bizler ile cümle

bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Meillä on valta tehdä jotain.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Mi vagyunk azok, akik változást hozhatunk.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.My jesteśmy tymi, którzy mogą coś zmienić.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.My jsme ti, kdo mohou změnit svět.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Noi sîntem cei care putem schimba lumea.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Nós é que podemos fazer a diferença.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Nous sommes ceux et celles qui peuvent faire la différence.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Solo noi possiamo fare la differenza.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Somos nosotros quienes podemos hacer la diferencia.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Vi er dem der kan gøre en forskel.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Wij zijn diegenen die verschil kunnen maken.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Wir sind es, die etwas verändern können.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Είμαστε αυτοί που μπορούν να κάνουν τη διαφορά.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Ми можемо змінити світ.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Мы и есть те, кто может сделать мир лучше.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.Ние сме тези, които могат да променят нещата.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.אנחנו אלו שיכולים לגרום לשינוי.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.نحن الذين يمكننا أن نحدث الفرق.
Bir fark yaratabilecek olan bizleriz.環境にダメージを出来るだけ出さない-
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.가장 먼저, 우리 모두는 부족을 형성합니다.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Po pierwsze: wszyscy tworzymy plemiona.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Primero que nada: todos formamos tribus, todos.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Primul: cu toții alcătuim triburi, cu toții.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Ten eerste: we vormen allemaal stammen, iedereen.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Tout d'abord: nous appartenons tous à des tribus.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Trước hết: tất cả chúng ta hình thành nên bộ lạc, tất cả chúng ta.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Πρώτα απ' όλα: όλοι δημιουργούμε φυλές, όλοι μας.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Во-первых: все мы формируем племена, буквально все.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.Първо: ние всички образуваме племена.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.ראשית, כולנו יוצרים שבטים, כל אחד ואחת מאיתנו.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.أولاً: نحن نشكّل قبائل، جميعنا.
Birincisi: Bizler kabileler oluştururuz, hepimiz.ここでも集団の中にいます
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.En parte ocasionado sin darnos cuenta por nosotros mismos.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.En partie à cause de nous, involontairement.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Gedeeltelijk door ons veroorzaakt, onopzettelijk.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.In parte causata da noi, senza volerlo.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Parțial cauzat de noi, cu inadvertență.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Phần nào đó gây ra bởi chúng ta, một cách tình cờ.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Przypadkowo spowodowanej przez nas.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Részben ezt mi okozzuk, nem szándékosan.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Отчасти по нашей неусмотрительности.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Отчасти причинени от нас, по недоглеждане.
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.우리에게는 선택의 기회가 있고
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.לנו, שהבחירה בידינו, יש הזדמנות
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.نحن الذين لدينا الخيار لدينا الفرصة
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.彼らに対する義務がある
Bir seçimimiz var. Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz.축복받던지 저주받던지
Bir seçimimiz var. Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz.Έχουμε επιλογή.
Bir seçimimiz var. Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz.יש לנו ברירה. בורכנו,
Bir seçimimiz var. Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz.نحن نمتلك حرية الإختيار , لقد أُنعِمَ علينا
Bir seçimimiz var. Bizler kutsanmış, ya da lanetlenmişiz.自由意志もあります
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.Általában bizalmatlanok vagyunk a halmazok közötti dolgokkal szemben.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.De obicei nu avem încredere în zonele care se află între lucruri.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.Di solito non ci fidiamo di queste zone. che stanno "fra" le cose.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.En général, nous nous méfions de ces zones qui tombent entre les choses.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.Kita biasanya tidak percaya dengan daerah-daerah semacam itu daerah yang diapit oleh tempat-tempat lain
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.일반적으로 건물 사이에 위치한 이런 장소를 저흰 그다지 신뢰하질 않아요.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.Na ogół nie ufamy miejscom, które wypadają pomiędzy rzeczami.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.Normalerweise misstrauen wir Bereichen, die zwischen Dingen liegen.
Birşeylerin arasında kalan bölgelere bizler genellikle pek güvenmeyiz.Nós normalmente desconfiamos das áreas que se encontram no limiar das coisas.
İlgili Sayfalar