Ana içeriğe geç
Sözlük

bizim ile cümle

bizim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim çok güvenimiz var.We've got a lot of confidence.
Bizim bir şey satın almamıza gerek yoktu.We didn't need to buy anything.
Tom bizim ona yardım etmemize izin vermedi.Tom wouldn't let us help him.
Bizim bir şey ödememize gerek yoktu.We didn't need to pay anything.
Bizim çok esnekliğimiz yok.We don't have much flexibility.
Bizim çok uysallığımız yok.We don't have much flexibility.
Bizim de bir sürü sorunumuz var.We have lots of questions, too.
Bizim sadece yeterli zamanımız yok.We just don't have enough time.
İnsanların bizimle çalışmasına ihtiyacımız var.We need people to work with us.
Bizim gerçekten çok ortak yönümüz var.We really have a lot in common.
Bizim gerçekten kaybedecek bir şeyimiz yok.We really have nothing to lose.
Bizim gerçekten kaybedecek hiçbir şeyimiz yok.We really have nothing to lose.
Bizim hala birkaç haftamız var.We still have a few weeks left.
Bizim alışılmadık bir ilişkimiz var.We have an unusual relationship.
Bizim olağandışı bir ilişkimiz var.We have an unusual relationship.
Bizim sadece yeterli paramız yok.We just don't have enough money.
Bizim mahallede yeni bir aile ile karşılaştın mı?Have you met the new family in our neighborhood?
Bizim sadece çok zamanımız yok.We just don't have a lot of time.
Bizim daha iyi kararlar almamız gerekiyor.We need to make better decisions.
Tom bizim planımıza itiraz etti.Tom objected to our plan.
Hem Tom hem de Mary gelecek hafta sonu bizimle Boston'a gitmeyi planlıyor.Both Tom and Mary plan to go to Boston with us next weekend.
Tom'un bizimle konuşması gerekiyor.Tom needs to talk to us.
Bizim birlikte birkaç dersimiz var.We have a few classes together.
Bizim çözülecek kendi sorunlarımız var.We have our own problems to solve.
Bizim yapacak çok işimiz kaldı.We have so many things left to do.
Tom bizim düşmanımız değil.Tom isn't our enemy.
Bizim üç oğlumuz bir kızımız var.We have three boys and one girl.
Burada bizim seçeneklerimiz nedir?What are our options here?
Bizim büyük bir çalışan grubumuz var.We have a great group of employees.
Bizim çok sayıda düzenli müşterilerimiz var.We have a lot of regular customers.
Bizim için çalışan iyi insanlar var.We have good people working for us.
Bununla ilgilenmek bizim sorumluluğumuz.It's our responsibility to take care of this.
Gerçekten bizim için akşam yemeği pişirecek misin?Are you really going to cook dinner for us?
Bizim muhtemelen yeterli zamanımız yok.We probably don't have enough time.
Bizimle yüzmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to swim with us?
Neden bizim için çalışmak istediğini bana söyler misin?Can you tell me why you want to work for us?
Tom bizim için akşam yemeği pişirdi.Tom cooked dinner for us.
Tom bizim en eski üyemiz.Tom is our oldest member.
Bizimle yüzmeye gitmek istemediğindrn emin misin?Are you sure you don't want to go swimming with us?
Bizim ciddi bir sorunumuz var.We've got a serious problem.
Bizim Mars'ı sömürgeleştirmemiz gerekiyor.We need to colonize Mars.
Diğer gezegenlerin sömürgeleştirilmesi bizim en öncelikli konularımızdan biridir.Colonization of other planets is one of our top priorities.
Bizim hiç kazanma şansımız yok.We don't have any chance of winning.
Bizim endişelerimiz haklı çıktı.Our apprehensions were justified.
Onun bizimle çalışmasını istemiyorum.I don't want him to work with us.
Bizim ciddi sorunlarımız var.We have serious problems.
Bizim muhtemelen yeterli paramız yok.We probably don't have enough money.
Bizim hâlâ yapacak çok daha fazla işimiz var.We still have a lot more work to do.
Bizim hâlâ yapacak çok işimiz var.We still have a lot of things to do.
Bizim bir kitabımız var.We have a book.
Umarım Tom onu bizim için yapar.I hope Tom does that for us.
Keşke Tom bizim akımda olsa.I wish Tom were on our team.
Bizim gerçekten sadık sürekli müşterilerimiz var.We have really loyal repeat customers.
Bizim de kendimize göre yöntemlerimiz var.We've got our own way of doing things.
Tom her gün bizim için yemek pişirir.Tom cooks for us every day.
Bunun bizim önceliklerimizden biri olması gerekir.This should be one of our top priorities.
Bizim için yaptığınızı asla unutmayacağız.We'll never forget what you've done for us.
Tom'un onu bizim için yapmasını istedim.I asked Tom to do that for us.
Bizim takımda Fransızca konuşamayan bazı arkadaşlarımız var.We have some guys on our team who can't speak French.
Onlar bizim isimlerimizi bile bilmiyorlardı.They didn't even know our names.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod