 변화를 뜻합니다.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Małe zmiany w naszym życiu dużo zmienią w życiu innych.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Och små förändringar i våra liv betyder stora förändringar i andras liv.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Schimbări mici în viaţa noastră înseamnă schimbări mari în vieţile altora.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.S ha változtatunk kicsit életünkön, sokat változhat másoké.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Y pequeños cambios en nuestras vidas, significan grandes cambios para otros.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Και μικρές αλλαγές στη ζωή μας σημαίνουν μεγάλες αλλαγές σε άλλες [ζωές].
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.А, малките промени в живота ни означават големи промени в живота на другите.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.І невеликі зміни в нашому житті означають великі зміни в інших життях.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Маленькие изменения в нашей жизни могут означать огромные изменения в жизни других.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.ושינויים קטנים בחיינו משמעם שינויים גדולים בחיי אחרים.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.では 最初に戻りましょう
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.A ten, który nas ku temuż właśnie przygotował, jestci Bóg, który nam też dał zadatek Ducha.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Daarvoor heeft God ons juist gemaakt en als onderpand heeft Hij ons de Heilige Geest gegeven.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Ðấng đã gây dựng chúng ta cho được sự ấy, ấy là Ðức Chúa Trời, đã ban của tin của Ðức Thánh Linh cho chúng ta.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Der uns aber dazu bereitet, das ist Gott, der uns das Pfand, den Geist, gegeben hat.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.E' Dio che ci ha fatti per questo e ci ha dato la caparra dello Spirito
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Et celui qui nous a formés pour cela, c`est Dieu, qui nous a donné les arrhes de l`Esprit.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Kateri nas je pa ravno za to pripravil, je Bog, ki nam je tudi dal zastavo Duha.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.ki pedig minket erre elkészített, az Isten [az,] a ki a Lélek zálogát is adta minékünk.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.곧 이것을 우리에게 이루게 하시고 보증으로 성령을 우리에게 주신 이는 하나님이시니라
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Men den, som har sat os i Stand just til dette, er Gud, som gav os Åndens Pant.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Men den som har satt oss i stand just til dette, er Gud, han som og har gitt oss Ånden til pant.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Mutta se, joka on valmistanut meidät juuri tähän, on Jumala, joka on antanut meille Hengen vakuudeksi.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.No, ten, kto nás práve k tomu istému pripravil, je Bôh, ktorý nám aj dal závdavok Ducha.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Och den som har berett oss till just detta, det är Gud, som till en underpant har givit oss Anden.
Bizleri tam bu amaç için hazırlamış ve güvence olarak bize Ruhu vermiş olan Tanrıdır.Ora, quem para isto mesmo nos preparou foi Deus, o qual nos deu como penhor o Espírito.