Ana içeriğe geç
Sözlük

bizim ile cümle

bizim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom geçen pazartesi günü bizim için çalışmaya başladı.Tom started working for us last Monday.
Tom bizim liderimizdi.Tom was our leader.
Bizim biraz daha beklememiz gerekir.We should wait a little longer.
Tom bizim müdürümüz.Tom is our manager.
O bizim hatamızdı.That was our mistake.
Her şeyi bizimle almamız gerekecek.We'll need to take everything with us.
Bizim ödenmesi gereken faturalarımız var.We have bills that need to be paid.
Bizim sadece biraz daha zamana ihtiyacımız var.We just need a little more time.
Bizim standardizasyona ihtiyacımız var.We need standardization.
Bizim farklı ihtiyaçlarımız var.We have different needs.
Bizim ulaşıma ihtiyacımız var.We need transportation.
Bizim taşımacılığa ihtiyacımız var.We need transportation.
Bizim önceliğe ihtiyacımız var.We need to prioritize.
Bizim dikkat dağıtan bir şeye ihtiyacımız var.We need a distraction.
Onlar bizim desteğimize ihtiyaç duyuyorlar.They need our support.
Bizim daha fazla seçeneğe ihtiyacımız var.We need more choices.
Bizim Tom'un parasına ihtiyacımız var.We need Tom's money.
Bizim her şeye ihtiyacımız var.We need everything.
Bizim adalete ihtiyacımız var.We need justice.
Bizim zamana ihtiyacımız vardı.We needed time.
Bizim ikisine de ihtiyacımız var.We need both.
Garaj boyamak bizim için tüm hafta sonu sürdü.It took all weekend for us to paint the garage.
Bu bizim yerimiz.This is our place.
Bizim bir planımız olmak zorunda.We have to have a plan.
Bizim her pazartesi koro uygulamamız var.We have choir practice every Monday.
Bizim bazı sorularımız vardı.We had some questions.
Bizim katı kurallarımız var.We have strict rules.
Bizim sınırlarımız güvenli mi?Are our borders secure?
Bizim yöntemimiz basittir.Our method is simple.
Tom bizim için şarkı söyledi.Tom sang for us.
Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.We have squash, tomatoes, cucumbers, carrots, okra and potatoes.
Bizim tedarikçilerimiz var.We have suppliers.
Köpek yavrusunu bizimle eve götürdük.We took the puppy home with us.
Onlar bizim pasaportları aldı.They took our passports.
Kim bizim çocuklarımıza öğretecek?Who will teach our children?
Onlar bizimle çalıştılar.They work with us.
Tom bizim için çalışır.Tom works for us.
Annem bizim için öğle yemeği yaptı.Mom made lunch for us.
Bizim için İngilizce İspanyolcadan daha zor.For us, English is more difficult than Spanish.
Bizim üç evlatlığımız ve iki biyolojik çocuğumuz var.We have three adopted children and two biological children.
Tom'un önümüzdeki pazartesiye kadar bizimle kalması planlanıyor.Tom is scheduled to stay with us until next Monday.
Tom önümüzdeki Pazartesiye kadar bizimle kalmayı planlıyor.Tom is planning to stay with us until next Monday.
Tom önümüzdeki pazartesiye kadar bizimle kalmayı istiyor.Tom wants to stay with us until next Monday.
Tom'un bizim için yaptığı her şeyi takdir ediyorum.I appreciate everything Tom has done for us.
Bizim için yaptığın her şeyi takdir ediyorum.I appreciate everything you've done for us.
Tom bizim sınıfta en iyi satranç oyuncusu.Tom is the best chess player in our class.
O bizim en büyük başarımız.That was our biggest accomplishment.
Bizim müdürün adı Bay Jackson'dur.Our principal's name is Mr. Jackson.
Bay Jackson bizim esas dersane öğretmenimiz.Mr. Jackson is our homeroom teacher.
Bay Jackson bizim fen bilgisi öğretmeni .Mr. Jackson is our science teacher.
Bizim Mary'yi bulmamıza yardım eden Tom'du.It was Tom who helped us find Mary.
Bizim herhangi bir anlaşmazlığımız hiç yoktu.We never had any disagreements.
Bizim üç tane evlatlık çocuğumuz var.We have three adopted children.
Bizim daha fazla ticaret anlaşmasına ihtiyacımız var.We need more trade agreements.
Bay Jackson, bizim başımız.Mr. Jackson is our principal.
Bay Jackson bizim müdürümüz.Mr. Jackson is our principal.
Bay Jackson bizim şefimiz.Mr. Jackson is our principal.
Bay Jackson bizim başkanımız.Mr. Jackson is our principal.
Bu bizim için kabul edilemezdir.This is unacceptable to us.
Tom'a bizimle nerede buluşacağını söylemeyi unuttun değil mi?You forgot to tell Tom where to meet us, didn't you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod