bizler ile cümle

bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.En attendant, l'espace nous semble limité, en principe.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Entre tanto, desde todo punto de vista, vemos el espacio como finito.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Entretanto, em todo o caso, o espaço a nós parece-nos finito.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Imens, til alle hensigter og formål, ser rummet endeligt ud for os.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Între timp, concret, nouă spaţiul ne apare finit.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.그러나 우리 인간에 관한 한 우주는 한정된 것으로 보입니다.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Medtem, za vse namene in namere, prostor vidimo kot končen.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Miközben minden tekintetben, az űr végesnek tűnik számunkra.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Na druhej strane sa nám priestor zdá byť v každom zmysle konečný.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Nel frattempo, per tutte le intenzioni e gli scopi, lo spazio ci sembra finito.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Ondertussen ziet de ruimte er voor ons eindig uit.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Prozatím vypadá vesmír ve všech směrech konečný.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Samtidigt, när allting kommer kring, ser rymden ändlig ut för oss.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Sementara itu, karena beberapa maksud dan tujuan, luar angkasa tampak terbatas bagi kita.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Trong lúc ấy, với tất cả ý nghĩa và mục đích, đối với chúng ta, không gian vũ trụ có vẻ giới hạn.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.W rzeczywistości jednak obserwujemy ograniczoną przestrzeń.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Εν τω μεταξύ, με κάθε δυνατή έννοια, ο χώρος δείχνει πεπερασμένος για εμάς.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.В същото време, за всички намерения и цели, пространството ни се струва ограничено.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.Пока что, во всех отношениях пространство кажется нам конечным.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.בינתיים, מכל הבחינות, החלל נראה לנו כסופי.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.في هذه الأثناء، لمقاصدنا و أغراضنا، فإن الفضاء يبدو محدوداً بالنسبة لنا.
Ama bütün bunlara rağmen, bizler için evren sonlu görünüyor.宇宙には限りがあるように見えます 有限かも無限かもしれませんが
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Ak neberieme do úvahy možnosť, že by zamkli dvere a nechali nás tu doslova navždy. Vtedy by sa to stalo.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.A meno che non bloccassero le porte e ci chiudessero qui per sempre, allora succederebbe.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Bortset fra hvis de låste dørene og holdt os her bogstaveligt talt for evigt, ville det ske.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Exceptând cazul în care s-ar încuia uşile și ne-ar ţine aici literalmente pe veci, atunci s-ar întâmpla.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Kecuali kalau mereka mengunci pintunya dan mengurung kita di sini selamanya, itu mungkin akan terjadi.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Kivéve, ha ránk zárnák az ajtókat, és szó szerint örökre itt tartanának bennünket, akkor megtörténne.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.그러나, 우리가 이 강의실 안에 갇혀진 상태에서 영원히 기다린다면 그런일이 생기지요.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Men hade de låst dörrarna och hållt kvar oss, bokstavligen, för alltid hade det hänt.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.O ile nie zamkną drzwi i nie będą nas tu trzymać wiecznie, to się nie to zdarzy.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Razen, če bi kdo zaklenil vrata in nas zadrževal tu dobesedno za vedno, bi se to zgodilo.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Salvo que cerraran las puertas y nos mantuvieran aquí, literalmente para siempre, así sí podría suceder.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Só se se trancassem as portas e nos mantivessem aqui literalmente para sempre, isso aconteceria.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.S výjimkou toho, že by zamkli dveře a nechali nás zde doslova věčně, pak by se to stalo.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Trừ khi họ khóa cửa lại và nhốt chúng ta ở đây mãi mãi, điều đó sẽ xảy ra liền.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Εκτός και αν κλείδωναν τις πόρτες και μας άφηναν εδώ κυριολεκτικά για πάντα, αυτό θα γινόταν.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Но если бы заперли двери и оставили бы нас здесь буквально навечно, это бы произошло.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.Освен ако не заключат вратите и ни държат тук буквално завинаги, тогава това ще се случи.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.אלא אם ננעל את הדלתות ונישאר כאן לנצח, אז זה יכול לקרות.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.فيما عدا لو قاموا بغلق الأبواب و أبقونا هنا حرفيا للأبد، فإن ذلك سيحدث.
Ama eğer kapılaı kapar ve bizleri burada sonsuza dek tutacak olursanız, geçekten sonsuza dek, bu olacaktır.永遠に出られないとしたら いずれ起こることです 起こり得ることすべて
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Aber Bilder müssen nicht drastisch sein, um uns an die Tragik des Krieges zu erinnern.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Ale obrázky nemusia byť šokujúce, aby nám pripomenuli, že vojna je tragická.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Ale obrazy nie muszą być dosadne, aby przypominały nam, jaką tragedią jest wojna.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Dar imaginile nu trebuie să fie expresive ca să ne reamintească de tragedia războiului.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.De a képeknek nem kell plasztikusnak lenniük ahhoz, hogy a háború tragédiáira emlékeztessenek.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.하지만, 사진은 꼭 사실적일 필요는 없습니다. 전쟁의 비극을 알린다는 명목에서 말이죠.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez."La guerra es Personal". Las imágenes no necesitan ser gráficas para recordarnos la tragedia de la guerra.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Maar beelden moeten niet expliciet zijn om ons aan het tragische van een oorlog te herinneren.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Mais les images n'ont pas besoin d'être crues afin de nous rappeler que la guerre est une tragédie.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Mas as imagens não têm de ser explícitas para nos lembrarem da tragédia da guerra.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Men bilder behöver inte vara målande för att påminna oss om krigets tragik.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Namun gambar tidak perlu mengerikan untuk mengingatkan kita pada tragedi perang.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Nhưng hình ảnh thì không cần đồ họa để nhắc nhở ta sự tàn khốc của chiến tranh.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Non è necessario che le immagini siano cruente per ricordarci la tragedia della guerra.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Obrázky ale nemusejí být ilustrativní, aby nám připomněly tragédie války.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Vendar ni treba, da so podobe nazorne, da bi nas spomnile na tragedijo vojne.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Αλλά δε χρειάζεται να είναι γραφικές οι εικόνες για να μας υπενθυμίζουν την τραγωδία του πολέμου.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Але фотографії не завжди мають бути наочними, щоб нагадувати про трагедію війни.
İlgili Sayfalar