bizler ile cümle
bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.우리를 함께 모아 하나의 인류 공동체가 되도록 하는 보이지않는 공감의 끈과 결속력입니다.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.láthatatlan kapcsai és kötődései, amely összetart bennünket, hogy egy emberi közösséggé váljunk.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.legami di simpatia che ci spingono a formare una comunità.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.של סימפתיה אשר מקרבים אותנו זה לזה ליצירת קהילה אנושית.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.وأواصر التعاطف التي تجمعنا لنصبح المجتمع الإنساني.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.人間の共同体を形成させるもの これらの写真が映し出すのは
Bizler için önemli olanın uğraşmak ,mücadele etmek olduğunu gösteriyor.Naznačuje to, že má pro nás význam úsilí, výzva.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Abbiamo l'ossitocina che ci connette agli altri, ci fa sentire quello che sentono gli altri.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Ada oksitosin yang menghubungkan kita dengan orang lain, membuat kita merasakan apa yang mereka rasakan.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Chúng ta có oxytocin giúp chúng ta liên kết với mọi người, khiến chúng ta cảm thấy những gì họ cảm thấy.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.우리는 자신을 다른 사람들에게 연결시키는, 그들이 느끼는것을 우리가 느끼게 만드는 옥시토신을 가지고 있습니다
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Máme oxytocin, který nás s ostatními spojuje, díky němu se dokážeme vcítit do ostatních.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Máme oxytocín, ktorý nás prepája s ostatnými, spôsobuje, že cítime to, čo cítime.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Mamy oksytocynę, która łączy nas z innymi, sprawia, że czujemy to, co oni czują.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Meillä on oksitosiini, joka yhdistää meidät toisiin, ja antaa meille empatian tunteen.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Nous avons l'ocytocine qui nous relie aux autres, nous fait ressentir ce qu'ils ressentent.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Oxitocina ne leagă de ceilalți, ne face să simțim ce simt și ei.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Temos a oxitocina que nos liga aos outros, que nos faz sentir o que eles sentem.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Tenemos la oxitocina que nos conecta con los otros, que nos hace sentir lo que ellos sienten.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Van oxytocinunk, mely összeköttetésbe hoz bennünket, érezzük azt, amit mások éreznek.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Vi har oxytocin der forbinder os til andre, og får os til at føle hvad de føler.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.We hebben oxytocine om ons met anderen te verbinden, ons te doen voelen wat ze voelen.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Wir haben Oxytocin, das uns mit anderen verbindet, das uns mitfühlen lässt.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Έχουμε την ωκυτοκίνη που μας ενώνει με τους άλλους και μας κάνει να νιώθουμε αυτά που νιώθουν
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Ние имаме окситоцин, който ни свързва с другите, кара ни да чувстваме, това което те чувстват.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.У нас есть окситоцин, который даёт нам возможность соотносить себя с другими, заставляет нас сочувствовать.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.יש לנו אוקסיטוצין המחבר אותנו לאחרים, הגורם לנו להרגיש את מה שמרגישים האחרים.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.فنحن نملك الأوكسيتوسين لكي نتواصل مع الآخرين ويجعلنا نشعر بنفس المشاعر التى يحسها الأخرون.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.共感を起こさせます 一方でテストステロンもあります
Bizleri esinlendirdiniz ve bizi alçakgönüllü yaptınız. Sizler, bizim hayal edebileceğimiz en iyi takımdınız.Sie haben eine Außerordentliches geleistet, nicht nur für mich, sondern auch für das Land, das wir lieben.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Det är extremt svårt att förstå att man blir påverkad på det sättet.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Det er svært at tro at det vil påvirke os.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Es muy difícil creer que esto nos influenciará. Podemos decir:
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Foarte, foarte greu a gândi că ne-ar influenţa.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Heel, heel moeilijk om te geloven dat het ons zou beïnvloeden.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Il est très, très difficile de croire que d'autres peuvent nous influencer.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Je ťažko, ťažko predstaviteľné, že by nás ovplyvnil.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Je velmi obtížné si představit, jak nás ovlivní.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.영향을 받을 거라고 생각하기는 굉장히 어렵습니다.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Molto, molto difficile pensare che gli altri ci possano influenzare.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Muito dificilmente acreditariam que nos influenciaria.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Nagyon nehéz elhinni, hogy így hat ránk.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.On vaikea ajatella, että meihin voisi vaikuttaa.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Rất, rất khó để nghĩ rằng bạn sẽ ảnh hưởng đến tôi.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Sangat, sangat sulit untuk berpikir bahwa itu akan mempengaruhi kita.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Sehr, sehr schwer zu denken dass Sie uns beinflussen.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Wątpicie, że to by na was wpłynęło.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Zelo, zelo težko si predstavljamo, kaj na nas vpliva.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Είναι πολύ, πολύ δύσκολο να σκεφτούμε ότι θα μας επηρέαζε.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Много, много трудно е да си го помислите.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Очень, очень трудно поверить, чтобы формулировка могла на нас повлиять.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.מאוד, מאוד קשה לחשוב שזה ישפיע עלינו.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.صعباً جداً جداً التفكير بأنك ستؤثر علينا.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.「あの変なヨーロッパの連中なら そうだろうさ」
Bizleri güzel kılan, insanlığımız ve onunla gelen tüm potansiyelimizdir.C'est notre humanité, et tout le potentiel qu'elle recèle, qui représente notre beauté.
Bizleri güzel kılan, insanlığımız ve onunla gelen tüm potansiyelimizdir.Đấy là cộng đồng của chúng ta với tất cả tiềm năng sẵn có trong đó, nó khiến chúng ta đẹp đẽ hơn.
Bizleri güzel kılan, insanlığımız ve onunla gelen tüm potansiyelimizdir.Det är vår mänsklighet och all potential i den, som gör oss vackra.
Bizleri güzel kılan, insanlığımız ve onunla gelen tüm potansiyelimizdir.Det er vores menneskelighed og al det potentiale der følger med som gør os smukke.
Bizleri güzel kılan, insanlığımız ve onunla gelen tüm potansiyelimizdir.É a nossa humanidade, e todo o potencial nela encerrado, que nos faz belos.
Bizleri güzel kılan, insanlığımız ve onunla gelen tüm potansiyelimizdir.E' la nostra umanità, e tutto il suo potenziale, che ci rende belli.